2. DÜNYA SAVAŞI DÖNEMİ
SEYDE YENGE KOCASINDAN ALAMAZ VE GÖZÜ HEP POSTACININ MEKTUBUNDA KALIR AMA ARTIK ESKİSİ GİBİ DÜZENLİ MEKTUPLAR GELMEZ.
POSTACININ ATI DÜZENLİ BİR SIRAYLA MEKTUP TAŞIDIĞI BU EVE YÖNELİNCE ŞU SAHNE YAŞANIR.
BU SAHNEDEN ÇOK ETKİLENDİM.
Yaşlı postacı eski takkesini kırışıklıklarla kaplı, güneş yanığı alnına doğru indirir; başını üzüntüyle sallayarak atını sürerdi.
Fakat at, alıştığı için, postacının uğramaması gereken bir eve sapardı o sırada. Yaşlı adam kızar, dizginleri hızla çeker, kamçıyı yapıştırırdı. Neye uğradığını şaşıran at tökezlerdi.
"Seni mendebur hayvan! Boyun devrilsin de yürüyemez ol, e mi? Kötü haber götürmeye gelince nasıl da koşarsın! Verilecek mektubum olsa senden önce ben davranırdım..."
Artık hiçbir şeyle kavga etmek gelmiyor içimden. Ellerimi kaldırdım, teslim oluyorum. Savaşmayı bırakan insana kim ne yapabilir ki? Yenilmek kadar büyük özgürlük yok, şimdi kazananlar düşünsün Osman.