Kilitli Kapı kitap yorumu
8/10
·272 syf.··
2026 15. kitabı
Bu kitap yazardan okuduğum 3. oldu. Açıkçası yazarın diğer okuduğum kitapları gibi yine çok akıcıydı ve gerçekten hızlı bir şekilde bitirebildiğim bir kitap oldu. Belki de diğer kitaplar ile neredeyse peş peşe, birbirine çok yakın zamanlarda okumuş olmamdan kaynaklı genel tekrar eden bazı şeyler fark ettim. Örneğin bazı karakterlerin doktor/ cerrah olması veya olmak istemesi, psikopatik özellikler göstermeleri, ilişkilerinde bağlanma ya da güven sorunları yaşamaları ve sürekli bir ilişki içerisinde bulunmaktan kaçmaları gibi temalar yazarın diğer kitaplarında da bulunan, tekrar ettiğini gördüğüm unsurlar oldu. Açıkçası birbirlerini bu kadar anımsatmasalar bu tekrarlamalara fazla takılmayabilirdim ancak ben biraz takıldım açıkçası. Spoilerlı yorum! Öncelikle kitabın büyük bir kısmında kafamda hiçbir düşünce yoktu. Bir noktada şüphe Nora'ya bir noktada Brady'ye çekiliyordu ki ikisine de pek ihtimal vermemiştim okurken çünkü ters köşe olacağını biliyordum. Buna rağmen Brady'nin asıl suçlu olması kısa bir anlığına mantıklı geldi dürüst olmak gerekirse ancak olmadı tabii. Harper beni gerçekten çok şaşırttı ama Harper'ın asıl suçlu çıkmasındansa Nora ile kardeş çıkmaları asıl şok oldu benim için. Kitabın içinde bir noktada katilin kadın çıkacağına dair sinyaller veriliyordu, o yüzden aklımdan geçirmiştim fakat ihtimal vermemiştim yine de Harper olacağına. Ayrıca Sonny olayı da şaşırtıcıydı. Nora'nın peşine takılan Henry sanarken aslında Sonny'nin olması da ayrı bir ters köşeydi. Bodrum katındaki sahnenin Erkek Arkadaş kitabıyla benzeyen ancak spoiler sayılabileceği için buraya yazmak istediğim bir yönü daha vardı, o da asıl suçlunun diğer karakterimizin yiyeceğine/içeceğine ilaç katarak onu sersemletmeye çalışması. O kısımda aklıma direkt olarak Erkek Arkadaş kitabı
Kilitli KapıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20252,654 okunma
Büyülü Gerçekçilikle Gerçek Hayatın Acısı İç İçe: Ahmarubi
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Fatih Selvi’nin on iki öyküden oluşan Ahmarubi adlı eseri, benim gibi normalde öykü kitaplarına fazla zaman ayıramayan bir okur için bile su gibi akan, son derece keyifli bir deneyim oldu. Yazarla tanışma kitabımdır. Kitap, adını Sudanlı bir göçmen kızın Akdeniz’deki ölüm kalım mücadelesini, boğulma trajedisini, sömürgeciliği, savaşı, göçü ve parçalanmış hayatları anlatan çarpıcı başlık öyküsünden alıyor. Yaklaşık 120 sayfalık bu kısa ama derin eser, özellikle Yeniden Başlamak, Suyun Çekim Kuvveti ve Bir Son Duygusu öykülerini adeta yıldızlayarak ikişer kez okumama sebep oldu. Yazarın cümleleri adeta mısra gibi akıyor. Canlı betimlemeler, melankoli, ince bir ironi, sürreal dokunuşlar ve psikolojik derinlik iç içe geçmiş durumda. Öykülerde sıkça karşımıza çıkan hayvan motifleri, toplumsal eleştiri, hafıza, kayıp ve varoluşsal sorgulamalarla birleşerek büyülü gerçekçiliği gerçek hayatın çıplak acısıyla ustaca harmanlıyor. Yoğun iç monologlar ve duygu odaklı anlatımla bireyin iç dünyasına odaklanan yazar, modern insanın çıkmazlarını ve çelişkilerini etkileyici bir samimiyetle aktarıyor. Poetik ve akıcı diliyle öykülerin içine çekildim. Yeniden Başlamak ise kitabın benim için zirvesiydi. Zihinsel yükler, içsel hesaplaşma ve yeniden doğuşun zorluğu üzerine kurulu bu öykü, “İntihar etmedim, kafamın içinde dönenlerin ağırlığıdır beni öldüren” gibi vurucu cümlelerle insanın kendi kafasının içinde verdiği mücadeleyi derinlemesine işliyor. Hem bireysel hem evrensel bir katman taşıyor.Bu yönüyle özellikle bu ve diğer iki öykü hafızamda çok özel bir yer edindi. Kitap bittikten sonra yazarın diğer eserlerini, özellikle son kitabı Kavanoz Fenomeni’ni merak etmeye başladım. En kısa zamanda onu da okuyup izlenimlerimi paylaşacağım. Kısacası, melankolik ruhu seven, şiirsel ve derin
Duygu ve Düşünce
AhmarubiFatih Selvi · Ötüken Neşriyat · 017 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi
Herkese merhaba Kısa bir ara sonrası kaldığımız yerden, hazır da karne tatili yaklaşmışken, bir çocuk kitabıyla devam edelim. Pofidik, dünyanın en korkusuz ajanı olarak tanınsa da; pineklemeyi, atıştırmalık yemeyi ve tembellik etmeyi seven, konforuna düşkün bir kedidir. Her şey Pofidik ile casus arkadaşları Jade ve Kit’in, izin gününde su parkını ziyaret etmeleriyle başlar. Kahramanlarımız için gayet sıradan başlayan izin günü, su parkının en büyük düşmanları tarafından gizli bir üs olarak kullanıldığını fark etmeleriyle macera ve aksiyon dolu bir yolculuğa dönüşür. Bakalım Pofidik ve arkadaşları, ‘Kıskaç’ ajanlar şehri yok etmeden önce onları durdurabilecek mi? Başarılı çizimleri, esprili ve akıcı anlatımı; cesaret, ekip çalışması ve arkadaşlık temalarıyla ilkokul seviyesinin bayılacağı bir kitap. Keyifli okumalar
Pofidik Ajan KediAdrian Beck · The Çocuk Yayınevi · 202638 okunma
Annemin aldığı ilk kitabım sanırım, teşekkürler anne...
10/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 22:41
Çocukluğumun en sevdiğim kitabıydı ama o zamanlar elimde sadece serinin 2. kitabı vardı; bu yüzden tüm seriyi bitirmek hiç nasip olmamıştı. Ancak şunu söyleyebilirim ki, hatırladığımdan çok daha heyecan vericiymiş. Fantastik evreni ve yaratıcılığı muazzam bir kitap fakat çocuklar için ne kadar uygun, orası tartışılır. Ben çocukken içindeki resimler bana biraz ürkütücü ve tiksindirici gelirdi. ​Yıllar sonra yeniden okurken kitapta tam bir Esrarengiz Kasaba (Gravity Falls) havası olduğunu fark ettim. Hangisinin önce yazıldığını/düşünüldüğünü bilmesem de Esrarengiz Kasaba seven herhangi birinin bu kitap serisine de bayılacağından eminim. İçindeki çizimler gerçekten harika, karakterler çok güzel tasarlanmış. (Belki karakterler biraz klasik gelebilir -grifon gibi- ama hepsini ayrı seviyorum.) ​Özellikle çocukluğumda okuduğum yıldaki basımı ve yayınevini bulabilmek için aylarca uğraşmıştım. En sonunda internetteki bir sahafta 5 kitaplık seriyi takım olarak buldum; alabildiğim için çok mutluyum. Şimdi kitaplığımın baş köşesinde duruyorlar ve bu sayede çocukluğum her an gözlerimin önünde. Büyülü Taş
1000Kitap
Büyülü TaşTony DiTerlizzi · Doğan Egmont Yayıncılık · 2009264 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 22:40
Nietzsche’nin neredeyse tüm eserlerinim bir özeti niteliğinde olan bir eserinin daha sonuna gelmiş bulunmaktayım. Bu esere Nietzsche’nin insanlığa, insan ruhuna, hakikat kılığına bürünen yalanlara, “ideal” diye dayatılan kavramlarla insanlığın sürekli bir kandırılma döngüsünü acımasızca eleştiriyor. Bu eleştirileri yaparken de sürreal ve irnoik bir üslup kullanmaktan da imtina etmiyor. Tahmin edileceği üzere eser, Nietzsche’nin bilindik ağır üslubuyla kaleme alınmış bu nedenle berrak bir zihinle okunmasında fayda var. Ayrıca eserde yalnızca felsefi içerikler bulunmayıp edebi üslupla kaleme alınmış birtakım söylenceler de bulunmakta. Toplam 118 sayfa olan bu eser, Nietzsche’nin tarzını bilen ve seven tüm okurlar yönünden bir çabukta bitirilebilecek nitelikte bir eserdir. Kitapsever herkesin kütüphanesinde bulunmalı ve muhakkak okunmalı.
1000Kitap
Ecce HomoFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201512,3bin okunma
GERÇEK KIYAMET İNSANIN İÇİNDE KOPANDIR!
7/10
·274 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 12:24
Bir insanı hayatta tutan şey gerçekten umut mudur? Yoksa bazen sadece unutamamak mıdır?.. Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım. Bugün sizlere Oğuz Yılmaz ’ın Şimal Yıldızı kitabını inceleyeceğim. Hazırsanız başlayalım! Öncelikle şunu söylemeliyim ki bilimkurgu, çok sık tercih ettiğim bir tür değil. Ben daha çok edebi yönü güçlü, karakterlerin iç dünyasına derinlemesine inen, melankolik tarafı ağır basan kitaplarda kendimi buluyorum. Bu yüzden Şimal Yıldızı’nı okurken de dikkatimi en çok çeken şey kurulan distopik dünya ya da teknolojik unsurlar değil, karakterlerin yaşadığı duygusal çatışmalar oldu. Özellikle Leke karakteriyle bağ kurdum diyebilirim. Çünkü kitabın merkezinde büyük bir sistem, bir mücadele ve bir gelecek tasarımı olsa da beni en çok etkileyen şey onun yaşadığı insani kırılmalardı. Şimal’e dair yaşadığı hayal kırıklığı, buna rağmen tamamen teslim olmaması, sorgulamaya devam etmesi ve kendince direnmeye çalışması oldukça etkileyiciydi. En çok da burada hikâyenin bilimkurgudan çıkıp insanın en tanıdık yaralarına dokunduğunu hissettim. Çünkü bazen insanın hayatındaki en büyük yıkım, dünyanın değişmesi değildir; güvendiği bir insanın değişmesidir. Asıl kıyameti orada kopar insanın… Yabancıların kötülüğüne karşı kendimizi hazırlayabiliriz belki ama sevdiğimiz insanların bizi hayal kırıklığına uğratmasına hiçbir zaman tam anlamıyla hazır olamıyoruz. Bu yüzden Leke’nin yaşadığı kırgınlıklar bana kitabın distopik atmosferinden çok daha etkileyici geldi. Gölge ile kurduğu bağ da bu nedenle hoşuma gitti. Dünyanın bütün düzenleri değişse bile insanın anlaşılmaya, görülmeye ve yanında yürüyen birine ihtiyaç duyması değişmiyor çünkü. Kitabın temelinde yer alan hafıza, duygu, özgür irade ve insanlık üzerine kurulan sorgulamaları da değerli buldum. Özellikle kusursuz
Edebiyat
Şimal YıldızıOğuz Yılmaz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202649 okunma