Uzak Şark bu sırada bize iki muamma, mütenakız gibi görünen iki problem gösteriyor. Son harpler bu problemin Önemini büsbütün arttırmıştır: 1. Asla değişmez görünen bir içtimai tip: Çin. 2. Yanıbaşında, şaşılacak ani istihaleler geçiren bir içtimai tip: Japonya. Halbuki ikisi de aynı tarihin iki unsuru, az çok aynı ictimai tekâmülü geçirmiş iki cemiyettir. Fakat bu iki cemiyetin teşekküllerini daha vakından tetkik edersek aralarındaki fark meydana çıkar. a. Çin, aile cemaatleri halinde küçük köylülerden ibaret (küçük arazi sahibi). müstevli çobanların hâkimiyetine bağlı bir memlekettir. b. Japonya, kasaba cemaati halinde küçük zanaatkâr-köylüden mürekkep; fakat büyük arazi ve burg sahibi muhtelif reislere tâbi bir memlekettir. Bu iki sınıf teşekkülü ve iki terkipten birincisi imparatorluk bünyesini ve kati hareketsizliği doğuruyor, ikincisi bir nevi feodaliteyi, servet birikmesini ve seri istihaleleri meydana getiriyor.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gelecek yıllarda nasıl olacağını bilmiyorum. Dünyada müthis değişiklikler oluyor, bazı güçler yüzünü tanımadığımız bir geleceği biçimlendiriyor. Bu güçlerin bazıları bize kötü görünüyor, kendi içlerinde kötü olmasalar da bizim iyi diye bildiğimiz baska şeyleri ortadan kaldırma eğiliminde oldukları için. İki adamın tek-adam-dan daha büyük bir taşı kaldırabileceği doğru. Bir ekip tek adamdan daha hızlı ve iyi otomobil üretebilir; devasa bir fabrikanın ekmeği de daha ucuz ve daha birörnektir. Besinlerimiz, giysilerimiz ve barınaklarımız hep seri üretimin karmaşıklığı içinde imal edildiğinde, seri yöntemi düşüncemize de sızarak diğer bütün düşünüşleri ortadan kaldıracaktır. Zamanımızda seri ya da kolektif üretim ekonomimize, siyasetimize, hatta dinimize yayılmış durumda; öyle ki bazı uluslar Tanrı düşüncesinin yerine kolektiflik düşüncesini koydular. Benim zamanımın tehlikesi bu. Dünyada müthiş bir gerilim var, kopma noktasına yaklaşan bir gerilim; insanlar mutsuz, kafaları karışık."
Li gor rîwayeta Herodotî; Asyaya Jorîn bi qasî 520 salan di bin desthilata Asûriyan da mabû. Ji Medan kesayetekî bi navê Deioces (Diyako) ku bi edaleta xwe navdar bû, bi mebesta ku bikaribin xwe li hemberî êrîşên Asûriyan biparêzin, yekîtiya hemû hozên Medan çêkiriye, Hemedan kiriye paytexta xwe û bi vî awayî dewleta Medan ava kiriye. Piştî Diyako, di serdema kurê wî Phraortesî da hêza Medan zêde bûye û di serdema neviyê wî Keyaksar (Keyxusrew) da ev hêz gihîştiye lutkeyê. Di serdema Keyakzarî da Medan dawî li împeretoriya Asûriyan anîne (di sala 612ê BZê da), Lîdyayî têk birine û heta bi çemê Halîsê (Çemê Qizilirmaqa Anadolê) Asyaya Biçûk xistine bin desthilata xwe. Di sala 550ê BZê da di serdema şahê dawî yê Medan Astiyagesî da desthilatdarî bi şeklekî ne asayî ketiye destê neviyê wî Kûruş (Kîrus/Cyrus) ku ji aliyê bavê xwe ve Pers û ji aliyê dêya xwe ve Med bû. Kûruşê Hexamenîşî li dijî kalê xwe Astyagesî serî hildide, paytexta Medan Hemedanê dagîr dike, dawî li desthilatdariya Medan tîne û bi vî awayî dewleta Hexamenişî ya ku navenda wê wîlayeta Persê bû ava dike. Hin dîroknas, guherîna vê desthilatê wek destguherîneke navxweyî dinirxînin ku li şûna kurê Astiyagî neviyê wî hatiye desthilatê. Lêbelê hin dîroknas jî vê yekê wek darbeyeke navxweyî li qelem didin.
Evliliği insanlardan daha iyi tatbik eden ve koku alma duyusu köpeklerden bin kere daha kuv
vetli olan bu et yiyici kuş, bir sopayı bir tüfekten ayırmak hususunda en seri bir anlayış kabiliyeti gösteren sayılı kanatlı hayvanlardan biridir. Yapılan bazı tetkiklere göre karga üç
sayısına kadar sayınayı da biliyor..