Seni taparcasına sevdim. Seni konuştuğun herkesten kıskandım. Seni kendime saklamak istedim. Yalnızca seninleyken mutluydum. Sen yanımda değilken de benimleydin, sanatımdaydın...
Uzaktan seviyorum seni, elini tutmadan, yüreğine dokunmadan, gözlerine dalıp dalıp gitmeden, şu üç günlük sevdalara inat, serserice değil adam gibi seviyorum.
Ben bu kadını yedi yaşımdan beri okuduğum kitaplardan, beş yaşımdan beri kurduğum hayal dünyalarından tanıyordum. Onda Halit Ziya'nın Nihal'inden, Vechi Bey'in Mehcure'sinden, Şövalye Buridan'ın sevgilisinden ve tarih kitaplarından okuduğum Kleopatra'dan, hatta mevlit dinlerken tasavvur ettiğim, Muhammed'in annesi Amine Hatun'dan birer parça vardı. O benim hayalimdeki bütün kadınların bir terkibi, bir imtizacıydı.