Sessizliğin sesi bir yere sindi mi, artık kolay kolay ordan çıkmaz. Eğer sessizliğin sesi, derin yaraların izlerinden çıkıyorsa, o vakit ses ilelebet var olur. O zaman sessizlik, hayatın her çeşit sesi arasında, zemheri ayarlarında buzun altından akan nehir gibi kendine bir yatak bulur ve her zaman uğuldar. Ancak sadece, ruhun ve yüreğin duyabildiği bir uğultudur bu. Ne zaman sessizliğin sesini unutup, onun yerine bir dengbej'in etrafını saran hayatın seslerimi koymaya kalkıştıysam, kör gözüm ve yarılmış yüzüm, sessizliğin sesini hatırlattı bana.
Mehmed UzunDicle'nin Yakarışı
Şimdi buradayım, her şeyin uzağında. Hiçbir savaşım yok, hiçbir görevim yok, hiçbir şeyi de doğrulamaya çalışmıyorum. Duruyor, odanın yarı karanlığına bakıyor, bekliyorum.
Adalet Ağaoğlu
Gün ola, devran döne, umut yetişe,
Dağlarının, dağlarının ardında,
Değil öyle yoksulluklar, hasretler,
Bir tek başak tanesi bile dargın kalmayacaktır,
Bir tek zeytin dalı bile yalnız...
Ahmed Arif