"Bana bir konyak ver."
Konyak verildi.
"Elimi tut."
El tutuldu.
"Denizi duyuyor musun?"
"Evet."
"Gerçekten?"
"Nabzın çok şiddetli atıyor."
"Ne mutlu bana! Dur, çekme elini...''
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Hayatta öyle çaresizlik ve tehlike anları vardır ki, o zaman çırpınmaya ve haykırmaya gelmez. Batar insan ve boğulur. Marifet o anları geçmektir. Sonrası gittikçe kolaylaşır. Kadere teslim olmak lazım o anlarda. Menfi, miskin, aciz bir tevekkül değildir bu. Anlıyor musun? İsyanın tekniğidir..."
Canım ülkemiz yine ve yeniden, (affoluna, ağır ithamlarım olacak ) deli saçması bir kitabı göklere çıkarmış. Elimdeki kitap 56. Baskı!
Peki ben nasıl okudum bu kitabı?
Ablamın bu ay aldığı kitapların arasındaydı kendisi. Kapağı itibariyle olsun, ismi itibarıyla olsun gayet dikkat çekiciydi. Benimde elim buna gitti tabiki.(Şeytana uyduk ) 1kdaki incelemelerden birkaçını okuduğumda da okunabilecek(!) bir kitaba benziyordu. Neyse başladım kitaba sonra ama eğer bir cümleyle anlatacak olursam; içeriğinden çok kitabın ismine özenilmiş gibiydi. Cümleler vasat, cümleler laubali, cümleler saçma, cümleler edepsiz...
Aklıma gelmişken şunu da söyleyim, incelemenin bir tanesinde yazarın kendi kitabı için "edebi bir değeri yok, sadece samimi ve sıcak " dediğini öğrendim. . Tabi kitabı okuyunca bu bana komik geldi, kahkaha atmaya başladım. Samimiyet bu kadar basitlikle mi oluyor? Samimiyet bu cümle mi gerçekten:
" bakmak bizim için hayattı. Bizim için teneffüsteki beslenme çantasından halliceydi" :D
Aynı incelemede "çocukluğu sorunlu ve duygusal geçenler bu kitabı okusun" demişti okur. Ablacım şu hikaye mi etkiledi seni:
Kaktüsüm vardı kuru ve sarı ama onu sulamaktan vazgeçmedim. Her gün ama hergün suladım. Sonra yeşermeye başladı bazı yerleri. Mutluluğumu tarif edemem. Onu sevmek için dokunduğumda dikenleri elime battı. O günden sonra ona bakmadım korktum. "Hayatın kuralıydı bu sevmek bazen insanın canını yakıyordu." :)))) :D hahaha
... yani çocukluğu sorunlu geçenler buna hüzünleniyor mu gülmek yerine bu kitabı okuyunca. Allah aşkına arkadaşlar :/ neden gerçekci konuşmuyoruz?
Devam edeyim isterseniz..
İçeriğinde bahsedecek pek birşey yok açıkcası. Ama yazarı tanıtmadan da geçmek istemiyorum.
Neyin nesi bu Özgür bacaksız? .
1k ahalisinin her gün yüzlerce kez yaptığı
“On hakikat bulmalısın günde: yoksa gece de ararsın hakikati ve aç kalır ruhun.
Günde on kez gülmelisin ve neşeli olmalısın: yoksa gece rahatsız eder seni miden, bu dert küpü.”