Okumak için üşenmeyin. İki zıt karakteri konu edinmis . Kısaca biri üşengeç hayallerini erteleyen , diğeri ise hayallerin in gerçekleşmesi için çaba harcayan biri. Okumaya değer
Oblomovİvan Gonçarov · Alter Yayıncılık · 201349,8bin okunma
İvan Aleksandroviç Gonçarov 'Oblomov' u 19.yy da Rusya da Kırsal soylu sınıfının tembel, aylak hallerinden esinlenerek kaleme almış. Miskin, kafasında çoşkuyla planlar yapıp uygulayacağına sizi bile inandıran fakat her defasında erteleyen kahramanımız Oblomov her dönem insanının kendisinden bir parça bulacağı, bu kadarda olmaz dedirdeten güldüren, şaşırtan,kendimize gelmemizi sağlayan çok işlevli bir karakter.
Gonçarov bu güzel kitapla 'Oblomovluk' kavramını hayatımıza sokmuş oluyor. Kitabı okuyupta kendisinin bir Oblomov olup olmadığını sorgulamayan yoktur sanırım O kadar ki kitaptaki bazı kahramanların isimlerini birbirimize lakap olarak taktık (Kimin Oblomov kimin Zahar olduğunu burada yazmayacağım tabiki)
Bir ay gibi kısa sürede yazılan bu güzel kitabı Gonçarov iyi ki hayatımıza sokmuş. Sevgili öğretmenlerimizin öğrencilerine okutup, ders aldırabileceği mükemmel bir yapıt.
Keyifli okumalar
Oblomovİvan Gonçarov · Alter Yayıncılık · 201349,8bin okunma
Sevgili İlya İlyiç seni bu kitapla tanıdım. Bu kadar varlıklı bir aileden gelmiş ve eğitimli biri olmana rağmen yaşam tarzına, sadece plan yapmana ama asla icraata dökmemene, önüne çıkan en ufak
Bazı kitaplar vardır, okurken kendimizden bir parça buluruz. Hatta bazen daha da ileri gider: "Bu kadarı da olmaz, bu kitap beni anlatıyor!" deriz.
Hayatın bazı dönemlerinde öyle bir ruh
"Niçin uyuyorsun?"
"Vaktin nasıl geçtiğini bilmemek için."
Oblomov nasıl bir kitaptı bir alıntıyla anlat deseler, bu diyaloğu seçerdim. Zira Oblomov, hayatını yaşamak, çalışmak,
İvan Gonçarov , çok fazla eser yazmış bir yazar değildir.Hatta Oblomov hariç meşhur olabilmiş bir kitabı da yoktur. Ama Fyodor Dostoyevski , Anton Çehov u bile yazdığı bu ünlü romanla etkilemeyi başarmış bir
Her insanın bir parçasıyla kendine yakın hissedebileceği bir karakter olarak karşımıza çıkıyor kitabın kahramanı İlya İlyiç Oblomov. Sürekli düşünen ancak bir türlü harekete geçemeyen Oblomov; her
"Ya şimdi ya da hiçbir zaman!"
Hepimizin içinde az veya çok bulunan Oblomovluk; bir bezgin ruh hâli diyebiliriz ve kitap bu miktarın belirlenmesinde, biraz ailenin biraz çevrenin olumlu, olumsuz payını tüm yönleriyle bize sunmuş.
Kitapta, Oblomov olmanın etkilerini net görüyoruz ve açıkçası beni zaman zaman "hadi ama" demeye yöneltmekle beraber, bazı gereksiz bulduğum kısımlar olsa da olayların böyle güzel işlenmesi, dilinin sade ve çok akıcı olması, elbette en önemlisi de kişiye; kendisini, hayatı ve çevresindeki insanları sorgulatması, kitabı, çokça düşünülmesi gereken başka bir boyuta taşıyor. Kitaptaki anlatım bana çok samimi geldi, bazen gülümsedim bazen kızdım ve sevdim, yazarın diğer tüm karakterleri anlamlı işleyişini ise oldukça başarılı buldum.
Harika bir kitap okuduğumu düşünüyorum.
"Hayatın ne içindeyim ne dışında...
Sadece yanında yürüyen bir gölgeyim"
İncelememe başlarken kendime ait bir kaç mısrayla başlamak istedim. Kitabı bitirdikten sonra yıllar yıllar önce
Simbirsk, şimdiki adıyla Ulyanovsk'ta doğmuştur. Zengin bir tüccar ailesinin çocuğu olan Gonçarov, Oblomov'unkine benzeyen bir çocukluk geçirmiş, asilzadelerle geleceğin Oblomov'larıyla birlikte özel bir pansiyonda okumuştur. Moskova Üniversitesi'ni bitirdikten sonra, Petersburg'ta otuz üç yıl sürecek ve kendisini yüksek bir göreve kadar getirecek memurluk hayatına başladı. 1847'de ilk eserini, Alelade Bir Hikâye'yi çıkardı.1849'da da Oblomov'un Rüyası bir dergide basıldı. Ama Oblomov son şeklini ancak 1857'de, Marienbad'da bir aylık sürekli bir çalışma süresinden sonra aldı. Bu büyük romanın bir ay içinde yazılması belki de imkânsız görünmektedir, ama unutmamak gerekir ki, "bu eseri yıllarca kafamda taşıdım ve geriye onu ancak kâğıda geçirmek kalmıştı," demiştir yazar.
Roman Rusya'da bir bomba gibi patladı. Zaten zaman da pek elverişliydi. Köleliğin kaldırılmasına üç yıl kalmış, bütün edebiyat dünyasında, uyuşukluğa, hareketsizliğe, şaşkınlığa karşı bir savaş açılmıştı. Bunun içindir ki, bir çağdaşın yazdığı gibi "Bütün okuma yazma bilenler Oblomov'u heyecanla okuyorlar. Hiç mübalağa etmeden denilebilir ki bu anda Rusya'da en küçük, en kenarda kalmış bir kasaba yoktur ki orada Oblomov okunmasın, üzerinde tartışılmasın. Oblomov ve Oblomovluk kelimeleri bütün Rusya'ya yayılmış, ebedi olarak dilimize girmiştir."
Bu eserden başka, Gonçarov'un 1856'da çıkan ve üç yıllık bir dünya yolculuğunu anlatan "Fregal Pallada" isimli bir eseriyle birkaç eleştirisi ve hikâyesi vardır. Oblomov'dan sonra yazdığı "Uçurum" adlı büyük romanı 1869'da çıkmış ve Gonçarov onunla on yıl uğraştırmıştır.