Hiçbir atletin bedenini güçlendirme zorunluluğu, bir
kralın ruhunu güçlendirme zorunluluğu kadar önemli değildir; çünkü yarışlarda sunulan ödüller, siz hükümdarların her gün elde etmek için mücadele ettiklerinizin yanında bir hiçtir.
Sayfa 248 - 336. Nicoclès, II. Siyasal bir sorun olarak hükümdarın özel erdemi, başlı başına bir
araştırma gerektirir·Kitabı okudu
Dünyaya, sanki en yüce bir anlama yetisinin ve istemenin
yapıtı imiş gibi bakmak zorundayız" dediğim zaman, ancak şu kadarını söylemiş oluyorum: bir saatin, bir geminin, bir alayın saatçıyla, mühendisle, komutanla ilgisi neyse, duyular dünyasının (ya da görünüşlerin tümü kavramının temelini oluşturan herşeyin) o bilinmeyenle ilgisi de odur. Bu bilinmeyeni ben, kendi başına olduğu şekilde gerçi bilmiyorum, ama yine de benim için olduğu şekilde, yani bir parçası olduğum
dünyayla ilgisinde biliyorum.
Saf bir anlama yetisi elde etmek için anlama yetisini
duyusallıktan ayırırsam, o zaman görüsüz düşünmenin biçiminden başka birşey kalmaz; yalnız onunla da herhangi bir şeyi, yani hiçbir nesneyi bilemem. Sonunda, nesneleri gören başka bir anlama yetisi düşünmek
zorunda kalırdım; ama böyle bir anlama yetisinin bende en ufak bir kavramı bile yoktur, çünkü insanın anlama yetisi çıkarımsaldır ve ancak
genel kavramlarla bilebilir. En yüce varlığa isteme yüklediğimde de aynı şey başıma gelir: çünkü bu kavramı kendi iç deneyimden çıkarmakla edinmiş bulunuyorum; ama bunun temelinde varlığını gereksediğimiz nesnelerin verdiği hoşnutluğa bağımlılığım, dolayısıyla duyusallık bulunur; bu da en yüce varlığın saf kavramıyla tamamen çelişir.