Çünkü insan, milliyet, deri rengi, ırk ve toprak parçası ortaklığı ötesinde ve dışında yine insan olarak kalır ama ruh ve düşünceden uzaklaşmış, mahrum olmuş bir insan düşünülemez. Ayrıca insan, hangi ırkın çocugu olacağını ve hangi sınırları çizilmiş toprak parçası üzerinde doğacağını tayin edemez ama sırf hür iradesine dayanarak inancını, düşünce biçimini, görüş açısını ve hayat tarzını, metodunu değiştirebilir. Fakat milliyetini, derisinin rengini değiştiremez. Buna göre bireyleri hür iradelerine ve şahsi tercihlerine dayanan bağlar etrafında bir araya gelen toplumlar, “Uygar Toplumlar'dır. Buna karşılık, bireyleri kendilerine insan niteliğini kazandırmış olan iradelerinin dışında kalan bağlar etrafında bir araya gelmiş olan toplumlar, geri kalmış, İslâm terimi ile “Cahiliye Toplumları”dırlar.