Sarılıp yatmak mümkün değil bende senden kalan hayâle.
Halbuki sen orda, şehrimde gerçekten varsın etinle kemiğinle
ve balından mahrum edildiğim kırmızı ağzın, kocaman gözlerin gerçekten var
ve âsi bir su gibi teslim oluşun ve beyazlığın ki dokunamıyorum bile...

6

Öptü beni : "- Bunlar, kâinat gibi gerçek dudaklardır," - dedi.
"Bu ıtır senin icâdın değil, saçlarımdan uçan bahardır," - dedi.
"İster gökyüzünde seyret, ister gözlerimde :
"körler onları görmese de, yıldızlar vardır," - dedi...

7

Bu bahçe, bu nemli toprak, bu yasemin kokusu, bu mehtaplı gece
pırıldamakta devâmedecek ben basıp gidince de,
çünkü o ben gelmeden, ben geldikten sonra da bana bağlı olmadan vardı
ve bende bu aslın sureti çıktı sadece...
Nazım Hikmet- Rubailer

Veys el Aşık.
Hu çeker iniler çalınan sazlar
Kükremiş dalgalar coşar denizler
Güneş doğar perdelenir yıldızlar
Saçar kıvılcımlar sen varsın orda.

Yıldıray, bir alıntı ekledi.
14 May 23:00

Sarılıp yatmak mümkün değil bende senden kalan hayale.
Halbuki sen orda, şehrimde gerçekten varsın etinle kemiğinle

Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 119)Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 119)

“Yumdum gözlerimi :
karanlıkta sen varsın,
karanlıkta sırtüstü yatıyorsun,
karanlıkta bir altın üçgendir alnın ve bileklerin.

Yumulu gözkapaklarımın içindesin
sevdiceğim,
yumulu gözkapaklarımın içinde şarkılar.
Şimdi orda her şey seninle başlıyor.
Şimdi orda hiçbir şey yok senden önceme ait
ve sana ait olmayan.”

Özge Çeçen, bir alıntı ekledi.
08 May 23:53

1×2×3×4, 4×3×2×1
Sen seni sendesin bil ise
Dinle uzaktan, dışından dinle beni..
Sen nerde yoksa, orda varsın.

Ben seni bendesin bileyim ise
Dinle yakından, içinden dinle beni..
Sen benim kadarsın.

Kim kimi kimde bilirse bilsin.
Ben seni bilmediğin bir yerde bekleyeceğim..
Sencileyin, bencileyin geleceksin.
...

Çiçek Senfonisi, Özdemir Asaf (Sayfa 137 - Yapı Kredi Yayınları)Çiçek Senfonisi, Özdemir Asaf (Sayfa 137 - Yapı Kredi Yayınları)
Ahmet Şefik VEFA, Üzüm Meseli'yi inceledi.
 08 May 17:27 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bir Nokta Dergisi

Çiçek açasım geldi gel
Dağlardan ovalara akasım geldi
Bir de şöyle yan bir profilden
Üzümün şaraplaştığı yerden bakasım
Gülücüğünle uyanasım geldi bu karanlık uykudan
Doya doya yüzüne bakasım geldi gel

Hala eskizaman sözleriyle sesleniyorum sana
İpeğin ipek olduğu kozanın koza dutun dut olduğu zamanın
Feraceden saçılan ışığın gurubu kızıl gül bahçesi ettiği
Bir imanın yettiği zamanın sözleriyle
Sen her zamanda aynı güzelliksin
Aynı bülbüller çiler senin için
Aynı göğüsler kanar
Gel
Kim nerede nasıl yanarsa yansın
Orda mutlaka sen varsın

Gel bakasım geldi yeni kızaran nar gibi
Titreyen titreyen ve sonsuzdan sonsuza akan
O renge bakasım geldi gel
Hicabından al al gül damlayan dudaklarına
Kısarak belki de gözlerimi
Tüm varlığımla kamaşasım geldi gel

Uzaktan çok uzaktan derinlerden çok derinlerden
Sesin doğduğu yerden gelen duru damlacıklarını
Silesim geldi gözlerinden gel
Bir gülün bittiği yerden yenisi açan o sonsuz güzellikte
Elini elime alasım sana gelesim geldi gel

Üşüdüm seni sarınıp ısınasım geldi gel
Acıktım bakışlarınla doyasım geldi gel
Yittim kendimi sende bulasım geldi gel
Çıplağım seninle örtünesim geldi gel
Yalnızım seninle kalabalıklaşasım geldi gel
Bir güvercin göğsüne yaslanasım geldi gel
Kanatlarının arasına saklanasım geldi gel
Bahar kapısından girip zamanı baharlaştırasım geldi gel
Ölümün defterini düresim geldi gel
Denizinde serinleyesim nefesinde boğulasım geldi gel
Haydi gel
Parçalarımı topla mekanın kuyusundan çıkart beni
Loş bir aralıktayım
Ağart
haydi gel
bu yangından da çıkart beni

Birnokta dergisi 110. sayı, mart 2011
Mürsel Sönmez

Şeref Akgül, bir alıntı ekledi.
05 May 23:26 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

''peki, Tanrı, diyelim ki varsın. bu çıkmaza sen soktun beni. beni sınamak istiyorsun. bir de ben seni sınayayım, ne dersin? senin orda olmadığını iddia ediyorum. ailem ve çıbanlarla gerçekte zorlu bir sınava soktun beni. ben senin sınavından geçtim sanıyorum. ben senden daha zorluyum. hemen, şimdi aşağıya inersen yüzüne tüküreceğim. senin, bir yüzün varsa eğer. ve sen sıçar mısın? rahip bu soruyu yanıtlamadı. şüphe etmememizi söyledi bize. neden şüphe etmemek? benimle fazla uğraştığını düşünüyor ve bu yüzden seni sınamam için aşağı inmeni istiyorum!
bekledim, hiçbir şey olmadı. Tanrı'yı bekliyordum. uzun süre bekledim, uyumuş olmalıydım."

Ekmek Arası, Charles Bukowski (Sayfa 130)Ekmek Arası, Charles Bukowski (Sayfa 130)

“Sarılıp yatmak mümkün değil
bende senden kalan hayâle.
Halbuki sen orda, şehrimde
gerçekten varsın etinle kemiğinle
ve balından mahrum edildiğim kırmızı ağzın,
kocaman gözlerin
gerçekten var
ve âsi bir su gibi teslim oluşun
ve beyazlığın ki dokunamıyorum bile...”