255
Sharon Tate suikastını hatırlıyorum.
256
Sinema sektöründe McCarthyciliğe kurban giden ilk isimlerin yapımcılar Cyril Entfield, John Berry, Jules Dassin, Joseph Losey ve senarist Dalton Trumbo olduğunu hatırlıyorum. Uzun yıllar boyunca farklı mahlaslarla çalışmak zorunda kalan Dalton Trumbo dışında hepsi sürgün edilmişti.
257
Audie Murphy'nin II. Dünya Savaşı'nda en fazla madalyaya layık görülen Amerikan askeri olduğunu ve kendi kahramanlıklarını konu alan (vasat) bir filmde bizzat rol aldıktan sonra tümden aktörlüğe geçiş yaptığını hatırlıyorum.
258
James Stewart'ın, Moonlight serenade şarkısıyla meşhur olan caz müzisyeni Glenn Miller'ın hayatını konu alan bir filmde Miller'ı canlandırdığını hatırlıyorum.
Buradaydı işte. Elimdeydi. Sararmış bir nota kağıdına, hala solmamış olan çini mürekkeple yazılmıştı. Ve üstünde şunlar yazıyordu:
"Seranade für Nadia"
Maximilliam Wagner
.. ey bana baktığın zaman çöken o tatlı delilik ve o dehşetengiz neşe ve yüzüme bakmanla gelen sarhoşluk, ey gece ve ey durmadan kapanan ve durmadan benden çıkan ve seyredilen ve yeniden büzülüp kalan ve yüreğime hapsolup saklanan benden içre bana aşkım, ...
Ey servi boylu, ey aynada kıvrılan o uzun kirpikler, ruhum kıvrık uzun kirpiklerine takılı kaldı. Bir göz kırpış, aynadaki bir öpüşme müddeti ve artık oydu, sonsuza kadar o. Deli deyiniz bana kabulümdür, ama inanınız.
Yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için bu yağmur içimi ıslatıyor dediğimi nasıl anlamaz? Düpedüz, sarıl bana dedikten sonra sarılmanın ne anlamı kalır!