Bir rane bir mahbuba oldum müptela
Emsali bulunmaz cihan içinde
Övmüş de yaratmış cenab-ı Mevla
Dişleri inci sedef dühan içinde
Kaldı serv-i fidan yanağ-ı mis gül
Bir nevreste cihan avaz-ı bülbül
Veçhi mahi taban saçı tap sümbül
Misli yoktur inan turhan içinde
Gözlerime vali lebleri zülal
Kirpikleri deste kaşları hilal
İlahi ömrüne ermesin zeval
Gezsin böyle cenan insan içinde
Her gören enver nur yüze bakar
Nice âşıklar odlara yakar
Meyletmez bir ferde semadan çıkar
Fahir ilfadeler hayran içinde
Ey Fedayi melek midir bu dilber
Yoksa hurü müdür ver bize haber
Barekallah hub yaratmış mahteber
Cemalin gösterir bürhane dilber
Bilahare inkişaf edecek olan sedef işi Şam mobilyası da böyledir. Halbuki bütün sanat tarihinde Türk zevki, cenuptan, Arabistan'dan gelen her şeye karşı durmuştu.
Gümüş eyer sahtiyan çizme ve sedef
Kakmalı bir hançerdi payına düşen
Ve zaman küheylanların katlini
Yine bir küheylan olarak gümüş
İpliklerle nakışlamıştır gergefine