gideceksin biliyorum ama sen yine de gitme. Çünkü gidersen böyle bir yıkımı bana ancak daha büyük bir yıkım unutturabilir.
Sayfa 435·Kitabı okuyor
Sofra sofraya değer sofra sofraya Sofra sofraya bakar yaklaşır sofra sofraya Böylece gökten sofra iner dağa Şairlikten sonra başlayan azıklar la Şarap dense de şarabı aşmış bir şarapla Susuz topraksız ve göksüz büyümüş bir buğdaydan Yapılmış ekmekle donanmış bir sofra Kansız ve etsiz bir sofra Ne kedi ne köpek sofra der buna Ne hintli ne rum sofra der buna Hızır avına çıkmış bengisuya Bengisu kabusuna kanmış insan sofra der buna Sen de günlük sofrayı bir kaç kere En çok da çocuklukta o güz oruçlarının İftar durumlarında sandın böyle bir sofra Doğudan gelen davullarla sahurda Bir sofrayı böyle bir sofra sandın Evin saati gösterdi hep böyle bir sofrayı İkindi Kur' an'ından sonraki sofralara Kattı zamanından bir zaman belki Kana dönüşen bir şarap değil Duaya çevrilen bir şarap içildi o sofrada Ten olan bir ekmek lehimi değil Gönül azığı olan bir ekmek yendi o sofrada Zeytinse hem ışık verdi hem sofra katığı
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hz. Adem'in Tövbesi
Adem (Aleyhi's-Selâm) şeytanın kıskançlığa dayalı yönlendirmesiyle yapmış olduğu saptırma ve razı etmeden sonra (Yüce Rabbi tarafından bir kısım kelimeler aldı) bu kelimeler, âlimlerin beyanına göre: "Dediler ki: *Ey bizim Rabbimiz! Bizler nefislerimize zulmettik, artık sen bizlere mağfiret etmez, biz-lere merhamet buyurmaz isen elbette bizler hüsrana zarar ve ziyana, manevi cezaya uğramış kimselerden oluruz.*" mealindeki; Araf/23 ayet-i kerimesidir. (Onun üzerine tövbe eyledi) tövbe edip bağışlanmasını diledi, (Şüphesiz tövbeleri çok kabul eden) ve kulları hakkında (çok merhamet sahibi olan ise ancak o Rabbi Kerimdir.) Binaenaleyh Hz. Adem'in tövbesini de kabul buyurmuş, onun hakkında yine sonsuz rahmet ve merhameti tecelli etmiştir. I-52
Kitap Alıntısı
Ki senin o gençlik aşkındır Sevgilinin seni çileye iten o öğütleri Senden uzaklaştırarak kendini Bir demirci gibi döğdü döğdü de demirini Kura bildin kendinde ve çevrende O demirden kendi Medine'ni Çağır çağır bu suya Medine gelsin Bağrındaki saatinden bir ses yükselsin Çöl silinsin yol bitsin Hurma hayaletleri belirsin Deve neşeyle durup ilerlesin Bir İmrülkays aruzu gibi ilerlesin Çevremiz o konuklarla dolsun Çay bile incitebilir onları Bu yumuşak su kıyıları onları dile getirsin Sen uslu bir çocuk olup dinle Dolup taşarak karadan denizden gelenle Semaver buğusunda titreyen evlerle Denizden karaya akan köpüklerin uzun kuğusuyla Dinle sen ermesen bile Bir ermişe erebileceksin Ermiş bir sözün olmasa da Bir ermişin sözünü duyacaksın Çağırmasını bilirsen gelecektir Doğu'yu Batı'yı bilen gelecektir Bir ölümden sonraki Öğle sıcağındaki sebil gibi Gün gelecek su kıyısındaki O türbe ışıyacaktır Bursa'daki Ulucami'nin En suskun taşları bile konuşacaktır
Sayfa 220·Kitabı okuyor
Şiir
Günleri bıraktınız takvimle uğraştınız Suyu özlediniz de aramadınız Harüt ve Marüt'u dilsiz eden Saçlarından peygambere büyü ören Uykuyla ilgili su ve kuyu bilgilerini Taşları deler deler de su gelir Işıklı bir engerek gibi Vecde gelmiş bir devenin Bol arılı sesi gibi döner döner de Bir Tanrı mahkumunu arar Suyu arayan adam değil Suyun aradığı adam ol sen de Sen doğu olursan güneş sana gelecektir Sen kuşluk olursan kuş sende ötecektir Sen kuyuda oturacak bir ders taşı bulursan Bir kabri dışından oyan yontan değil İçinden insan biçiminde kışkırtan olacaksın Her lambanın bir kuyusu vardır Ordan aldığıyla aydmlanır Kuyusuz Bedir Bedir midir Bir Bedir kuyusuna doldurulmadan önce Kureyş uluları Sağken işitmişler anlamışlar mıdır Ey aydınlanış saatleri Ölüyle konuşulan saatler
Şiir
İsrail bir tarihi gece gezerek geçirdi Altını altın bildi Gümüşü gümüş bildi Elçiyi elçi bilemedi Sonra İsa geldi Önce çocuk olup dedi Sonra büyüyüp dedi İşte bütün bunları sen bildin bir de ben bildim Doğu birikti birikti birikti Çoban dedi ki En soy bir arap kabilesinin Arapçası gibi Bir süt ısmarladım size Bu en bilge keçimin armağanı Bu bağış oruçlardan oruçlara aktarıldı Ayın bir iğneye döndüğünü görünce dolanırdı Dağın çıkılmamış yerlerini Sonra çoban sabahın alacakaranlığında Hasta bir kuzunun evine gitti Uzun bir süre ışıltısı kesilmedi İlyas'ın sabrı gibi Ben ve İlyas uzun bir süre Süt hayallerinde yandık Ellerimiz ve yüzümüz uyanıkken Vücut sıcaklığımız arttı ama Gözlerimize ne oldu bilmem ki Ey ismini okyanus köpüklerinden Yunusların aynalarda yansımasından Almış olan kardeşim,
Şiir