Benzer bir hikaye Şems veya Mevlana için de anlatılmıyor muydu?
Pythagoras, müzik dizisindeki sabit aralıkları matematiksel olarak açıklama sorunuyla meşgulken, tanrıların inayetiyle, bir demircinin dükkânının önünden geçtiği sırada, örs üzerinde çekiçlerin çıkardığı nispeten uyumlu sesler dikkatini çeker. Bu, sorunu yeni koşullar altında incelemek için kaçırılmaz bir fırsattır. Dükkâna girer, uzun uzun gözlem yapar. Ardından aklına, farklı seslerin, çekiçleri kullanan işçilerin fiziksel güçleriyle orantılı olabileceği düşüncesi gelir. Bunu denemek için, “çekiçleri değiştirir misiniz?” diye sorar. Fakat ilk varsayımının yanlış olduğu hemen anlaşılır, çünkü ses değişmemiştir. Demek ki açıklama işçilerde değil, çekiçlerin kendisinde yatmaktadır. Beş çekiç vardır. “Acaba bunları tartabilir miyim?” diye düşünür. Şu tesadüfe bakın ki dört çekicin ağırlıkları 12, 9, 8 ve 6 oranındadır. Beşinci çekiç ise bu dörtlüyle anlamlı bir sayısal ilişki kurmuyor, çınlamanın uyumunu bozuyordur. Onu bir kenara bırakır ve tekrar dinler. Gerçekten de en ağır çekiç, en hafif olanın tam iki katı ağırlığa sahiptir ve bir oktav daha kalın bir ses çıkarır. Aritmetik ve armonik ortalama öğretisi, diğer iki çekicin dizideki sabit notaları nasıl verdiğini açıklamasına yardımcı olur. Pythagoras artık emindir, o demirci dükkânının önünden geçmiş olması tanrısal bir rastlantıdır. Hemen eve koşar ve bu kez, deyim yerindeyse, laboratuvar koşullarında deneylerine devam eder. Peki, bu sesler arasındaki uyumun nedeni yalnızca gözlemlenen matematiksel oranlardan mı ibarettir? Pythagoras bu soruyu, titreşen teller üzerinde deneyerek sınar. Tellerin çıkardığı sesin, uzunluklarıyla orantılı olduğunu bulur. Fakat peki ya tellerin kalınlığı ve gerilimi? Bu iki sorunun da peşine düşer. Sonunda, uzunluk ilişkilerine geri dönerek, uygun boyutlardaki kamış borular üzerinde
Sayfa 38 - Yordam Kitap·Kitabı okuyor
Alıntı
Nefsine arındıran kurtulmuş, onu günahlara gömüp kirleten de ziyan etmiştir.” (Şems, 91:9-10)
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Şems’in 10 öğretisi
1. Dürüst ol, dürüst insanlarla ol. 2. Sabır bir duadır: "Dikene baksan da gülü hayal et..." 3. Bil ama önce dinlemeyi bil. 4. Sitem etme: "Şükretmesini bil!" 5. İstemeyi bilmezsen alamazsın: "Allah isteyenı sever..." 6. Acele etmek isyan etmektir: "Acele eden derinliği göremez!" 7. Tövbe makamı hep açıktır: "Yine de sen günahtan korun..." 8. İyi bir kalp kötülüğe kalkan olur. 9. Marifet kendi kusurunu görmektir: "Kusurunu gördün diye aynayı yere vurma!" 10. Umutsuzluk mutsuzluk getirir: "Umut bulutunun yağış vakti elbet gelecektir..."
“O nefsini günahlardan tertemiz yapan muhakkak kurtulup umduğuna varmıştır. Onu günahlarla örtüp gömen de elbette ziyana uğramıştır.” Şems/9-10
Sayfa 594·Kitabı okuyor
Din
Şems/9
"Nefsini temizleyen kurtulmuştur."
Din
Medineli iki kariye: Şamlı, Iraklı ve Medinelilerin irab açısından, hakkında ihtilafa düştükleri hususlardan niçin döndüklerini sordum. O iki kari de, Iraklıların kıraatinin on iki husus hariç kendi kıraatlerine uygun olduğunu iddia ettiler. ihtilaf ettikleri hususlar (ise şunlardır): Bakara suresinin 2/132. ayetini وَوَصّٰى Âl-i İmrân suresinin 3/133. ayetini سَارِعُوا Mâide suresinin 5/53. ayetini وَيَقُولُ الَّذِينَ آمَنُوا Yine Mâide suresinin 5/54. ayetini مَنْ يَرْتَدَّ Berâe (Tevbe) suresinin 9/107. ayetini وَالَّذِينَ اتَّخَذُوا مَسْجِدًا Kehf suresinin 18/36. ayetini خَيْرًا مِنْهَا مُنْقَلَبًا Şuarâ suresinin 26/217. ayetini وَتَوَكَّلْ Tûlde,²⁰ Mü’min, 40/26. ayeti أَوْ أَنْ يُظْهِرَ Ayn-Sîn-Kâf (Şûrâ) suresinin 42/30. ayetini فَبِمَا كَسَبَتْ Hâ-Mîm Zuhruf suresinin 43/71. ayetini مَا تَشْتَهِيهِ الْأَنْفُسُ Hadîd suresinin 57/24. ayetini إِنَّ اللَّهَ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَمِيدُ Ve’ş-Şemsi ve Zuhâhâ (Şems) suresinin 91/15. ayetini وَلَا يَخَافُ عُقْبَاهَا şeklinde yazmışlardır.
Sayfa 67·Kitabı okudu
1000Kitap