seçil çilek

1970’lerin başıydı. Virginia’nın kırsal kesimlerinde, isyankar olmaya yazgılı tüyü bitmemiş bir lise öğrencisiydim. İsyankar olmaya yazgılı tüyü bitmemiş lise öğrencilerinin kimi zaman yaptığı gibi, varoluşçuluğa karşı bir ilgi geliştirmeye başlamıştım. Ergenlikteki güvensizliklerimi çözme ya da en azından daha büyük bir düzlüğe çıkarma umudu taşıyormuş gibi görünen bir felsefeydi. Bir gün okul kütüphanesine gidip cazip görünen ciltler arasında dolandım: Sartre’ın Varlık ve Hiçlik’i ile Heidegger’in Metafiziğe Giriş’i. Ümit vaat eden başlığıyla ikincisinin giriş sayfalarında, “Neden hiçbir şey olmayacağına bir şey var?” sorusuyla karşılaştım. Bu sorunun katılığı, yalınlığı, keskin gücü karşısında nasıl afalladığımı hâlâ hatırlayabiliyorum. En önemli “neden” sorusu karşımda duruyordu, insanlığın sorup sorduğu başka bütün soruların ardında kendini gösteren soru. Bütün entelektüel hayatım boyunca (kabul etmem gerekir ki kısaydı) neredeydin, diyordum.
Felsefe ve Düşünce
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

seçil çilek

, bir kitap okudu
Puan vermedi·268 syf.·
13 günde okudu
·
2026 11. kitabı
W. G. Sebald
7.4/10 · 64 okunma
Ne zaman bir topluluk içine girsem, hep aynı fikirlerin aynı insanlar tarafından ve tam da aynı biçimde, aynı kelimeler, kalıplar ve jestlerle ifade edildiğine başka bir yerde daha önceden de tanık olmuşum gibi hissediyorum.
Felsefe ve Düşünce
Tlön’deki felsefe okullarının en önemli ilkesi,deniyordu Orbis Tertius hakkındaki yazıda, zamanınreddedilmesidir. Bu ilkeye göre, gelecek,şimdi’de var olan korku ve umutlarımızdan, geçmiş ise anıdan başka bir şey değildir. Başka bir görüşe göre, gezegenimiz ve şimdi üzerinde yaşayan her şey, bütün ama yanılsama niteliğindeki bir geçmişle birlikte sadece birkaç dakika önce yaratılmıştır. Üçüncü bir öğreti ise, dünyayı Tanrı’nın büyük şehrindeki bir çıkmaz sokak, anlaşılmaz imgelerle dolu karanlık bir mağara ya da daha iyi bir güneşin çevresini saran bir sis kümesi olarak betimler. Dördüncü bir felsefe okulunun temsilcileri de tüm zamanın çoktan sona ermiş olduğunu, yaşamlarımızın ise geriye döndürülmesi imkânsız, günbatımını andıran bir sürecin yansımasından başka bir şey olmadığını iddia eder. Aslında dünyanın olası mutasyonlarından kaç tanesini geçirdiğini ve eğer varsa, geriye ne kadar zaman kaldığını bilmiyoruz. Kesin olan tek şey, kişisel yaşamı ya da yaşamın bütününü ya da zamanın kendisini tek tek Üzerlerindeki sistemle karşılaştırdığımızda, gecenin gündüzden çok daha uzun olduğudur. Thomas Browne 1658 yılında kaleme aldığı incelemesi The Garden of Cyrus’ta (Kyros’un Bahçesi), zamanın gecesi gündüze baskın çıkar; kaldı ki ekinoks ne zamandı, kim biliyor ki, diye yazar.
Felsefe ve Düşünce

seçil çilek

, bir kitap okudu
Puan vermedi·198 syf.·
Beğendi
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 11:52
·
2026 10. kitabı
Emil Michel Cioran
8.4/10 · 2.886 okunma