Denizin kederini anlatacak dili yok,
dedim ve devrildim,
böyle sürdü uzun yıllarım
düştüm,sustum,içimden geçirdim,
evi oldum sol yanından yaralı bir salyangozun
ve komşusu ağlayan bir ağacın.
Yeryüzü, ah yeryüzü diyerek
gürültüsüne de alıştım
kapladığım yerin.
Bana verdiğin bu yarı-saydam gövdeden
sisin altında uğuldayan ve ipuçlarını bir türlü
çözemediğim üç-eksik-uzun vakti geçirdim.
Sadece bir baş dönmesi kaldı şimdi
ömrümden, o acı suyu biriktirdiğim
Ağaç anlatabilir kendini yağmura,
hiç değilse fısıldayabilir-bunu biliyorum.
Kuş nasıl tarif edecek; konsa yeryüzünde av,
uçsa bir ömür boynunda vebal.
Ve kimim ben, düşe kalka dolaşan
yorgun ruh, dolaşık gönül, som gurur?
Ve kim, beni omzumdan öpüp o siyah
yolculuğa çağırır?
#birhankeskin #kapiesigi #1000k
Paul Auster okumak ne büyük bir keyif. Elime aldığım her romanında aynı hazzı tadıyorum. Bin küsur sayfalık 4321,Yanılsamalar Kitabi,Yalnızlığın Keşfi, Ay Sarayı, Kırmızı Defter,Sunset Park,Brooklyn
-Sence hayatın aslı ne olabilir?
-Biz olabilir.
-Evet olabilir.
Olabilir çünkü hayat bizizdir bizden gelir bizde yaşar yani bizim varlığımız olabilir. İnsan,hayatı kendi özünde ruhunda aramalı sonra çevresinde aramalı sonra dünyada aramalı çünkü Biz Bizin Bütünüyüz bizi biz yapan maddeler oluşturmuş olabilir yani...
-Sitare-