Evimizin önünde büyükçe bir bahçemiz vardı. Çok severdik bu bahçeyi, bu bahçede oynamayı. En çok da leylak ağacını... Bahar gelirken leylaklar mor mor açar, onlara dikkatle yaklaşır, eğilip uzun uzun koklardık ama asla koparmazdık. Bize gelen misafirler leylakları görünce koparıp evlerine götürürlerdi. İşte en çok da buna kızardık. Bizim kıyıp koparamadığımız çiçeklerimizi onların koparmaya ne hakkı vardı?
Sayfa 21
“Aynı şeyleri, aynı evleri, aynı insanları, aynı şarapları, çoğunlukla aynı filmleri, aynı çiçekleri, aynı kedileri severdik...”
Alıntı
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Biz hep gizlice, söze dökmeden, sevgimizi gözlerimize taşıyarak severdik.
Halkım şarkı söylerdi; biz dans eder ve severdik. Gücümüz buydu. Ama aynı zamanda da kazardık. Sonra da ölürdük. Nedenini seçme şansımız nadiren olurdu. Bu seçim, güçtü. Tek silahımızdı.
Sayfa 68 - Darrow·Kitabı okuyor
Alıntı
Birde papatyaları severdik. Bahçede kendiliğinden çıkan gencecik boyunlu, sari gözlü papatyaları. Güller bizi ilgilendirmezdi.
Sayfa 65 - Doğan kitap·Kitabı okudu
Çünkü yine gitmesinden korktuk
hem severdik o çiçeği delicesine hem de sevmez görünürdük çocukluk işte kapışmamız sanki bir başka nedendendi yoksulluk dağbaşında yalınayak keloğlan varsıllıksa subaşında bir azgın devdi