"Adamlarımı heba etmekten eskiden beri hazzetmem. Şimdiye dek hiç savaş kaybetmedim, bundan sonra kaybetmek için de bir sebep görmüyorum."
"Tek bir savaşı kaybetmek şerefinize halel getirmez, beyim. Teslim olmak şerefli mi?"
"Bu ihanet konusunda hepiniz hemfikir misiniz?"
"Beyim, lütfen bağışlayın, insanların askeri bir konudaki görüşlerini sordum sadece. Ortada ihanet ya da komplo yok."
"Haince fikirleri dinlemişsin ama."
"Bağışlayın lütfen ama başkomutanınız olarak aynı fikirdeysem o zaman söylenenler ihanet olmaktan çıkar ve yasal devlet politikası haline gelir."
"Kararları derebeyine bırakmamak ihanettir."
"Beyim, bir efendinin iktidardan indirilmesinin pek çok emsali var. Siz de yaptınız bunu, Goroda da, Taiko da. Hepimiz hem bunu hem daha beterini yaptık. Muzaffer kişi hıyanet etmemiştir."
Atatürk yaşam biçimini gizli tutmak için çaba göstermedi. Bir öyküye göre 1930'da İzmir'i ziyareti sırasında dostlarıyla birlikte otelin giriş katında akşam yemeğine otururlarken şehrin valisi perdelerin kapatılmasını emretmiş. Mustafa Kemal ise "Peki ama halktan gizleyecek bir şey mi yapacağız? O böyle bir sofrada ne yapılacağını sanırsa yalnız onu yapacağız. Perdeleri açınız," diyerek itiraz etmiş. Başka bir öyküye göre gizli tutma çabalarının sefahat söylentilerinin çıkmasına yol açacağını da eklemiş.
Başka bir gün İstanbul'da Moda Burnunda bir yatta içki içerken, kadehini çevresini saran teknelerdeki insanlara doğru kaldırmış, ve "Yurttaşlarım! Buna rakı derler. Biliniz ki bunu ben öteden beri içerim. Şimdi de kadehimi kaldırıp sizlerin şerefinize içiyorum,"" diye seslenmişti.586
Sayfa 586 - Remzi Kitabevi- İkinci kez okunmakta.·Kitabı okudu
"Gelin kendinize acıyın, mantığın kanatları altına girin, Tanrı'nın size bağışladığı keskin zekânızı kullanmayı bilin, dehanızı ve yeteneğinizi, ruhunuza faydalı olacak, şerefinize şeref katacak başka şeyler okumak için kullanın."
Atatürk,nutku bitirdikten sonra, Gülhane Parkı'nda devam eden bu şenliklere halkın arasında,adeta onlardan biri olarak iştirak etmişti. Hatta bir ara, bir kadeh içkiyi de eline alarak,etrafına toplanan halkına, " Bu içkiyi bundan evvel gizli gizli içerek sizleri kandıran sahtekârlar gibi değil, işte açıkça hiç saklamadan, içinizden biri gibi, bir vatandaş olarak içiyorum. Şerefinize!" diyerek kadehini kaldırıp içmesi,onun bu yeni harf reformundan ne denli mutlu olduğunun ve keyif aldığının ve de halkına karşı ne derece dürüst olduğunun açık bir göstergesidir.
Ardından Mustafa Kemal, Yeni Türkiye için neden alaturka yerine alafranga tercih edilmesi gerektiğini izah etti. Rakı içti.
"Şerefinize," dedi.
Ama onun öncesinde şöyle dedi:
"Eskiden bunun bin mislini mezbelelerinde gizli gizli içen sahtekârlar
var idi.
Ben sahtekâr değilim.
Milletimin şerefine içiyorum."
Yürü be Mustafa Kemal'im kim, tutar seni.