Sena

Sena
@senaunlu
Hekim
6 Kasım 1995
91 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
“Dikkat et. Mide, kişinin dünyalığıdır. Kişi midesine sahip olduğu oranda zâhiddir. Midesinin düşkünü olduğu oranda da dünya kendisine sahiptir.” Kasım el-Cûî
Sayfa 95
Din
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“Muhakkak güzel ahlak kişinin dünyadan kendisine bir şey isâbet ederse razı olmasıdır. Nasibine bir şey isâbet etmezse de kızmamasıdır.” Hadis-i Şerîf
Sayfa 19 - Server Yayınları
Din
Puan vermedi·304 syf.·
2020 6. kitabı
Momo kitabı için hem çocuk hem yetişkin kitabı demişler. Ben bunları hiç bilmeden başlamıştım kitaba. Ve açıkçası başladığınız anda sayfalar “çocuk masal kitabıyım” diye bağırıyor. Ama verilmeye çalışılan fikir çok güzel o yüzden devam etmekten kendimi alıkoyamadım. Hayranlık duymamın en baş sebebi kitabın 1973 yılında yazılmış olması. O yıla göre fantastik masal kategorisine dahil edilebilen olayları şu an yaşıyor oluşumuz maalesef çok acı. İşkolik veya sosyal medya bağımlılığından dolayı çocuğuna vakit ayıramayan anne babalar kitabı okurken hep hayalinizde canlanıyor. Aslında hepimiz bir parça öyle olmuşuz diyoruz. Çocuklara ise sürekli isteme arzusu aşılanıyor. Oynadığı oyuncak iki saat sonra bir köşeye atılıyor ve yenisini istemeye başlıyor. İnsanların birbirlerine ayırdıkları vakit gitgide azalıyor. Büyükanne büyükbabalar ayda yılda bir aranıyor. Neden? Çünkü ona ayıracağın vakitte işlerini daha ileri bir noktaya taşıyabilirsin, daha çok kariyer yapabilirsin. Ben bu noktada kendi dönemime göre biraz ayrıldığımı düşünüyorum. Tıp fakültesindeki eğitimim dahil olmak üzere hiç bir zaman ailemi ihmal etmedim. Büyüklerim olsun küçüklerim olsun teyze kuzen amca dayı demeden hepsiyle ilgilenmeye çalışıyorum hala. Yarın olmayabilirler ve bizim için o zaman pişmanlık ağır basabilir. Arayıp bi nasılsınız diyip onlara ilginizi sevginizi belli ettiğinizde bile ne kadar mutlu olduklarını hissetseniz bi aynı mutluluk sizin de içinize dolacaktır eminim.
Edebiyat
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,3bin okunma
Puan vermedi·289 syf.·
2020 2. kitabı
“Herkes dünyayı değiştirmeyi düşünüyor, kimse kendini değiştirmeyi akıl etmiyor. “ Aslında kısaca bu cümle ile özetleyebiliriz kitabı. Herkesin bir miktar kendini değiştirerek dünyayı güzelleştirebileceğimizi örnekleriyle gösteriyor. Karşılaştığınız insanların hayatlarını bilemezsiniz. Belki iki dk önce çok sevdiği bir yakınının ölüm haberini aldı, belki çok büyük ve ödeme zamanı gelmiş bir borcu var ve o an nasıl ödeyeceğini düşündüğü için çok dalgın, belki işten çıkartıldığı için o an çok sinirli... Özellikle bir daha karşılaşmama ihtimalimiz yüksek olan insanlarla kısa ama yıpratıcı tartışmalara her an girilebiliyoruz. Ya da çok sevdiğimiz , ailemizden biri ile ilişkimize ciddi zararlar verecek gereksiz konularda tartışmalar cıkartabiliyoruz, hatta uzatıyoruz. Oysa insanlar iletişimi yumuşatsa , biri bile o an kibarlık yapsa gerginlik bitiyor ve büyük bir tartışmadan çok kolay bir şekilde korunuluyor. Sanırım biraz çaba lazım :) "Gelin birbirimize karşı daha nazik olalım." Aldous Huxley “Çoğu insan dinlemez, sadece kendi konuşma sırasının gelmesini bekler.” Nathan Miller "Düşmanımı dostum haline getirerek imha ederim." Abraham Lincoln
Eğitim
Tongue FuSam Horn · Boyner Yayınları · 20165,8bin okunma
Puan vermedi·187 syf.·
2020 8. kitabı
İlk defa bir kitabı okurken beynim şişti. Kitabı beğenmediğim anlamında değil gerçekten tartışmaları beni yordu. Kahramanlar para hırsından benliklerini kaybetmiş ve bu çok güzel yansıtılmış. Aleksey İvanoviç yani başkahramanımız sanki herkesi düelloya davet ediyor, sürekli birileriyle kavga ediyor. Sanırım bu hırçınlığı sevdiği kadına kendini yakıştıramamanın verdiği iç savaşın dışarı yansıyanlarıydı. Kitabın sonunda parayı buluyor ama o kadar özgüvensiz ki yine de sevdiği kadının yanında olamıyor. Kumardan kazanılan paranın nasıl hayatları mahvettiğini okuduk da diyebilir miyiz ? Kitabın son kısmında ise parası olan ama kullanılan bir adam gördüm. Hatta kullanılmak isteyen. Yorgun, pes etmiş, ne derlerse yapan biri. Hatta parayı kazandıktan sonra dostunun “Paris’e gideceğine eminim” demesi üzerine aslında hiç de aklında yokken Paris’e giden bir başkahraman. Çünkü artık ne yapması gerektiğinin bilinmezliğinde öyle kaybolmuş ki söylenenleri yapması gerekiyormuş gibi davranıyor. Son kısımda yine dostuyla karşılaşıyor. Ondan para alıyor ama dostu “Bu parayı da kumarda yiyeceğine eminim” diyince gidip kumarda yiyor. Kurdun aklına kuzu sokmak :))
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,6bin okunma