7/10
·152 syf.··
2026 12. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 02:12
Güzide Sabri den okuduğum ilk Roman. Tavsiye etmekle başlıyorum işe geçmişte yazılan,akıcı,sanki Türk filmi izliyormuşçasına kitap okumayı sevenler için. Duygu yansıtmalarına bayıldım. Kara sevda oluşuna da ama evli bir adama aşık olan gencecik bir kız okumayı hiç sevmedim.Evet duygu yüklü bir anlatımdı ama içsellestiremedim.Fikret olmayacak seyin farkındaydı güzel bir hayatı da olabilirdi ama yazar bu şekilde yazmayı tercih etmiş. Fikret gibi ögrencilerim olur diye de korkuyorum ,geçmişte kaleme alınan seyler suan gündüz kuşağı programlarında cok cesurca gösteriliyor. Maalesef.
Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı MetrukesiGüzide Sabri Aygün · Can Yayınları · 20214,006 okunma
9/10
·256 syf.··
2026 15. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 00:00
Bu kitap, tanıştığım ilk Şükrü Erbaş kitabı oldu ve iyi ki onun kalemiyle tanışmışım dedirtti. İnsanın Acısını İnsan Alır, sadece okunan değil, hissedilen kitaplardan biri. Yazarın dili oldukça sade olmasına rağmen cümlelerinin bıraktığı etki çok derin. Bazı satırların altını çizerken kendimi buldum, bazılarını ise uzun uzun düşündüm. Kitap boyunca insan olmanın, yalnızlığın, sevmenin, kaybetmenin ve yaşamanın ağırlığına dair birçok duyguya rastladım. Özellikle insan ilişkilerine ve hayata dair yaptığı gözlemler bana oldukça samimi geldi. Sanki karşınızda size hayatı anlatan, yaşanmışlıklarıyla yol gösteren biri varmış gibi hissettiriyor. Şükrü Erbaş'ın kalemi yer yer hüzünlü ama aynı zamanda umut veren bir tonda ilerliyor. Kitabı okurken birçok cümlenin uzun süre zihnimde kaldığını fark ettim. İlk kez okuduğum bir yazar olmasına rağmen bana oldukça yakın hissettiren bir anlatımı vardı. Benim için eksik kalan birkaç küçük nokta olsa da kitabın genel atmosferi, duygu yoğunluğu ve düşündüren yapısı sayesinde 9/10 verdiğim bir okuma oldu. Şükrü Erbaş'ın diğer kitaplarını da merak etmeme neden olan, kalbi olan bir kitaptı. "Bazı kitaplar okunur, bazı kitaplar ise insanın içine yerleşir. Bu kitap benim için ikinci gruptaydı."
İnsanın Acısını İnsan AlırŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201813,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sevdiklerinizle son bir yolculuk serüveni..
10/10
·200 syf.··
2026 5. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 23:38
Sevdiğinin öleceğini bile bile bindiğin o tren.. Yarım kalan aşklar, babasını son kez gören evlat.... Sevdiklerinizi son kez görürcesine sarılın, onlarla hoş sohbetler edin, yeni almış olduğunuz bir kıyafetiniz varsa onu hemen giyin hayat bu nerede son bulacağı belli olmayan bir belirsizlik. Sevdiklerinize zaman ayırın görmezden gelmeyin onları , o an meşgul iseniz çok bekletmeden dönüş sağlayın. Sonra söylerim diye hiçbir şeyi ertelemeyin.. Sanırım bende böyle bir kazada sevdiğimi kaybetmiş olsam makinistin karısı gibi yapıp inmek istemezdim onunla ölmek isterdim. Kesinlikle okuyun bu kitabı kesinlikle..
Dünyanın Son Tren İstasyonuTakeshi Murase · Olimpos Yayınları · 202630 okunma
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 19:07
•Bu kitaba biraz korkarak başladım sanırım… Çünkü bazı hikâyeler daha ilk sayfadan insanın içine yerleşeceğini hissettiriyor. Ama bir baktım, sayfalar akıp gitmiş; ben ise Midyat’ın taş sokaklarında, yıllardır dinmeyen kırgınlıkların, susulmuş cümlelerin ve yarım kalmış sevdaların arasında kaybolmuşum… •Firuze benim için sadece bir aşk hikâyesi olmadı. İçinde aile, ihanet, kader, sırlar, geçmişin yükü ve insanın kendi kalbiyle verdiği savaş vardı. Ama en çok da ayakta kalmanın hikâyesiydi. •Firuze… Seni okurken en çok etkilendiğim şey güçlü görünmen değildi aslında. Çünkü güçlü karakter çok okuyoruz. Ama senin kırılarak güçlü kalman başka bir şeydi. Omuzlarına yüklenen onca şeye rağmen yürümeye devam etmen, bazen yanlış kararlar vermen, bazen yorulman ama yine de yeniden ayağa kalkman… Bunu çok sevdim. İnsan bazı karakterleri kusursuz oldukları için değil, gerçek hissettirdikleri için unutamıyor. Firuze de benim için öyleydi. Bazı yerlerde durup “Biraz da kendini seç…” demek istedim. Çünkü ailesi için verdiği mücadele, her şeyi kendi içinde taşıması ve buna rağmen dimdik durmaya çalışması gerçekten etkileyiciydi. Yıkılsa bile yeniden ayağa kalkması, duygularını bastırırken bile yoluna devam etmesi beni çok etkiledi. •Ve şimdi gelelim benim asıl zayıf noktama… Ezra Saruhan. Ben bu adama biraz fazla düştüm galiba… Çünkü Ezra öyle büyük sözlerle değil, sevmeyi yaşayış biçimiyle etkiliyor. Onun sevgisi bağırmıyor; bekliyor, taşıyor, susuyor ama hiç eksilmiyor. Bir insanın birini yıllarca aynı yerden, aynı içtenlikle sevebilmesi beni gerçekten mahvetti. Her sahnesinde “Tamam, artık daha fazla sevemem.” dedim; sonra "iki gözüm" dedi ve yine bittim. •Ezra’nın Firuze’ye bakışında öyle sakin ama derin bir sevda vardı ki… Bazı karakterler vardır; sadece sevmez, sevdiği
Firuze 1 - Kehribar AteşiMehsa · Ephesus Yayınları · 202642 okunma
Bye Bye Türkçe
Puan vermedi·434 syf.··
2026 4. kitabı
Oktay Sinanoğlu’nun Bye Bye Türkçe kitabı, benim için yalnızca bir dil savunusu değil, aynı zamanda bir kimlik ve adalet çağrısıdır. Kitabı okurken, Türkçenin yavaş yavaş yabancı kelimelerle kuşatılıp kendi özünden uzaklaştırılmasına karşı duyulan derin bir kaygıyı hissediyorsunuz. Fakat bu kaygının içinde karamsarlık değil, tam tersine güçlü bir umut var: Türkçeyi yeniden saflaştırmak, genç kuşaklara dilin güzelliğini ve gücünü hatırlatmak. Sinanoğlu’nun kalemi, bir bilim insanının titizliğiyle dilin kaybolma sürecini örneklerle açıklarken, aynı zamanda bir gönül insanının coşkusuyla Türkçeye sahip çıkma çağrısı yapıyor. Benim için bu kitap, dilin korunmasının bir adalet meselesi olduğunu hatırlatıyor. Çünkü dilini kaybeden toplum, kendi kimliğini ve haklarını da kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalır. “Bye Bye Türkçe” başlığı, bir dilin vedası gibi sarsıcı bir metaforla okuyucuyu düşündürüyor; fakat satır aralarında dilin yeniden dirilişine dair ışık saçan bir düş incisi gizleniyor. Sinanoğlu, Türkçeyi yalnızca bir iletişim aracı olarak değil, kültürler arasında köprü kuran bir değer olarak görüyor. Bu bakış açısı, bana dilin evrensel bir ışık taşıyıcısı olduğunu hissettirdi. Kitabı bitirdiğimde zihnimde kalan en güçlü duygu, Türkçeyi korumanın bir görev değil, bir sevda olduğuydu. Sinanoğlu’nun çağrısı, bana kendi yazarlık yolculuğumda da dilin adaletle, kimlikle ve inançla nasıl iç içe olduğunu hatırlattı. Bye Bye Türkçe, sıradan bir dil savunusu değil; geleceğe dair bir vizyon, bir kimlik manifestosu ve aynı zamanda bir umut kitabı. Bu yüzden benim için eşsiz bir eser olarak kalıyor. 1000Kitap ALİ YARDİBİ Bye Bye Türkçe Oktay Sinanoğlu
Düşünce
Bye Bye TürkçeOktay Sinanoğlu · Alfa Yayınları · 20105,7bin okunma
Bütün Şiirleri 1
8/10
·200 syf.··
2026 38. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 18:33
Şükrü Erbaş’ın bendeki yeri çok başkadır; onun şiiri insanın içine öyle bir oturur ki, orada kelimelerden bir ev inşa eder kendine. Bütün Şiirleri 1 kitabının sayfalarında kaybolduğumda, aslında kendi ruhumun en ücra köşelerini adımlıyormuş gibi hissettim. Sayfaları çevirdikçe içimde derin, uçsuz bucaksız bir yalnızlık uyandı; ama bu insanı üşüten değil, aksine kendi kırılgan tarafıyla barıştırıp şefkatle sarmalayan, modern dünyanın gürültüsünden kaçıp sığındığım kuytu bir liman gibiydi. ​Zamanla hüzün, damarlarıma tanıdık bir sızı gibi yayıldı. Geçmişe, yarım kalmış heveslere, geride bırakılan her şeye duyulan bir sızıydı bu; ama beni karamsarlığa sürüklemek yerine, kalbi hissetmekle yükümlü bir canlı olmanın kutsal ağırlığını hatırlattı. İçimde incinmiş ne kadar duygu varsa, bu kitapta bir elin onlara usulca dokunduğunu ve "geçti, buradayım" diyerek teselli ettiğini hissettim. ​Şair sanki kendime bile itiraf edemediğim gizli dertleri kendi kalbinden geçirip önüme koymuştu. Dünyaya karşı ördüğüm bütün güçlü görünme duvarları boşa çıktı; aslında sadece anlaşılmak ve hissetmek isteyen yalın bir insan olduğumu anladım. Kitabı kapattığımda ruhumda kalan tek şey; büyük bir kabulleniş, derin bir dinginlik ve içimdeki hüzünlü çocuğun başının şefkatle okşanmış olmasının verdiği benzersiz bir huzurdu. Herkese iyi okumalar dilerim..
Alıntı
Bütün Şiirleri 1Şükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202511,4bin okunma