Cansu Doğru

Cansu Doğru
@seria_clan
9/10
·331 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
Hepimiz duymuşuzdur komşumuz açken tok yatmamak gerektiğini ancak kaçımız uyguluyoruz? Saramago’da bir röportajında : “Artık yan komşumuza karşı bile körleşmişken Mars’a gitmenin ne anlamı var?” diyor. Günümüzde tepki vermenin önemi çok büyük ama biz çevremizdeki tüm olaylara gözlerimizi kapatıyor adeta körleşiyoruz. Teknolojinin gelişmesiyle artık dünyanın dört bir yanındaki olayları görebiliyoruz ancak hiçbir tepki vermiyoruz. Buradan yola çıkarak diyebiliriz ki: İnsan değiştiremeyeceği şeylerin körü olur. Bizi ilkel doğadan ayıran özelliğimiz “düşünmek”. Düşünmek için sebebe ihtiyacımız yok ama bu dönemde kimseyi düşünmez olduk. İnsanoğlu olarak garip bir kibrin içindeyiz. Hayatı tek başımıza göğüsleyebileceğimize dair büyük bir inancımız var ancak hayat dostluklarla, beraberliklerle güzel. Bu güzel duyguların hepsini unuttuk. Yapılması gereken her şey bir görevmiş gibi, evimizin musluğundan su akması, evimize elektrik gelmesi doğal durumlar gibi kimseye teşekkür etmez olduk. İşte Körlük kitabı insanın kendini karakterize eden tüm bu duygulara karşı körleşmesini anlatıyor. Dostluklara, dürüstlüğe, saygıya karşı körleşmek… Belki de körlüğün en kötüsü budur. Kitaptaki tasvir edilen körlük “Süt beyazı”dır. Bu da bize masumluğu çağrıştırıyor. Yani Saramago bizlere günümüzde insanların masumiyet perdesinin arkasına saklanarak körleştiğiyle ilgili bir metafor sunuyor. Bir diğer metafora bakacak olursak göz doktorunun körleşmesidir. Gözü tedavi eden kişinin de kör olarak artık işlevsiz hale gelmesi, aslında hepimizin aynı seviyede olduğunu ve körlük dendiğinde her şeyin anlamsızlaşacağı anlamına gelmektedir. Kitapta bakacağımız bir diğer husus Saramago’nun nokta ve virgül işaretlerinden başka bir noktalama işareti kullanmamasıdır. Saramago’ya göre hayat, zaman, düşünceler
Edebiyat
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,1bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·330 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
Okurken olayın içindeymiş gibi bazı düşüncelere sahip olabiliyorsunuz. Taraf tutabiliyorsunuz, taraf değiştirebiliyorsunuz... Geçilen sayfalarla beraber yeni şüphelilerle karşılaşabiliyorsunuz. AMA öyle bir yer var ki oraya geldikten sonra "ben şu an ne okuyorum?" dediğiniz. O noktayı asla düşünmediğiniz hatta aklınızın ucundan dahi geçmediği bir yerde buluyorsunuz kendinizi. Sürükleyiciliği, sonunun çarpıcılığı muhteşem bir kitap. Hiçbir detayın havada kalmaması bir yana kitabı bitirdikten birkaç saat sonra kendinize gelemiyorsunuz. Birine kitap önermem gerektiğinde aklıma gelen ilk kitap budur. MUHTEŞEM.
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,6bin okunma
9/10
·350 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
Winston Smith otuz dokuz yaşında Gerçek Bakanlığı’nda çalışan bir dış parti üyesidir. Sisteme ve Büyük Birader’e karşı nefret bulunmakla beraber bunu düşünce polislerine belli etmemeye çalışmaktadır. Çünkü düşünce suçu en büyük suçtur. Büyük Birader'den nefret etmek yasaktır. Ama Winston beynini yiyip bitiren nefret düşüncelerini durduramamaktadır, her şey çok anlamsız gelmektedir. Dün ak olan bugün kara olabilir ve kimse bunu yadırgamaz. Winston kendini rahatlatmak için günlük yazmaya başlar, hatta defteri kapattıktan sonra birinin onu açıp açmadığını anlayabilmek için defterin bir kenarına beyaz toz koymuştur. Ancak işin sonunda göreceğiz ki düşünce polisleri bu tozu yerine koymayı düşünecek kadar kıvrak zekalıdır. Evet Winston'un yazdığı günlük bile okunmuştur. Rüyalarındaki sayıklamaları bile dinlenmiştir. İşin sonunda her şeyden çok sevdiği Julia'sına bile ihanet edecektir. Günümüzde sosyal medya paylaşımlarından, gazetedeki yazılarından dolayı ceza alanlar bize George Orwell'ın distopyasına biraz da olsa yaklaştığımızı gösteriyor. Özellikle yaşadığımız halkın balık hafızalığı "iç parti üyeleri" için işleri oldukça kolaylaştırmaktadır. Okurken nefesinizi tutacağınız, sonunda da bir hayli vicdan yapacağınız bir kitap. SAVAŞ BARIŞTIR ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR CAHİLLİK GÜÇTÜR.’
1984George Orwell · Can Yayınları · 2018200,2bin okunma
6/10
·413 syf.··
Beğendi
·
2020 5. kitabı
·
86 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2020 22:05
Kitapta bir rejimin baskısı altında yaşayan ve kültürel değerlerini kaybetmeye yüz tutmuş bir köyde geleneklerine bağlı bir insan ve çabalarını görüyorum. Bence Aytmatov anlatım gücüyle insanları mankurt olmaktan kurtarmalıyız mesajını vermek istiyor. Fazlasıyla birikim ve tecrübeye dayalı bir kitap olduğunu düşünüyorum.Yazarın akıcı üslubu ve kurgudaki başarısı bu ön araştırmaları sayesindedir
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656,1bin okunma
7/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
Denemeleriyle sık karşılaştığımız Cicero MÖ 106 ve MÖ 43 yılları arasında yaşamış Romalı büyük devlet adamı ve bir düşünürdür. Gençliğinde hukuk eğitimi alan Cicero bunu felsefe eğitimiyle taçlandırmıştır. Yaşamı boyunca devlet içinde çeşitli görevler yapmıştır. Roma, toplum düzeni ve devlet ile ilgili konuşmalarıyla her çağın insanını etkilemeyi başarmıştır. Hatta halk önünde sergilediği üstün hitabeti ile “vatanın babası” (Pater Patriare) ünvanı almıştır. Büyük düşünür Dostluk Üzerine adlı kitabı Platon’dan esinlenerek diyalog şeklinde yazmıştır. Bu diyalogların başkonuşmacısı Gaius Laelius, Quintus Mucius Scaevola ile Gaius Fannius’un isteği üzerine “Dost ve Dostluk” konularını anlatmaktadır. Sohbet şeklinde devam eden eser, kısa ama bir o kadar anlamlı. Cümleleri o kadar etkileyici ve güzel ki alıntı yapmak istediğimizde sayfanın tamamını almamız gerekebilir. Peki neden deneme türünde yazmış bu kitabı? Deneme, yazarın belli bir konuya ilişkin kişisel duygu ve düşüncelerini anlattığı metinlere denir. Cicero düşüncelerinin tamamını kurgudan uzak en iyi bu şekilde aktaracağını düşünmüş olsa gerek, bu türde birçok kitap yazmıştır. Cicero kitapta dostluğun neredeyse her noktasına değinmiş diyebiliriz. Eskiden dost olduğunuz daha sonra görüşmedikleriniz, dost zannedip aslında dost olmadıklarınız, iş hayatında dostluk, yaşılıkta dostluk, yeni dostluklar... Bunun yanında dostumuzu seçerken nelere dikkat etmeliyiz, kendimizden neler vermeliyiz, karşımızdan neler beklemeliyiz gibi soruların cevabını da bu kitapta bulmak mümkün. Biraz Cicero’nun bu öğütlerinden bahsetmek istiyorum. Mesela iyi bir dostluğun yalnızca iyi insanların arasından çıkmasının mümkün olabileceğinden (s.37),aslında dostluk sandığımız bazı ilişkilerin ihtiyaç veya muhtaçlık ilişkisi üzerinden
Felsefe
Dostluk ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Alfa Yayınları · 20173,394 okunma