Gönüllü Ölüm Üzerine. "Zamanında ölmesini bil, " der Zerdüşt.
Pörsümüş bir elma gibi dalda asılıp kalma. Ölüm canlılar için bir "yet kinleşme", bir dürtü ve bir vaat olmalıdır. Ölüm bir şenlik gibi yaşanmalı, "yaşayanların yeminlerini kutsamalıdır". Sen ölürken ruhun, "akşam kızıllığı gibi parlamalıdır".
-Baktım
dudağımla, yüreğimle, kafamla;
severek, korkarak, eğilerek,
dudağına, yüreğine, kafana.
Şimdi ne söylüyorsam
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana...
Ve ben artık biliyorum:
Toprağın-
yüzü güneşli bir ana gibi-
en son en güzel çocuğunu emzirdiğini..
Fakat ne eyleyim
saçlarım dolanmış
ölmekte olanın parmaklarına
başımı kurtarmam kabil değil..!
O yüzden hayatı yalnızca bir öğretmen gibi görme. Sen de bu yolculuğun öğretmenlerinden birisin. Bazı insanlar senden, bazı olaylar da senin duruşundan öğrenir. Bir gülümsemen bile, birine umut olur. Bir, “Peki,” deyişin, birine bırakabilmeyi öğretir. Hayat senden öğrenir. Senin nasıl büyüdüğünü, nasıl iyileştiğini, nasıl her şeye rağmen içindeki ışığı koruduğunu izler. Ve bir gün fark edersin: “Yaşam sadece seni şekillendirmemiştir; sen de onun anlamını değiştirmişsindir.”
Hayat tek taraflı bir ders değildir; sen öğrendikçe, o da senden öğrenir.