Puan vermedi·148 syf.··
Beğendi
·
2026 103. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 16:00
O, hem nahif hem cesur bir yürek. Eğer istemezse hayatın kendisini yaralamayacağı, öykü çağının en güçlü şövalyelerinden. Mitolojiyi bir nakkaş hüneriyle kırsal yaşamda işleyip kentsel dokuya taşıyan #endemik bir öz. Bireyin yaşamı anlamlandırma çabası bitmeyen bir döngüdür. Neyi, nasıl anlamlandırdığı ise tamamen kendi tekâmülü ve cirmi kadardır. Karasu kendi dünya görüsünde hem bu çabayı hem ölüm gerçeğini yadsımadan gören şahsına münhasır bir kimlik benim gözümde. Bölümler arası göndermeleri ve şiirsel üslubu ile anlatıcı kimliğinin bulanıklaştığı ve zaman algısının kaybolduğu çok katmanlı grift öyküler… Bireyin yalnızlığını, toplumun dayattığı normlar karşısındaki çaresizliğini ve imkânsız ilişkiler içindeki varoluş mücadelesini imleyen bir tepegöz. Peki, ya Troya… Belki gerçek belki yalan, var biraz da sen oyalan. Karasu ikliminin eksik mevsimlerinden birini daha kitaplığıma kazandıran meleğimin Elvan #heraybirmetisokuyoruz etkinliği kapsamında ve kendisinin refakatiyle okudum Bilge Karasu Troya'da Ölüm Vardı
Troya'da Ölüm VardıBilge Karasu · Metis Yayınları · 2022764 okunma
Puan vermedi·415 syf.··
2026 68. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 13:12
"Yaşayanların dünyasında garip oluyorsun; o kadar ayrısın ki, ne lüzum var aramızda dolaşmana? Kendimizden çektiğimiz yetmiyor mu?" Huzur ilk defa Cumhuriyet gazetesinde, 22 Şubat-2 Haziran 1948 tarihleri arasında tefrika edilmiştir. Daha sonra 1949'da Remzi Kitabevi tarafından tekrar basılmıştır. Bu kitap, yazarın üzerinde en çok çalıştığı eserlerinden biri olmuş. Bazı karakterler sonradan eklenmiş, bazı sahneler çıkarılmış. Üzerinde en çok düşünüp yazdığı eserlerden biri olan bu roman dört kısımdan oluşuyor: İhsan, Nuran, Suat ve Mümtaz. Kitabın girişi, Mümtaz'ın İhsan'a doktor bulmak için dışarı çıkmasıyla başlıyor. Sonrasında ise yazarın diğer eserlerinden tanıdığımız karakterlere de rastlıyoruz. Behçet Bey ile Nurhayat Hanım, hem Mahur Beste hem de Sahnenin Dışındakiler ile bağlantı kuruyor. Eser, II. Dünya Savaşı'nın atmosferini de işliyor, en azından bunu güçlü bir şekilde hissettiriyor. Gelelim konusuna. Kısaca anlatmaya çalışacağım ama ne kadar kısaltabilirim bilemiyorum tabii. :) Konusu şöyle: II. Dünya Savaşı'nın başlamasına bir gün vardır. Mümtaz, dokuz gündür hasta olan amcasının oğlu İhsan'a hastabakıcı aramaktadır. Mümtaz'ın babası Rumlar tarafından öldürülünce annesiyle birlikte İstanbul'a gelir. Annesi de burada vefat edince, kendisinden 23 yaş büyük olan İhsan'ın yanına gönderilir. İhsan, yurt dışından yeni dönmüş ve Galatasaray Lisesi'nde tarih dersi vermektedir. Macide ve İlyas ile birlikte yaşayan Mümtaz, özellikle İlyas'ın etkisi altındadır. Olaylara bakışı, yorumlayışı ve görmüş geçirmiş hâli Mümtaz'ı derinden etkiler. Bu yüzden İhsan'ın hastalığı da onu bir o kadar üzer. İhsan'ın anlatıldığı ilk bölümde Mümtaz, ona doktor bulmak için evden çıkar. Bu bölüm hem İhsan'ın hastalığının verdiği üzüntüyle arşınladığı Beyazıt ve Eminönü
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201921,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi
Her millete bir devlet ! Yok Mazzini Hazretleri, Bize gelmez o işler, biz istemeyik. Biz bu coğrafyada her dönem yekparça olduk, hep de öyle olacağız. İç sesim : Yani işin özeti, Hadi Mazzini, hadi hadi. İşine bak sen. Buradan sana Ve seni yetiştirenlere bir şey çıkmayacak demek En doğrusu olacak
Kitap Alıntısı
Devletin Kürt Politikalarında Üç DönemAdnan İnanç · Beyan Yayıncılık · 20192 okunma
Puan vermedi·79 syf.··
2026 40. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 18:10
Sevdaya uyanmaya var mısınız? . . Şiir okumayı ya da dinlemeyi sever misiniz? Peki ya şiiri şarkısıyla bir dinlemeyi..? . Sizlere çok farklı bir şiir kitabıyla geldim. Neredeyse her şiire eşlik eden bir şarkı bulunuyor. .Yapmanız gereken tek şey sayfalardaki kare kodu okutmak. Sonrasında şiir ve müzik birbirine karışıyor. Kelimelerin tınısı da, melodilerin ruhu da sevdaya başka bir kapı aralıyor. Hepsi bir arada ve hepsi de sevdaya dair... . Sizlere bende izi kalan bazı mısraları bırakıyorum.. . Varsın dikenli tel döşesinler yolumuza, Ömrü aşkla yanana bir tel ne yapabilir? . Bir tuvaldin sen, yüreğe aşkı işleyen, Bir noktaydın sen, şiirleri bitiren... . Bir ömür saklarım da seni yanımda, Yine de benimsin diyemem sana . Anlatsam sana dinler misin? Kalbimi titreten sonsuz sevgini... . Bir kez koklamak için saçlarını, Nice zambakları feda ederdim, Bana sarman için kollarını, Amansız yolları geçer gelirdim... . . @omerfarukkaramann şiir kitabı #sendenötürü 'yü @edebi.turta ile okuyoruz. .
Senden ÖtürüÖmer Faruk Karaman · Kamutay Yayınları · 2025116 okunma
Güzel bir gün ölmek için
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 13:58
Ernest Hemingway'in 1929 da yayımlanan eseri Silahlara Veda savaş karşıtı bir eserdir. Yazar bu kitabın sonunu 47 kere tekrar yazmıştır. Alternatif sonlar ve yazarın taslak olarak yazdığı notlar 27. Baskının son kısmına eklenmesi harika olmuş. Bu kısımdan görüleceği gibi aslında daha çarpıcı, daha edebi ve felsefi sonlar yazmasına rağmen kendi yazım tekniği ile sade bir sona yer vermiş. Bu sadelik insanın günlük hayat akışının sadeliğini öne çıkararak buzdağı tekniğinin harika kullanımıdır. Günlük yaşantı sadedir ölümler, doğumlar vs. ancak günlük yaşamın olağan akışı içinde akan olayların altında tonla acı tonla keder barındırır. Hiç kimse bir kelime dahi etmese bile bu acıyı ve insana verdiği yükü kavrayabilir. İşte böyle bir eser bu kitap. Savaşın acımasızlığını, bir hiç uğruna savaşta öldürülen insanları, kan boşalır gibi gelen acıları edebi bir dil yerine sade bir dille anlatarak bu duyguları okuyucuya bırakmıştır. Okuyucu bu acılar karşısında kitabın nasıl bu kadar sade bir dile sahip olduğunu görünce "bu acılar daha edebi betimlenebilirdi" der ancak kitabın amacı zaten okuyucuya bunu dedirtmektir. Kitap akarken Ernest Hemingway'in düşüncelerine de rastlıyoruz. Düşünen herkesin ateist olduğu. Tanrı eleştirisi. Savaş başlatan kişilerin halk tarafından kurşuna dizilmesi gerektiği ki mussolini'nin 2. Dünya savaşı sonrasında italyan devrimci halk tarafından ayaklarından asılmasını vurguluyor. İnsanların savaşlara iyimser yaklaştığını sevdiklerinin savaşa gittiğinde ya da günümüzde terör operasyonlarına katıldığında onun başına bir şey gelmeyeceğini ya da ufak bir kurşun yarasıyla döneceğini düşündüklerini ancak gerçeğin hiç böyle olmadığını, savaşa gönderdikleri sevdiklerinin paramparça olduğunu söylüyor. Bununla beraber savaşın gerçeklerinden bahsetmeye devam eder. Askerlerin savaşamayacak
Edebiyat
Silahlara VedaErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 20257,9bin okunma
Puan vermedi
Hem animesini Hem de mangaları okumuş biri olarak, Kira'ya kısa bir mesajım var : Sendeki kafayı kuşa taksak ters uçar bilader. Madem dünyayı Daha iyi bir haline getirmeye ant içtin, O zaman ne diye İyileri de öldürüyon bilader. FBİ ajanı abi Raye Penber'i ve hanım hanımcık Nişanlısını niye öldürdün. Seni deli gibi seven Kiyomi Takada ablayı niye öldürdün. Hadi hepsini geçtim, Babanı niye öldürdün bilader. Bir karar ver, İyi tarafta mısın Kötü tarafta mı ? Sen bile kafanda bunu netleştirmezken, Okur ve seyirci nasıl netleştirsin ! Yok o aslında Gizli bir felsefe ve alt metin falan diye Laf ebeliğine gerek yok. Kira, hep Kira'dır ve hep öyle kalacaktır
1000Kitap
Ölüm Defteri 1 - Can SıkıntısıTsugumi Ooba · Akılçelen Kitaplar · 20116,8bin okunma
Reklam
Reklam