Puan vermedi
Oblomov, ilk bakışta tembellik üzerine yazılmış bir roman gibi görünse de aslında insanın hayat karşısındaki kararsızlığını, alışkanlıklarının esiri oluşunu ve hayallerle gerçekler arasındaki uçurumu anlatan çok güçlü bir eserdir. Romanın yazarı Ivan Gonçarov, yalnızca bir karakter yaratmaz; aynı zamanda bir dönemin ruhunu da gözler önüne serer. Romanın başkahramanı İlya İlyiç Oblomov, günlerinin büyük bölümünü yatağında geçiren, sürekli planlar kuran ama bunları hayata geçirmeyen bir aristokrattır. Yapılması gereken işleri bilir, hatta çoğu zaman doğru olanı da görür; fakat harekete geçmek konusunda büyük bir isteksizlik içindedir. Bu nedenle Oblomov yalnızca bir karakter değil, zamanla bir kavrama dönüşmüştür. Rusçada "Oblomovluk" denilen durum, insanın düşüncelerle yaşayıp eyleme geçememesini ifade eder. Kitabı okurken insan zaman zaman Oblomov'a kızıyor. Çünkü önünde fırsatlar var, onu seven insanlar var, hayatını değiştirebilecek imkânlar var. Buna rağmen sürekli erteliyor, bekliyor ve oyalanıyor. Fakat roman ilerledikçe ona kızmaktan çok acımaya başlıyorsunuz. Çünkü aslında Oblomov kötü biri değil; aksine dürüst, temiz kalpli ve kimseye zarar vermeyen bir insan. Onun asıl sorunu, yaşamın akışına katılacak enerjiyi ve iradeyi kendinde bulamaması. Romandaki en dikkat çekici karakterlerden biri de Oblomov'un arkadaşı Andrey Stolz'dur. Stolz çalışkanlığı, hareketliliği ve hayata bağlılığı temsil eder. Oblomov ise durağanlığı ve pasifliği temsil eder. Yazar bu iki karakter üzerinden iki farklı yaşam anlayışını karşı karşıya getirir. Bir tarafta sürekli üreten ve ilerleyen insan, diğer tarafta huzur arayan ama bu huzuru giderek atalete dönüştüren insan vardır. Romanın duygusal yönünü ise Oblomov ile Olga Sergeyevna arasındaki ilişki oluşturur. Olga, Oblomov'un
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150bin okunma
Oblomovluk
8/10
·622 syf.··
2026 7. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 15:51
Kitabın önsözünde de belirtildiği üzere bu kitapta önemli olan baş karakter Oblomov değil Oblomovluktur. Yazar Gonçarov başta İlya İlyiç Oblomov olmak üzere Eski Rusya’nın içinde bulunduğu durumun sosyolojik yapısını bir insan( Oblomov) üzerinden anlatmaya çalışmıştır. Bu kitap yalnızca sosyolojik bir tespit değil hastalığı teşhis ve aynı zamanda o dönemde yaşamış kişilere yapılan bir eleştiridir. Eski Rusya’yı Oblomov üzerinden gösterirken yazar, yaratmaya çalıştığı, batılılaşan Yeni Rusya’yı Oblomov’un en yakın arkadaşı Ştolts üzerinden temsil ediyor. Çok yakın iki arkadaş olmalarına rağmen iki zıt kişilik olduklarını ve birbirlerini hiç anlamayacakları gerçeğini de söyleyelim. İşin en ilginç yanlarından biri de iki arkadaşta çok farklı kişilikler olmalarına rağmen farklı zamanlarda Olga Sergeyevna adında güzel bir kadından hoşlanmaları hatta deliler gibi aşık olmaları. Genel olarak Oblomov yani İlya İlyiç’in asil bir ruha sahip, iyi bir insan olduğunu söyleyebiliriz fazlasıyla misafirperver, cömert lakin bir o kadar da uyuşuk, hayalperest, konfor alanını terk edemeyen, geleceğin belirsizliği altında ezilen ,gerçek hayattan oldukça kopuk, derebeyi olmasına rağmen karar vermekte zorlanan birisi. Derebeyleri her zaman büyük bir sıfata sahip olmuştur o dönemde, kendi nüfuzu altında yüzlerce köylü bulunmaktadır fakat Oblomov tam tersine çiftliğinden uzakta birkaç aracı ile çiftliğini yönetmeye çalışıyor aslında çalışmıyor da sadece ona gönderilen parayı alıyor desek daha doğru olur. Ştolts tam tersine belki Oblomov kadar asil bir ruha sahip değil ama düşünme ve çözüm üretme becerisi oldukça iyi, çalışkan, haklarını bilen birisi. Oblomovu değiştirme çabası takdire şayan lakin oldukça güç olduğu da aşikar. Her şeye hatta Oblomov’a rağmen dostunu düştüğü bu bataklıktan
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·622 syf.··
2026 4. kitabı
Roman, İlya İlyiç Oblomov adlı Rus asilzadesinin yatağında uzandığı uzun bir sabahla başlar. Daha ilk sayfalarda onun hayat karşısındaki hâli anlaşılır: Ev dağınıktır, mektuplar birikmiştir, taşınması gerekmektedir, köyündeki işleri kötü gitmektedir ama Oblomov hiçbirini çözemez. Sürekli düşünür fakat düşünce eyleme dönüşmez. Onun uşağı Zahar de efendisine benzer biçimde düzensiz ve tembeldir. İkisi arasındaki ilişki bazen komik görünür ama aslında çürümüş bir yaşam biçimini temsil eder. Evde sürekli aynı döngü vardır: konuşmak, şikâyet etmek, plan yapmak, ama hiçbir şey yapmamak. Roman burada sadece bir adamın tembelliğini anlatmaz; eski Rus aristokrasisinin çözülüşünü göstermeye başlar. Kitabın en önemli bölümlerinden biri “Oblomov’un Rüyası”dır. Burada çocukluğunun geçtiği Oblomovka anlatılır. Oblomovka neredeyse zamanın akmadığı bir yerdir: herkes sürekli yemek yer, uyur, çalışmaktan kaçınır, hayatı olduğu gibi bırakır. Çocuk Oblomov: düşmesin diye korunur, yorulmasın diye engellenir, tek başına karar almasına izin verilmez. Bu yüzden büyüdüğünde gerçek hayatın sertliği karşısında iradesiz kalır. Çünkü çocukluğunda mücadele etmeyi hiç öğrenmemiştir. Roman aslında burada şunu söyler: İnsan sadece karakteriyle değil, yetiştiği atmosferle de şekillenir. Oblomov’un pasifliği doğuştan değildir; yıllarca öğretilmiş bir yaşam biçimidir. Andrey Stolz sahneye girdiğinde romanın enerjisi değişir. Stolz: yarı Alman disiplinine sahip, çalışkan, hareketli, modern dünyaya uyum sağlayan biridir. Oblomov’un tam tersidir.
Duygu ve Düşünce
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150bin okunma
6/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 15:15
Rus edebiyatının büyük ustalarından #AntonPavloviçÇehov ‘un #ÜçYıl adlı novellasında (Novella, uzunluk ve kapsam açısından kısa öykü ile roman arasında yer alan bir edebiyat türüdür.), evlilik kurumunu masaya yatırıyor. Zaman içinde duyguların dönüşümünü, yıllar içinde paylaşılan deneyimleri, birlikte göğüslenen felaketlerin ‘aşksız’ başlayan evliliklerin bile ufkunda olgun sevgilerin belirmesine yol açabileceğine işaret eder. Kitabın en basit özeti arka kapaktan; “Moskovalı bir tüccar taşrada tanışıp, ilk görüşte aşık olduğu genç Yulia'ya evlenme teklif eder. Genç kız, çekicilikten nasibini almamış bu adamı önce reddetse de, başka bir damat adayı çıkmaz korkusuyla evlenmeye razı olur. Ancak bu tek taraflı aşk, nikahtan sonra Moskova'da yeni hayatlarına başlayan çifti katlanılmaz acılara sürükleyecektir.” Hadi biraz detaylandıralım.. Yulia Sergeyevna, Doktor Sergey Borisıç’ın tek evladı, kızıdır. Yaşlı, aksi bir adamla, üstelik taşrada 21 yaşında genç bir kızın yaşaması artık zordu. Ama Yulia’nın çok aman aman bir güzelliği ve bir talibi de yoktu. Hasta Nina’yı ziyarete gider, kilisede ayinlere katılır, sürekli tanrıya dua ederdi. Moskovalı tüccar aileden gelen Laptev (Aleksey Fyodorıç, Alyoşa) kısa boylu, al yanaklı, saçları seyrelmiş kısacası çirkin bir adamdı. Kadınların arasında münasebetsiz davranır, fazla konuşur ve hareketleri yapmacık kaçardı. Üniversite bitirmiş, Fransızca konuşuyordu. Gençliğinin neredeyse tamamı aşksız geçmiş, gerçek anlamda ilk kez şimdi- 34 yaşında aşık olmuştu (Yulia’ya. Ama ilk görüş, içinde kıpırdanan duygular yüzeysel kalmış). Ablası Nina Fyodorovna’nın vücudundan kanserli bir parça alınmıştı ama insanlar ölmesini bekliyordu. Bir erkek kardeşleri daha vardı. Fyodor Laptev ve Oğulları adlı ünlü Moskova şirketinin varisleriydiler
Üç YılAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20186bin okunma
9/10
·548 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 00:00
Fyodor Dostoyevski ’nin Yeraltından Notlar eserinden sonra Rus edebiyatına mesafeli yaklaşmıştım. Ancak İvan Gonçarov'un Oblomov romanını okuyunca bu bakış açım değişti. Akıcı anlatımı ve sade diliyle eser, beni baştan sona içine çekti. Alter Yayıncılık baskısı 548 sayfadan oluşan roman, dört temel karakter etrafında şekilleniyor. Bunlardan özellikle İlya İlyiç Oblomov ve Andrey Ştoltz, eserin ana temasını belirleyen figürlerdir. İlya İlyiç Oblomov, ailesi tarafından küçük yaşta şımartılarak yetiştirildiği için tembel, hayalperest, kararsız ve sorumluluk almaktan korkan bir kişiliğe sahiptir. Hayatını sürekli erteleyen bu tavrı, onu zamanla “Oblomovluk” denilen uyuşukluk haline sürükler. Andrey Ştoltz, Alman bir baba ile Rus bir annenin tek evladıdır. Babası ona disiplin ve çalışkanlığı, annesi ise edebiyat, tiyatro ve müzik gibi kültürel değerleri kazandırmıştır. Bu çift yönlü eğitim sayesinde Ştoltz, hem disiplinli hem de hayatın zevklerini tatmayı bilen idealist bir karakter olarak Oblomov’un tam karşıtıdır. Olga Sergeyevna, genç, güzel, idealist ve duygusal bir aristokrat ailenin tek kızıdır. Annesini küçük yaşta kaybettiği için bu boşluğu başka sevgilerle doldurmaya çalışır. Oblomov ile yaşadığı ilişki, onun değişim ihtimalini simgeler. Zahar, Oblomov’un hizmetlisidir. Tembel, başkalarına bağlı ve sadık bir kişiliğe sahiptir. Tek başına yaşayamayan, yönlendirilmeden hareket edemeyen bu karakter, Oblomov’un pasifliğini besleyen bir unsur olarak dikkat çeker. Romanın ilk 200 sayfası, Oblomov’un yaşam sevincini ve mücadelesini nasıl kaybederek “Oblomov” haline dönüştüğünü anlatır. Sonraki bölümlerde ise Ştoltz ve Olga ile birlikte kısa süreli bir “normal” yaşam denemesi görülür. Bu süreçte aşkın sarhoş edici etkisi, insanların ikiyüzlülüğü ve açgözlülüğü açık bir şekilde ortaya
Edebiyat & Roman
Oblomovİvan Gonçarov · Alter Yayıncılık · 201350bin okunma
El Yazmaları Yanmaz
8/10
·520 syf.··
2023 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2023 00:00
Mihail Bulgakov'un eseri olan Usta ve Margarita benim için ayrı bir yere sahip. Liseden beri fantastik kitaplara yoğunlaşmış biri olarak bana yeni kapılar aralamıştı. Aradan geçen uzun bir aradan sonra kitabın başına tekrar oturduğumda beklemediğim şey, kitabın bana bu sefer farklı bir yol çizeceğiydi. Önceki okuyuşuma göre kitapta olan bitenleri az çok hatırladığımdan ötürü ikinci okuyuşumda olaylar bana daha anlamlı geldi ve detaylarıyla beni hayran bırakmayı başardı. İçerisinde bulunan kara mizahı olsun, okuduğunuz zaman yeri geldiğinde kitabı hatta kendinizi sorgulamanıza neden olması olsun, bu kitap okuduğum zaman beni tekrar etkisi altına aldı. Ne olduğunu anlamadan kitabın yarısına geldiğimde tekrardan bu esere hayran kalmıştım. Beni en çok içine çeken diğer bir kısım ise karakterlerin kişilikleri ve topluma yapılan eleştirilerdi. Bir kitapta en çok dikkat ettiğim şey, kitapta geçen karakterlerin sadece bir yazı parçası olarak mı karşımızda olduğu yoksa nefes alan, kalbi olan varlıklar gibi mi hissettirdiğidir. Açıkça söylemeliyim ki Usta ve Margarita bunu çok güzel başarmış. Her şey bir örümcek ağı gibi birbirine bağlı ve ustaca yerleştirilmiş ufak detaylarla kendinizi kitabın içerisinde görmemeniz içten bile değil. Kitabın yazım süreci de oldukça ilgimi çeken konulardan bir tanesiydi. Kitabı bitirdikten sonra araştırdığım kadarıyla eser 1928’de yazılmaya başlanıyor. Yazarımız Mihail Bulgakov yazılarını parça parça farklı yerlere yazıyor. Yetmezmiş gibi gün yüzüne çıkma ihtimaline karşı yazıları ya kendisi ya da etrafındakiler tarafından yok ediliyor. Bunu okuduğumda kitabın olay örgüsünde eksik gördüğüm yerlerin neden eksik olduğunu daha iyi anlayabildim. Kitabı yayımlayan kişi ise eşi Elena Sergeyevna. Parça parça olan yazıları toplayıp bir araya getirerek
Usta ve MargaritaMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,2bin okunma