"Ağlamak nasıl bir şey biliyor musun Anka kuşunun küllerinden yeniden doğması gibi bişey ağlamak arınmak Gülşah ağla ve arın ağla ve kurtul geçmişin yüklerinden"
Ağlamanın utanılacak bir şey olmadığını aksine beni tazelediğini düşünüyorum o an, gözyaşlarıma izin veriyorum bir süre daha akıyor yanaklarıma onlarla mücadele etmeyi bırakınca ben bu sefer kendiliğinden duruyor duruluyor.
Göğü kucaklayıp getirdim sana
kokla
açılırsın solmuşsun
Giyecek çamaşır getirdim sana
adettir diye değil, sevdim diyedir
bağışla, eski biraz
bedenim uygundur diye bedenine
elimle yıkadım, ütüledim
elma ağacında kuruttum
unutma
Kadere inansaydım
sana inanırdım