Hülasa
İnsan kafasını fare kafasından ayıran en temel özellik zalime karşı duyduğu öfkedir. Küfre öfkesi olmayan bir iman sinede yük, Ahiret'te vebaldir. Çocuklara, küfre karşı öfke duymayı büyük bir hakikat olarak öğretelim ki ZALİME dost değil Osman Batur gibi hasım olsun, “her şey bitti” dendiği bir anda murabıtlar ordusu olarak Kızıl orduları hezimete uğratsınlar.
Çin de ABD de elbet bir gün çökecektir. Kavli dualarımız fiili dualarla birleşir, küfre olan adavetimizi Çin'i boykot ederek gösterirsek mazlumların duasıyla tarih olan Sovyetler gibi varlığını mazlumun ahı üzerine bina eden Çin de elbet bir gün enkaza dönecektir. Bin küsür yıllık ribatımız düşmeyecek, İslam'a yol
açan Doğu Türkistan yeni Osman Baturlar yetiştirecektir.
İyi bilmiş olalım ki: acele ve sabırsız kararlar ile büyük bir milletin dili değiştirilemez, hatta böyle yaygaralarla bir küçük dilin bile yemek ve lezzet değişikliği yapılamaz!
SON
Hem böyle bir kaç kişinin arzu ve kararıyla koca bir millet, ecdâdımızın mirası olan kendi milli harflerimizden nasıl fedâkârlık yapabilir ?, bir taraftan (lâyık) denilmeğe lâyık bir derecede Türkçülük'e, atalarımıza düşkünlüğe doğru hızlı adımlar ile yürür, hatta sokakların ve mahallelerin, köyler ve kasabaların tarihi ve fakat İslâmi olmayan ve milli olmayan isimlerini bile eski isimler ile değiştirip dururken, diğer taraftan milliyetimizin en açık hilalinin üstünlüğü ve belki de bağımsızlığımızın parlak tuğrası olan geçerli alfabemizin sevinçli başına şapka geçirmeğe, muhterem atalarımzın ve geçmişlerimizin ruhlarına ve kültür mirası olan yüz binlerce kalıcı eserlere — birkaç kişinin hatalı kararına kurbân olarak —veda etmeyi bilmem ki milli gurur nasıl kaldırır?!
İmkânsızlıklar içerisinde yaşayıp sabreden babalarını ve dedelerini hatırla. Düşmanın, hayatın rahatına ve lüksüne ihtiyaç duyduğunu söyleyerek sana korku salıyor. Bil ki yalan söylüyorlar.
Bir eliyle seni öldüren diğer eliyle de sana ürününü Ssatan bir düşmanı düşün. Ondan nasıl satın alırsın?
Merhaba,
Daha önce Seyyid Kutub'un kısa bir öz geçmişini okumuştum ve beni etkilemişti. Yoldaki İşaretler kendisine ait okuduğum ilk kitaptı. Başlangıçta şunu söyleyebilirim ki, yazımı ve anlatımı oldukça odaklı ve net olan bir eser. Konuyla alakalı en ufak bir esneme yok. Bu anlamda İslâm’ın ciddiyetini, peşi sıra imân’ın ve Müslümanlığın ciddiyetini kavramamızı sağlayacak netlikte bir eser. Seyyid Kutub’un Amerika’da yaşadığı dönemde Sosyalizme ilgi gösterdiğini ve Mısır’a döndükten sonra fikirlerinin değişip Sosyalizmi, Kapitalizmi ve Kominizmi inceleyip daha sonra bu konuları İslâm ve Kur’an cephesinde inceleyip araştırarak İslâm’ı kavramış bir insan olduğunu düşünürsek; son olarak da doğrularından kesinlikle taviz vermediği için dönemin Mısır diktatörü Abdunnasır tarafından idam edildiğini ele aldığımızda gerçekten eğilip bükülmeyen ve davasından bir santim dahi geri kaymayan bir insanın kitabını okuduğum için bir Müslüman olarak gerçekten mutlu oldum.
Bu kitapta medeniyet ve cahiliyenin ne olduğunu, Müslümanın milliyet ve vatan düşüncesini, İslamiyet’in evrenselliğini, cihadın manasını, Kur’an’ın metodunu ve bu konularla bağlantılı diğer konuları çok net ve doğru cümlelerle, çoğu zaman ayet ve hadis delillendirmeleriyle okuyabileceksiniz. Şahsi kanaatim olarak; İslâm davasını kendisine yük edinmiş, ümmetin derdini kendine dert edinmiş her şahsın okuyup istifa edebileceği bir eser.