Arada romantik kitaplarda okumak gerekiyormuş. Özellikle de bu yazarı. Bay yanlış numara kitabının ikinci kitabıydı. Birinci kitapta jacke fazla ısınmasam da bu kitapta bayıldım. Aşırı eğlenceli ve komik bir karakterdi. Hallie yer yer canımı sıksa da o da sevdiğim bir karakter oldu. Ben kitaplar da ilk önce erkek karakterin aşk olmasına bayılıyorum böyle kendi kendine depresif hallere girmesi acayip hoşuma gidiyor. Bu kitabın da sevdiğim yönlerinden bir tanesi de buydu. Jack kanka ayağına hallieyle vakit geçirmesi çok iyiydi. İşini biliyorsun adamım. Kitap bazı yerlerde textingdi bu da kitabın ilerleme akışını baya hızlandırmıştı. Ben kitabı beğendim sıkmadan kendini okutturdu...
Aşk BahsiLynn Painter · Artemis Milenyum Yayınları · 2024254 okunma
En son söyleyeceğim şeyi şimdiden söylüyorum, kitabı çok beğendim ve çok hoşuma gitti. Benim Suat Derviş ile yani asıl adı Hatice Saadet ile tanışma kitabım oldu Ankara Canavarı. Bu tanışmanın çok daha erken bir zamanda olmasını isterdim. Polisiye seven bir okur olarak okuduğum en iyi polisiye kitaplardan biriydi. Günümüzde polisiye alanında yerli olarak pek çok yazarın ismi geçerken Suat Derviş'in yani Hatice Saadet'in adını diğer yazarlar kadar duymamış olmak üzücü bir durum. Kitabın başından sonuna kadar çok keyifli bir anlatım dili var ve bol bol da sürprizler var. Hele ki Ankaralıysanız daha da fazla keyif alabilirsiniz. Sonuç olarak çok sevdiğim bir polisiye kitabı oldu hatta bir polisiye kitapta ne okumak istiyorsam onu okuyabildiğim çok başarılı bir eser olmuş diye düşünüyorum. Hatice hanım ile tanışmaktan dolayı çok mutluyum ve kitaplarını da okumaya kesinlikle devam edeceğim.
Hayatın sürprizlerini, umut etmeyi ve yeniden başlamayı anlatan akıcı ve keyifli bir roman. Paris atmosferi hikâyeye ayrı bir güzellik katıyor. Sara Jo'nun sevdiğim bir kaç eserinden...
Çocuk kitapları deyince çok sevdiğim yazarlardan @mertarik100 . Çocukların hayal gücünü destekliyor,meraklandırıp araştırma işini keyifli hâle getiriyor her defasında. Çılgın babaanneyi de özlemişim okurken fark ettim.
Çılgın babaannemiz maceradan maceraya atılmaya devam eder bu kitapta da. Dünyayı keşfetmek bir yana yaşadıkları kasabada da daha önce hiç duyulmamış dernekler kurmayı, kurslar vermeyi de ihmal etmez. Bir gün gezi dönüşü herkese hediye verirken Ezgiş'e çok özel olduğunu ifade ettiği bir hediye verir. Kutudan bir ağaç dalı çıkar. "Ne olabileceğiyle ilgilen" diyen babaannesinin sözlerini aklından çıkarmayan Ezgiş düşünmeye devam eder. Bu arada çılgın babaanne hepimizin muzdarip olduğu kaybolan çorap olayına el atar ve ortaya harika şeyler çıkar. Babaannesinin bu halinden etkilenen Ezgiş sonunda mükemmel bir fikir bulur.
Kitapla ilgili o kadar şey yazmak istiyorum ama fazla ipucu da olmasın diye tutuyorum kendimi . Keşke herkes böyle bir babaanneye sahip olsa diyorum her yeni kitapta. Keşke herkes çocukların hayal güçlerini bu kadar destekleyebilse.. Mert Arık bu işi biliyor kesinlikle,okurken çok keyif aldım.Kitaplarına seçtiği konular, hazırlanan görseller,verilmek istenen mesajlar,ayraçlar buram buram emek kokuyor.Çocuklarımız okumalı,tanışmalı bu yazarla.
Peki siz bir ağaç dalıyla ne yapardınız?
İnekleri neden uzaya çıkarmazlar,biliyor musunuz?
Cevaplarınızı bekliyorum
Ararsak bulabiliriz... Şifa aramaktadır..
Kitapların gününüzü aydınlattığı güzel bir gün dilerim
#fenciyorumluyor Reklam ( yayınevi göründüğünden)
Bu kitabı çok uzun yıllar arayla üçüncü kez okudum ve her seferinde farklı ayrıntıların beni yakaladığını fark ettim. Kitap çok katmanlı ve zengin bir içeriğe sahip.
Berger, aslında sadece sanat eserlerine nasıl baktığımızı anlatmıyor; görmenin, kültürümüz, sınıfsal konumumuz, cinsiyetimiz ve yaşadığımız çağ tarafından nasıl şekillendirildiğini sorgulatıyor. Bir tabloya, reklama ya da gündelik bir görüntüye baktığımızda gerçekten ne gördüğümüzü ve bize neyin gösterildiğini düşünmeye davet ediyor. Kitabın en sevdiğim yanı, bakışın pasif bir eylem olmadığını hatırlatması oldu. Tıpkı mekânları deneyimleme biçimimizin değişmesi gibi, gördüğümüz şeylerin anlamı da bulunduğu bağlama göre sürekli dönüşüyor.
1926 yılında Londra'da doğan John Berger, sanat eleştirmeni, yazar ve ressamdı. Sanatı yalnızca estetik bir alan olarak değil, toplumu ve insanı anlamanın bir yolu olarak ele aldı. Görme Biçimleri de bu yaklaşımın en güçlü örneklerinden biri. Üçüncü okumamın sonunda kitap bana yine aynı şeyi hatırlattı: Değişen sadece baktığımız şeyler değil, onları görme biçimimizdir.
İlk kitabın finalinden sonra merakla hemen ikinci kitaba başlamıştım. Bugünde sizlere Kozmos serisinin ikinci kitabı hakkındaki düşüncelerimi söyleyeceğim.
Öncelikle 2. Kitapta kaos uygulamasıyla alakalı daha fazla bilgi öğrenmiş olmak çok hoşuma gitti. Yazar özellikle Kaos’un nasıl kurulup amacının ne olduğunu olay örgüsünün içerisine çok güzel bir şekilde işlemişti. Özellikle bu bilgileri öğrenirken bir yandan Ana erkek karakterlerimiz diyebileceğimiz (Arın, Mete, Dora, Uzay, Kutay, Berk ve Demir’den bahsediyorum૮₍ ´ ꒳ `₎ა) yedi erkek karakterin neler yaptığını bu uygulamada nasıl oyunlar oynadığınıda flashback sahneleriyle okumak aşırı ilgimi çekti. Umarım ilerki kitaplarda da böyle flashback sahneleri olur.
Olay örgüsünde özellikle Toprak’ın gözünden okusakta Melina ile sahnelerinin olması ve bu sahneler sayesinde Melina’nın düşüncelerini, anılarını okuyabilmek benim çok hoşuma gitti. Ayrıca kısacıkta olsa Toprakla sahnesi olmasıda çok güzeldi. Ben çok çok inanmaya başladım birbirlerine iyi geleceklerini^^
Fakat bu noktada ortada olan hoşlantı durumları çok çok zıt ve tehlikeli durumda. Toprak abisi Arın ile Elsa’yı seviyorlar. Elsa aylardır yurt dışında yaşıyordu fakat bu kitapta geri dönüyor. Kendisinin daha önceden Arın ile bir geçmişi olmuş ve anladığım üzere Arını unutmak için geldiği gibi Toprakla yakınlaşmaya çalışıyor. Açıkçası bana en baştan ber hiç iyi birisi gibi hissettirmedi. Toprak’a karşı tutumuda hiç içime sinmedi. Arın’ında Elsaya olan hislerinin geçtiğini çok fazla düşünmüyorum bu yüzden bu aralarında yaşanan aşk üçgeni tamamen bir yıkıma yol açıcakmış gibi hissediyorum. Umarım gerçekten iyi olanlar çok yara almadan olur her şey. ⚞(⸝⸝>⸝⸝<⸝⸝)⚟
Birazcık Toprak’ın gözünden okumayı anlatıcak olursam. Melina’nın anlatımından okurkende seveceğimi