10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 160. kitabı
𝙰𝚗𝚕𝚊𝚜̧𝚖𝚊 𝙾𝚏-𝙲𝚊𝚖𝚙𝚞𝚜 𝚂𝚎𝚛𝚒𝚜𝚒 1 Herkese selamlar... Bugün sizlere severek okuduğum bir kitap ile geldim. Ahhh Of-Campus evrenine bende ayak bastım. Veee tabi ki de çok sevdim. Dizisi de şu aralar epey popüler ama ben kitapları ile kalırım o keyfi ve tadı üst seviyede bırakırım diye düşünüyorum. Evet serimiz yetişkin içerikli. Alt metinde yatan ve mesajlar veren kısımları ayrı sevdim onları söylemden geçemezdim. Hayaller, aile, geçmiş, kalp kırıklıkları, yanlış seçimler, görmezden gelinenler, duygusal karmaşa, psikolojik travmalar ve her şeye rağmen sevdiğin hayata tutunma ve yaşama sevinci... Uzun zamandır spor romantizmi de okumuyordum ve bu kitap iyle geldi. Özellikle üniversite evreni ayrı iyi geldi. Bu tatlı çifti sevdim. Hannah ve Garrett ile tanışın! Hannah bir müzik öğrencisidir. Ailesinden uzakta okur. Daha doğrusu geçmişinden kaçmıştır. On beş yaşında uğradığı t*cavüz ile hayatı değişir. Ve ceza almayan üstelik de ödül gibi Hannah'ın ailesine kesilen bir ceza vardır. Ailesi ile ise arası her zaman iyidir. Uzun zamandır ilişki yaşayamayan ve söz konusu cinsel ilişkiye gelince aştığını düşünse de hep içinde kalanlar vardır. Ya da doğru kişiye denk gelmedi kim bilir! Şeeeyy ben okudum biliyorum. Garrett Graham o tarih bölümü okuyan bir hokey oyuncusudur. Hokey onun için her şeydir.
AnlaşmaElle Kennedy · Yabancı Yayınevi · 20163,129 okunma
Puan vermedi·139 syf.··
2026 42. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:00
Oğlumla iki farklı çocuk kitabına başladık. Bitirince değiştireceğiz. Ben dayanamadım 3-4 saatte bitirdim. Oğluma öyle bir anlatmışım ki yavrum elindekini bitirmek için uğraşıyor. İlk 20-30 sayfadan sonra olaylar büyük bir hızla başlıyor. Çocuklar için hayal gücünü, teknolojiyi, yapay zekayı çok ilginç hale getirmesini aşırı sevdim. Verdiği mesajları ayrı beğendim. Zorluklarla boşa çıkma, yeniden başlama, barış, dostluk, güven, aile bağları gibi temaları çok güzel işlemiş. Çaktırmadan hikâyenin içine yerleştirilmiş her biri. Ablanın kardeşi için hissettikleri, çocukların güçlü yanlarını fark etmeleri, kendinden küçüklerde var olan güçleri kabul etme, ekip çalışması, dikkat de olay örgüsüne çok güzel yerleştirilmiş. Her zaman her yerde olduğu gibi bir kötü çıkıp bütün ülkenin hatta bütün gezegenin barış içinde yaşamasını mahvediyor hikâyede. Neyse ki Galaktik Barış Elçileri var. Kraliçe Serapha'nın ülkesinde halkı için geniş yaşam alanları açması, kütüphanenin kutsal sayılması sanırım benim için en özel kısımlardı. Kral Vor-An' ın ülkesinde teknoloji savaş için kullanılmayınca, teknolojinin doğru kullanıldığında nelerin icat edilebileceğinin vurgulanması ise çocuklar için hayati önemli bence. ( Sadece bu mesaj için bile çocuklar bu kitabı okumalı.) Hikâyede tek sevmediğim şey (bu da sanırım benim özel durumumdan kaynaklanıyor.) çocukların annelerinin bir hastalık sonucu ölmesi. Bu yaş çocukların kitapta ölümlerle tanışmasını sevemedim. Bakalım Göktuğ, Gökçe, Atilla ve Şüheda galaksiden dünyaya dönebilecek mi? Ne dersiniz?
Nyrathos SerüveniMuhammed Selman Anasal · Kent Kardeş Yayınları · 20263 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·272 syf.··
2026 68. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 17:23
Alex Schulman'ın 17 Haziran romanı, geçmişle bugün arasında kurulan etkileyici bir hikâye anlatıyor. Romanın merkezinde Vidar bulunuyor. Hayatının zor bir döneminden geçerken tesadüfen ailesinin eski yazlık evinin telefon numarasını buluyor ve numarayı çevirdiğinde kendisini yıllar önceki 17 Haziran 1986 gününe bağlanmış halde buluyor. O günden gelen sesler ve konuşmalar aracılığıyla çocukluğuna, ailesine ve yıllardır hatırlamak istemediği anılara doğru bir yolculuğa çıkıyor. Romanın en güçlü yanı, geçmişin insan üzerindeki etkisini çok başarılı bir şekilde işlemesi. Alex Schulman, aile içindeki kırılmaları, çocuklukta yaşanan olayların yetişkinlik hayatına nasıl taşındığını ve bastırılan anıların insanı yıllar sonra bile nasıl takip ettiğini büyük bir ustalıkla anlatıyor. Gizem duygusu roman boyunca canlı kalırken, Vidar ile birlikte geçmişte ne yaşandığını anlamaya çalışıyoruz. Kitabı çok sevdim. Öncelikle dili inanılmaz akıcıydı. Sayfalar neredeyse fark ettirmeden ilerledi ve kitabı çok hızlı bir şekilde okudum. Alex Schulman'ın kurgularının genel olarak çok sevildiğini görüyorum ancak şu an için yazar hakkında kesin bir değerlendirme yapabilecek kadar eserini okumadım. Bu okuduğum ilk kitabıydı. Yine de kurduğu hikâye ve yarattığı atmosfer, diğer kitaplarını da merak etmeme neden oldu. Kitabın bende bıraktığı en büyük etki ise anlattığı fikir oldu. Okuma boyunca sürekli şunu düşündüm: Eğer çocukluğumdaki hâlimle konuşabilseydim ona ne söylerdim? Ya da o bana ne söylerdi? Bugünkü hayatımı görünce mutlu olur muydu? Hayallerimin hangilerini gerçekleştirdiğimi, hangilerinden vazgeçtiğimi sorar mıydı? Kitap bittikten sonra bile bu sorular zihnimden çıkmadı. 17 Haziran benim için sadece bir gizem ya da aile hikâyesi olmadı. Daha çok insanın kendi geçmişine dönüp
Edebiyat
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,068 okunma
9/10
·524 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Füsun'um güzelim,prensesim seni ilk gördüğümde o aşkımızın sadece bedenden bedene geçtiğini düşünürdüm.Ama senin aşkın beni körükledi ve cidden almamam gereken riskleri almam gerektiğini öğretti.Sana kolay yalan söyledim çoğu zaman ama o kadarda çok sevdim seni o bana sarılışın gözlerini kapattığında hayallere dalışın beni ayrı yerlere götürdü sana çok zalim davrandım seni neredeyse 9 yıl bekledim bana geri dönmen için beni geri sahiplenmen için o 2 ile 4 arasındaki geçirdiğimiz zamanı o güzel dudaklarını çok özlemiştim yanındaydım ama dokunamıyordum görüyordum ama sevemiyordum sen bana dargın ve küskündün verdiğim sözleri tutamamıştım seni kendime aşık edip yataklara düşürdüm ve olmaman gereken biri ile olmanı sağladım.Çok kararlıydın ve hevesin çok hızlı kırılıyordu güzelim ama istediğin yapıldığında hemende ikna oluyordun hırslıydın.Senden eşyaları sakladım senin dokunduğun,senin dudağına deydirdiğin kaşığı,giydiğin ayakkabıyı,içtiğin gazozu,yediğin helvayı,içtiğin ucu kırmızı sigara izmaritini hepsini birbir sakladım. Merhamet apartmanında hepsini dizdim ve orası senin ve senden aldığım,senin dokunduğun bana seni hatırlatan herşey vardı.Anıların artık benle ama anıları kazanayım derken seni kaybettim ben beklediğim aşk’ı ben beklediğim bal dudakları güzel vücudu kaybettim herşey için özür dilerim Füsun’um…
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma
Kitap özeti ve kitap yorumudur spoiler!
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 02:01
Bu kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, yazarın kalemine olan hayranlığımın bir kez daha artması oldu. Daha önce Geçmişin Kırıkları ve Karışık Kaset kitaplarını da çok sevmiştim. Yazarın karakterlere hissettirdiği duygular, yaptığı betimlemeler ve diyalogları yazış biçimi bana her zaman çok samimi geliyor. Bu kitabı aslında biraz korkarak okudum diyebilirim. Uzun zamandır listemdeydi ve sürekli karşıma çıkıyordu. Acaba beklentimi karşılamaz mı diye düşünüyordum ama yine beni yanıltmadı ve gerçekten çok sevdim. Kitapta uzun yıllardır evli olan Grace'i okuyoruz. Grace, kocasının kendisini aldattığını öğreniyor. Üstelik evliliği boyunca yedi kez düşük yapmış ve artık evlilikleri tamamen yıpranmış durumda. Boşanmaya karar veriyorlar ancak Grace hâlâ kocasını sevdiğini düşünüyor. Küçük bir kasabada yaşayan Grace'in babası papaz ve ailesi kasabada oldukça saygı duyulan insanlar arasında yer alıyor. Buna rağmen yaşadığı sorunları kimseyle paylaşmıyor ve boşanma sürecinden ailesinin bile haberi olmuyor. Bir süre sonra kasabaya dönüp en yakın arkadaşının evine gidiyor ve bir süre onun yanında kalmak istediğini söylüyor. Ancak evde dolaşırken kocasına ait bir tişört görüyor ve aslında kocasının kendisini en yakın arkadaşıyla aldattığını öğreniyor. Üstelik bu tek seferlik bir olay değil, uzun süredir devam eden bir ilişki. Bunu öğrendiği anda dünyası yeniden başına yıkılıyor ve yaşadıklarını anlatmak için kız kardeşinin yanına gidiyor. Tam bu süreçte kasabanın yüz karası olarak görülen Jackson ile yolları kesişiyor. Jackson, alkolik babasıyla birlikte yaşayan ve araba tamirciliği yapan biri. Kasaba halkı onu ve babasını yıllardır dışlıyor. Hatta ona "canavar" ve "yüz karası" gibi lakaplar takmışlar. Grace ve Jackson zamanla aynı ortamlarda bulunmaya başlıyorlar. İlk
Yüz KarasıBrittainy C. Cherry · Martı Yayınları · 20243,332 okunma
imdat
Yok dayanamıyorum, bir kitaba başlayıp yarım bırakmaktan veya bir seriyi yarım bırakmaktan nefret ederim ama olmuyor yani sabredemiyorum. Okurken gerçekten sinir harbi geçiriyorum. Kadın aklımla dalga geçiyor resmen ya. Hiçbir şey mi manalı olmaz, hiçbir olayın mantıklı bi sebebi yok. Bi karakter atıyor ortaya en kötüsü en nefret dolusu bakışları olan bi tip 50 sayfa sonra aa bunu iyi yapalım aslında yaptığı her şeyin böyle bi sebebi olsun. Ya ama bize bi hissettir bunu karakterde damdan düşer gibi aniden aklına geldiği gibi yazamazsın. Dünyanın bi düzeni yok oturmuş hiçbir şey yok. Ölümüne korunan kaç yıllık şehir ortalık malı oldu. Önem verilen durumlar 5 dakika sonra harcanabilir bi konumda oluyor, e hal buyken ben okuduğumu ciddiye alamıyorum yani. Zaten Ryhs ve Feyre beni çıldırtıyor yani her ortamda bi çekim muhabbeti ay tamam anladık en çok sizsiniz. Zamanında taciz edildiği için korunma olarak kütüphaneye sığınmış kadınlar hakkında konuşup bunun dramını yapıp 3 sayfa sonra orada sevişmekten bahsediyorlar ya gerçekten mi! Bu seriyi neden bu kadar çok seviyorlar hiç anlam veremedim maalesef. Yan karakterler daha aklı başında ama yine derinlik yok bi türlü okura geçmiyor. Yazar o an karar verip böyle bir şey olsun diyip yazıyor hissi veriyor. Zaten 2. Kitaptan sonra sabrım dolmuştu çünkü onun serinin en iyi kitabı olduğunu söylüyorlardı. Hadi dedim inat ediyim biraz daha okudum, ki bu kitabın başı güzel başladı bence Tamlinin sarayını içten çökertme çalışmaları olsun, kemik toplayan adama ziyaret olsun güzeldi ama gerçekten her yerden bi saçmalık fırlıyor iki güzel olaya denk gelicem diye bu kadar vaktimi vermeye katlanamıyorum yani. Her şey çok zorlama Tamlin nefreti de başta geliyor mesela. Yan karakterler daha sevimli mesela onları okusaydık sadece keşke
Kanatlar ve Küller SarayıSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20183,517 okunma