Denemeleriyle sık karşılaştığımız Cicero MÖ 106 ve MÖ 43 yılları arasında yaşamış Romalı büyük devlet adamı ve bir düşünürdür. Gençliğinde hukuk eğitimi alan Cicero bunu felsefe eğitimiyle taçlandırmıştır. Yaşamı boyunca devlet içinde çeşitli görevler yapmıştır. Roma, toplum düzeni ve devlet ile ilgili konuşmalarıyla her çağın insanını etkilemeyi başarmıştır. Hatta halk önünde sergilediği üstün hitabeti ile “vatanın babası” (Pater Patriare) ünvanı almıştır. Büyük düşünür Dostluk Üzerine adlı kitabı Platon’dan esinlenerek diyalog şeklinde yazmıştır. Bu diyalogların başkonuşmacısı Gaius Laelius, Quintus Mucius Scaevola ile Gaius Fannius’un isteği üzerine “Dost ve Dostluk” konularını anlatmaktadır. Sohbet şeklinde devam eden eser, kısa ama bir o kadar anlamlı. Cümleleri o kadar etkileyici ve güzel ki alıntı yapmak istediğimizde sayfanın tamamını almamız gerekebilir. Peki neden deneme türünde yazmış bu kitabı? Deneme, yazarın belli bir konuya ilişkin kişisel duygu ve düşüncelerini anlattığı metinlere denir. Cicero düşüncelerinin tamamını kurgudan uzak en iyi bu şekilde aktaracağını düşünmüş olsa gerek, bu türde birçok kitap yazmıştır.
Cicero kitapta dostluğun neredeyse her noktasına değinmiş diyebiliriz. Eskiden dost olduğunuz daha sonra görüşmedikleriniz, dost zannedip aslında dost olmadıklarınız, iş hayatında dostluk, yaşılıkta dostluk, yeni dostluklar... Bunun yanında dostumuzu seçerken nelere dikkat etmeliyiz, kendimizden neler vermeliyiz, karşımızdan neler beklemeliyiz gibi soruların cevabını da bu kitapta bulmak mümkün. Biraz Cicero’nun bu öğütlerinden bahsetmek istiyorum. Mesela iyi bir dostluğun yalnızca iyi insanların arasından çıkmasının mümkün olabileceğinden (s.37),aslında dostluk sandığımız bazı ilişkilerin ihtiyaç veya muhtaçlık ilişkisi üzerinden