Çanakkale Mahşeri
8/10
Hani derler ya kazanılmış zaferin acıları diye Çanakkale Mahşerini böyle tanımlayabilirim. Yazar o kadar iyi anlatmış ki! Duyguları ilmek ilmek yüreğimize işlemiş. Çok etkileyici olaylar yaşanmış. Milletimizin döktüğü her damla kan ve savaşın iç yüzünü de güzel anlatmış. Kayıplarımızı, acılarımızı, bağımsızlığımızı kaybetmemek için verdiğimiz o kanlı savaşta çok aydınımızı, insanımızı kaybettik. İstanbul’u korumak için. Canını ortaya koyan güzel insanlarımız: Mıstık’ı , Hasan Tahsin’i, Oğuz Amca’yı, Oğuz Amca’nın Oğlu Mustafa’yı, Ezineli Yahya Çavuş’u, Yusuf’u , Kınalı Murat’ı ve şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Onlar o gün orada savaşmasaydı bugün burada olamazdık. Lakin kitapta beni rahatsız eden bir durum var. Yazar bütün olayları çok çarpıcı bir şekilde anlatmış ama Mustafa Kemal’den çok bahsetmemişti. Üç yüz elli sayfa boyunca heyecanla bekliyordum. Sanırım Çanakkale’deki şehitlerimize daha çok yer vermek istemiş. Çanakkale zaferini; anladığım kadarıyla Mustafa Kemal’e ya da birkaç komutandan ziyade ismi geçmeyen şehitlerimizi anlatmak istediğini gördüm. Yine de Mustafa Kemal’den de biraz daha kitapta bahsedilebilirdi. Bunun dışında gayet okunabilir nitelikte çok etkileyici bir kitap. Edebiyat öğretmeni kuzenimin şiddetli tavsiyesi üzerine okuduğum bu kitap, aklımın bir köşesinde daima yer edicek gibi. İyi okumalar, çiçekli günler dilerim.
Duygu ve Düşünce
Çanakkale Mahşeri (Ciltli)Mehmed Niyazi · Ötüken Yayınları · 20172,084 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 9. kitabı
Çocuklar için aşırı güzel bir anlatım olmuş. Sade ve kolay anlaşılır. Ben de çok duygulanarak okudum. Göğsüm gururla dolup taştı. Ata’mızın emekleri, dehası; halkımızın gayreti, cefası… Ne mutlu bu vatana, ne mutlu bu vatanın evlatları olan bizlere ve ne mutlu Türk’üm diyene! Atamıza, şehitlerimize ve İlber hocamıza bin rahmetle. Ruhları şad olsun. Amin.
Gazi Mustafa Kemal Atatürkİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 2025151 okunma
Reklam
Puan vermedi
Çocuklar, bu kitap sizler için yazılmış. Atatürk ve Milli Mücadeleye dair merak ettiğiniz ne varsa,lhepsi sizin anlayabileceğiniz şekilde, görsellerle desteklenerek anlatılmış. Neden mi? Çünkü bugün okula gidebiliyorsanız, özgürce dolaşabiliyorsanız, arkadaşlarınızla oyunlar oynayabiliyorsanız bunu vatanımızın kurtuluşu için canlarını veren şehitlerimize ve Atatürk'ün keskin zekasına borçlusunuz. Kitap, Atatürk'ün askeri Mustafa amcanın, komşusunun kızı Ülkü'ye o dönemlerde tuttuğu defteri vermesi ve Ülkü'nün bu defterdeki anıları okuyarak Atatürk'ü daha yakından tanımasını anlatıyor. Bu anılardan o kadar çok etkileniyor ki Ülkü. Atatürk'ün müfettişlik görevinden, yaralanmasına, Sakarya Muharebesinden, yaşanılan maddi sıkıntılara kadar küçük ama çocukların aklında kalıcı şekilde o dönem ele alınıyor. Çocuklarımız ve eğitimcilerimiz için güzel bir armağan bence. Herkese yürekten tavsiyedir. Keyifli okumalar dilerim...
1000Kitap
Kurtuluşa Giden YolNaim Babüroğlu · İnkılap Kitabevi · 012 okunma
Unutulan Zafer
Puan vermedi·272 syf.··
2026 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 00:00
Bugün ki incelemem de tarih sayfalarında layık olduğu yeri bulamayıp gölgede kalmış bir zaferden bahsedeceğim. Osmanlı'nın son zaferi Kutül Amare. 1. Dünya savaşıyla birlikte Çanakkalede verilen fevkalede direniş sonucu düşmanı topraklarımıza sokmayıp, savaşı kazandığımızı biliriz. Hatta küçüklükten itibaren bu zaferin kudreti ile büyüdük. Olması gerektiği gibi. Ama Kutül Amare o kadar da şöhretli anlatılmadı bize genellikle bilinmez çünkü. Şimdi size yazabildiğim kadarıyla anlatmak istiyorum. İngilizlerin petrol sevgisi, sömürgeci tutumu Irak sınırlarına kadar vardı. 1. Dünya savaşı ile birlikte petrol bölgelerini yani Basra'yı ele geçirip Osmanlı'yı savaş dışı bırakmak ve Çanakkale'nin intikamını almak istediler. Bu amaçla bölgedeki Arapları çil çil altınlar ile taraflarına çekip Osmanlı'ya karşı durmalarını sağladılar. Kitapta Arapların bu tavrını okurken bir kez daha anladım ki yüzlerce devlet var sadakati bilmez tek Türk var yalnızca davasını görev beller. syf 70. 'Ben altını değil özgürlüğümü düşünüyorum' cümlelerini kuran Yüzbaşı Doğan gibi kişilerin kanını taşımak en büyük mirastır. Altın görünce karakterini, davasını, topraklarını satıp tabiri caizse köpeğin ağzından akan salyalar gibi altını arzulayan neslin torunları olmamamız en büyük şükür sebebidir sanırım. (Burada Osmanlı'nın son döneminde itilaf yanlısı padişahlar ile itiraz etmeyin lütfen. Ben sadece örnek alınması gerekeni gösterip tarihimizi iyisiyle kötüsüyle bütün düşünmeye çalışıyorum.) İngiliz'in petrol, Arapların altın seviciliğini bir kenara bırakıp savaşa döneyim. İngiliz birliklerinin komutanı General Townshend, Selmanı Pak bölgesine saldırma planlarını yapıyordu. Bu sırada bir kurmay yüzbaşı içeri girdi.__ 'Efendim.. Kuvvetlerimiz içinde pek çok Hintli Müslüman asker var.
İnceleme
Kut'ül Amareİsmail Bilgin · Timaş Yayınları · 2018822 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2026 7. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 21:43
Kitap Osman Pamukoğlu’nun Hakkari de teröre karşı vurduğu darbeler, uyguladığı taktikler ve eleştirdiği bazı şeyleri anlatıyor. Ayrıca bazı şaşırılacak şeyler de var. Benim en çok dikkatimi çeken şey ise Pamukoğlu’nun uyguladığı taktikler. Bu taktikler dünyaca ünlü komutanlar tarafından da uygulandı. Elbette ki başka kitaplarını bilenler bunları bilir. Ancak en çok dikkat çeken şey bunu binlerce yaya asker ile yapması. Tüm şehitlerimize Allah tan rahmet dilerim.
1000Kitap
Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey YokOsman Pamukoğlu · Harmoni Yayıncılık · 015 okunma
Bulgaristan Türklerinin 1989 Göçü
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 140. kitabı
Gülbahar Kurtuluş, Bulgaristan’dan Türkiye’ye gerçekleşen göç dalgalarının sonuncusu olan 1989 Göçü'nü gündeme getirerek hafızalardan silinmemesi için elini taşın altına koymuştur. Kendisi de Bulgaristan göçmeni bir ailenin ferdi olan Kurtuluş, 30. yıl dönümünde kaleme aldığı eserle zorunlu göçü kamuoyuna duyurmayı ve bu acı hatırayı unutulmaz kılmayı amaçlamış, çalışmasını asimilasyon sürecinde yitirilen Türkan Bebek ve diğer tüm şehitlerimize adadığını belirtmiştir. Balkanların ve Bulgaristan’ın tarihine değinilen “Giriş” bölümü dışında kitap üç bölümden oluşuyor. Birinci bölümde Bulgaristan’dan Türkiye’ye gerçekleşen 1989 yılından önceki tüm göç hareketlerine tarihî zaviyeden bakılıyor. İkinci bölümde Bulgaristan Türklerini 1989 Göçü'ne zorlayan sebepler irdeleniyor. Üçüncü ve son bölümde ise “Büyük Göç” olarak adlandırılan, Türklerin zorunlu göçü ve iskânı konusu ele alınıyor. Sözlü tarih metodunun tercih edildiği eserde, görüşme yapılan kişilerden edinilen bilgiler arasında nelerle karşılaşmıyoruz ki! Türkçeye hasret kalanların özlemi, aslen Bulgar oldukları gerekçesiyle asimilasyona maruz bırakılanların yaşadığı çaresizlik, isimleri değiştirilenlerin (mezar taşları buna dâhildir) feryadı, buna razı olmayanların gördüğü işkenceler, meşhur Belene Kampı… Türk okullarının sayısının günbegün azaltılması, dinî hayata büyük ölçüde müdahale, din olgusu çok güçlü olmadığı hâlde Müslüman Türklerin karşısına bir kuvvet oluşturmak kaygısıyla güdülen Hristiyanlaştırma politikaları, daha neler neler… Ve tüm bunlarda hiç de şaşırtıcı olmayacak şekilde, Rusların da parmağının oluşu… Gülbahar Kurtuluş’un bir Bulgaristan Türkü olması ve çalışmasında izlediği yol bize birinci elden doğru bilgilerin ulaşması açısından önem arz ediyor. Kullanılan kaynakların ve istatistiki
Tarih
1989 Bulgaristan Türklerinin Göç HikayeleriGülbahar Kurtuluş · Karakum Yayınları · 201923 okunma
Reklam
Reklam