ŞENAY İNCİ

ŞENAY İNCİ
@senayinci
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2018 4. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2018 14:33
1944 yazında, polio salgını Newark sakinlerinin, ama özellikle de çocukların hayatlarını cehenneme çeviriyor,genç beden eğitimi öğretmeni Bucky Cantor, verdiği kararla bütün hayatını değiştirecek bir seçim yaptığının farkında değildir. Nemesis, gençlik heyecanları, ölüm korkusu, sorumluluk ve inanç üzerine unutulmayacak bir roman.
NemesisPhilip Roth · Yapı Kredi Yayınları · 2021105 okunma
Reklam
10/10
·107 syf.··
Beğendi
·
2018 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2018 18:18
Amerikan edebiyatının yaşayan en büyük ustası Philip Roth’tan yaşlılık, hastalık ve insanın ölüm karşısındaki çaresizliği üzerine son derece içten, yoğun ve büyüleyici bir kitap. “Sokaktaki Adam”, bir hesaplaşma romanı. Hayatla, kahramanımızın kendi kişiliğiyle, bu kişiliği üreten içinde yaşadığı toplumla ve hatta bedeniyle bir hesaplaşma. Bir ressam olabilecekken, reklamcılığı, sanat yönetmenliğini seçip, orta sınıf bir aile kurmuş sokaktaki adam, emekli olup lüks bir emekliler sitesinde yalnız kaldığında ise ömrü boyu özlemle beklediği o resimle dolu hayatın anlamsızlığını hissediyor. Çünkü emeklilik yalan, ne kadar harika, sanat eseri sayılabilecek resimler yaparsa yapsın, artık rüyasının anlamı boşalmış, kısacası fena halde geç kalmış. Paranın ve erkekliğin gücünün durmaksızın pompalandığı, bütün bunlara adeta tapılan bir toplum içinde, erkekliğini yaşla birlikte yitiren, parasının da bir öneminin kalmadığı noktaya gelen beyaz adam, ne yapsın? Spor yapmayı hiç bırakmamış, sağlıklı beslenen, içki, sigara içmeyen örnek beyaz adam belki de genlerinden gelen hastalıklarla nasıl boğuşsun? O hiç gelmeyecek gibi görünen uzak gelecek, bir gün ansızın geldiğinde, neyin önlemini alsın; hastanelerde, ilaçlarla, ameliyatlarla sona yaklaşan bir tekne kazıntısıyla baş başa kaldığında? “Yaşlılık bir savaştır” diyor sokaktaki adam, sonrasında ise fikrini değiştiriyor: Yaşlılık bir katliamdır!
Sokaktaki AdamPhilip Roth · Yapı Kredi Yayınları · 2016194 okunma
9/10
·127 syf.··
Beğendi
·
2018 2. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2018 10:58
Kadın ve edebiyat. Bu iki anahtar kelime aslında göründükleri kadar basit değil. Üzerlerinde daha derinlemesine düşündüğümüzde bu kelimeler –özelde kadınlar, genelde bütün toplum için geçerli- çok önemli meselelere giden yollara açılırlar: Toplumsal cinsiyet meselesi, ataerkil bir düzenin varlığı, eğitimdeki eşitsizlikler, kadınların tarihte yer alamayışı ya da kadınların tarihinin silikliği, edebiyatta erkek egemenliği vb. Woolf, bu yolun sonunda, bu herbiri birbirine bağlı ve sorunsallaşmış meselelerden kendi sonucunu/çözüm önerisini çıkarır: Kadınların, entelektüel alanda yaratıcı olabilmesi için “kendilerine ait bir oda”ya ihtiyaçları vardır. Bu paradigmada cevaplandırılması gereken iki önemli soru karşımıza çıkar: Yazın dünyası neden kadınlar için, erkekler için olduğundan çok daha zordur? Ve Woolf’un bu zorluklar karşısındaki çözümü, “kendine ait bir oda”ları olması, ne anlama gelir?
Edebiyat
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,2bin okunma
10/10
·58 syf.··
Beğendi
·
2017 33. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2017 10:29
Öykü Fransızca konuşulan bir sömürgede geçmektedir. Eski bir asker olan mahkum, büyüğüne saygısızlık ve hakaret suçuyla idama mahkum edilmiştir. Sömürgenin eski komutanın tasarladığı ve yaptığı, suçluyu vücuduna suçunu kazıdıktan ve 12 saat boyunca acı çektirdikten sonra öldüren bir makine düzeneği öykünün temel konusunu oluşturmaktadır. Sömürgeye, bu cezalandırma sistemi hakkında görüş bildirmesi için, sömürgenin yeni komutanı tarafından bir uzman davet edilir. Makinenin ve bu sistemin eskiden beri uygulayıcısı ve hayranı olan subay, uzmana makineyi tanıttıktan sonra bir uzman olduğu için bu cezalandırma sistemini uygun bulduğunu söylemesini ister. Ancak öykünün başından beri, bu sistemi uygun bulmayan uzman bunu yapamayacağını söyler. Bunun üzerine subay, mahkumun serbest bırakılması kararını verir çünkü kendisiyle özdeşleştirdiği makine ve cezalandırma sisteminin yeni komutan tarafından, uzmanın olumsuz görüşü üzerine hemen kaldırılacağını anlamıştır. Subay, kendisini bu makine de öldürme kararı alır. Subayın içerisine girmesi ile makine bozulur ve subayı hemen öldürür. Ölüm makinesinde, mahkumun bağırıp dilini ısırmasını engellemek için makinenin bir parçası olan yatağın baş ucunda keçeden yapılmış bir tıkaç bulunmaktadır. Öyküde, subayın ‘bağırıp dilini ısırmasını engellemek için yapılmıştır bu’ tanımı çok ilginçtir, bu gerçekten düzenek mahkumun dilini ısırmasını engellemek için mi yoksa mahkumun makinenin verdiği acı dışında bir acı çekmesini engellemek için midir? Ayrıca mahkuma ilk iki saatten sonra istediği kadar su da verilmektedir. Ve bu subay tarafından bir düzeneğin, suçluya su verecek kadar insancıl olduğuna yönelik bir ifadesi ile belirtilmektedir. Mahkumun dilini ısırmasını engellemek ya da istediği kadar su içmesini sağlamak, subayın, kişileri bu
Edebiyat
Ceza SömürgesiFranz Kafka · Kırmızı Kedi Yayınları · 201811bin okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2017 32. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2017 12:01
9.yüzyıl romanının en başarılı örneklerinden birisidir “Madam Bovary”. Hem ele aldığı konu, hem de Flaubert’in üslubudur metni çarpıcı kılan. Anlatılan, Emma Bovary’nin trajik hayat hikayesi ve karşılıksız aşkları gibi görünmekle birlikte, Flaubert Emma’nın şahsında, 19.yüzyıl Fransız kadınının kıstırılmış hayatını, toplumsal değer yargıları ve ahlak ölçülerinin iki yüzlülüğünü ele alır. Gustave Flaubert’in Madam Bovary romanı ilk kez 1857 yılında basılmıştır. Yapıt döneminde büyük yankılar uyandırmış, ancak Flaubert o dönemde bile oldukça şaşırtıcı görünen bir gerekçeyle, ahlak ve dine aykırılık nedeniyle yargıç önüne çıkartılıp yargılandı, en sert biçimde cezalandırılması istendi. Bu gülünç dava yüzünden adı bugünlere kadar gelen savcı Pinard, bu kitabın gerçek amacının, evlilikte eş aldatmayı yüceltmek, cinsel duyuları abartıp kışkırtmak, bu yolda dinsel ögeler de kullanarak inanç konusunda kuşkular yaratmak olduğunu öne sürmüştü. Yargılama sonunda yazar zor da olsa aklandı. Bir erkeğin gözünden bir kadının iç dünyasının böylesine açıklıkla anlatılabilmiş olması, değerini bir kat daha artırıyor gözümde.
Edebiyat
Madame BovaryGustave Flaubert · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201940,8bin okunma
Reklam