-"Sen bana ait bir organ gibiydin,belki kalbim belki göğsüm...Aynı zamanda bana ait olamayacak kadar güzeldin ama benimdin." -"Seninim,sende benimsin değil mi?" -"Senden başka herkese kör olduğumdan beri seninim."
uykunun tülünü at gözlerinden yaran derin diyorlar, bırak gerinsin. "şafağın kanı" derler "dokunur insana" bırak nasıl bilinirse öyle bilinsin. bir gök gürültüsü ile geldim kapına sıkışmış göğsümden koptu bir figan. dağıstan çayırları kadar güzeldin ama uykudan kalkmıştım nehir her bir yan. ... uykunun tülünü at gözlerinden yaran mı var içinde bırak kanasın. güzü soyamazsın yazın teninden yaz sende çiçeklendiği kadarsın.
dağıstan çayırları kadar güzelsin
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir Şair Bir Kitap
Nurullah Genç – Rüveyda Fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına Bir güvercin uçurup kıtalar arasından Çağırdın beni Geçerek birer birer sürgün kanyonlarını Derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına Yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı Yıkarak yalnızlığa kurduğum sarayımı Yetim çığlıklarımı duyurmak üzre sana Koşup geldim; iliştir beni memnu bahtına ** Adını söylemek istemiyorum Her hecesi amansız bir kor dudaklarımda Her harfine yıllardır şimşeklerle yarıştım Zindanlara karıştım, ölümlerle tanıştım Adını söylemek istemiyorum Rüveyda dediğim zaman Anla ki, senin için yürüyor kelimeler Çığlığımın atardamarlarından ** Hangi yıldızdır bilmem, gözlerin Kayar da üzerime Rüveyda Önce tuhaf bir deprem yayılır bedenime Sonra açılır önümde ıstırap vadileri Silik renkleriyle adımlarıma Çözülmeye yüz tutan bir mazi mühürlenir ** Hayalin bittiği menfeze doğru Alaca bir at koşar içimde
TİMAŞ
Bir Şair Bir Kitap
M. Sadi Karademir – Ters Akıntı Şiir bitti diyorlar, bitmeyecek efendi! Ben Şirazi’den sonra bilmem kaçıncı Sadi. And içtim ve devraldım yetimlerin ahını Her gece bozmak için istirahatgâhımı Sele verdim ırmaklar akıyorken, düşleri Ardından seyre daldım, belki de düşüşleri Çakıllar çarpıştıran kıvılcıma bir yoldu Ah gönül, o ateşle ne karanfiller yoldu. İndi art arda beyne sesleri çekiçlerin Çalınan musikisi derin iç çekişlerin. ** Sana söyleyecek büyük yalanlarım yok Ey sütten kesilmiş hayat, yüzüme bak! Ya içimde uyuyan aslanı bana doğrult Ya da kendiliğinden olanı bana bırak. ** Etmedim bizi yıkılmaz kılan düşleri inkâr. New York borsasında düşüyorken insanlık ** Suça ortak olmamak için bir farkındalık Entegre kuşatmayı fikirle parçalamak İçindi, O’nun kutsal kitabına inandık. ** Irmakları dökülüyor gençliğimin, dökülsün. Ne hazin bugün ateş, oysa yarın bir külsün Diyip sustu sükûnet giydiren boyunduruk Alınyazısını kötü bitiren bir sonbahar Kalkıp gideceğim buradan, gölgeler soğuk. 
ÜLKE
Yaşarken de güzeldin, ölümünde de güzelsin! ﷺ♡
"Ebû Bekir'e radıyallahu anh vefat haberi ulaşınca, geldi salavat okuyarak Resûlullah'ın ﷺ bulunduğu eve girdi. Gözleri dolu dolu olmuş, gırtlağı düğüm düğüm yukarı aşağı kalkıp iniyordu. Buna rağmen sözlerine ve davranışlarına hakim bir durumdaydı. Üzerine eğildi, yüzünü açtı; alnından ve yanaklarından öptü, yüzünü mesh etti ve ağlamaya başladı. Dedi ki: - Anam, babam, canım, ailem sana feda olsun! Yaşarken de güzeldin, ölümünde de güzelsin! Artık senin ölümün üzerine, diğer peygamberlerin ölümü ile kesilmeyen vahiy kesilmiş oldu. - Sen vasıfları sayılamayacak kadar yücesin. Sen öylesine değerlisin ki senin için ağlanmaz. Öylesine özelliğe sahiptin ki, hepimiz için teselli kaynağı idin. Bizi birbirimize kaynaştırdın, sende kedimizi bulduk. Eğer ölümün senin tercihin ile olmasaydı, hepimiz üzüntüden yasa boğulurduk! - Şayet ağlamamızı yasaklamış olmasaydın, senin için gözlerimizden seller gibi yaşlar akıtırdık, gözlerimizin pınarları kururdu! Akmasına engel olamadığımız şu göz yaşlarımız, senden ayrılmanın verdiği üzüntünün bir nişanıdır!
Sayfa 729 - Semerkand
Din
Bir Şair Bir Kitap
Gözüm olsaydı eğer dünya nimetlerinde Pekala bulurdum onları bir çöplükte ** Herkes bir parçamı alıyor hatıra diye. Çöpçü çöpümü, dünya vaktimi ve ölüm beni ** Kimim ben, kendimden uzaklarda Bir yeniçerinin bugüne sarkmış hali ** İsterdim ki durmadan çınlasın kulaklarım Beni ansın gökyüzü bile. ** Pazar toplanırken yoksul kadınlar Üstüne titrerken çürük bir elmanın ** Kuş Kuludur kanadının Konamaz yoksa. ** Eski bir yolsun artık kimsenin geçmediği ** İpeğin dili olsa anlatsa beni. Desem değilim, ağır misafir Serinlik taşıyorum yol ustasına Şükürler olsun diyorum, dinlenmiş olarak Uyanmadım hiçbir sabah, bu bana Bir sır verdi, orta yerde saklanan Bir sır, kendine sahip çıkan. Herkesin uzağında, o ışıksız evlerde Kapı altından giren soğuk gibisin,
Profil Kitap