Gerçekten de felsefenin gösterebileceği, kişinin nasıl “kendisinden güçlü” duruma gelebileceğidir; kişi bu duruma geldiğinde de başkalarından üstün olma olanağını verecektir bu etkinlik. Felsefe, kendiliğin
den bir yönetim ilkesidir, çünkü düşünceyi yönlendirme gücüne sahip olan yalnızca odur: “İnsani işlerde düşünce her şeyin başını çeker ve felsefe de, düşünceyi hem yönlendirebilir hem de uygulayabilir.”
Hep kirli hava solumayalım diye, günün birinde soluk almaktan büsbütün vazgeçmemiz ne kadar az beklenirse, insan düşüncesinin günün birinde metafizik araştırmalarından büsbütün vazgeçmesi de o kadar beklenir. Demek ki, dünyada her zaman, üstelik herkeste, özellikle düşünen insanda metafizik olacaktır; ama ortak bir ölçü olmayınca, herkes Metafiziği kendine göre kesip biçecek. Şimdi, sınayan bir kafa, bugüne dek Metafizik denen şeyle yetinmez, ama Metafizikten büsbütün vazgeçmek de, hiç kuşku yok, olanaksızdır. Dolayısıyla sonunda, saf aklın bir eleştirisinin, kendisini denemek , ya da böyle bir eleştiri varsa, onu araştırmak ve her türlü sınamadan geçirmek gerek; çünkü sırf meraktan daha fazla bir şey olan bu asil ihtiyacı gidermenin başka yolu yoktur.