Bir adam düşün geçmişindeki kadını,yanında olan kadınla yaşıyor
9/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Evli olup aynı evde iki yabancı olanların hikayesi Bir adam düşün geçmişteki yarasının üzerine yuva kurup her anını bugün yanındaki kadınla geçmişini yaşayan ve bu adamın ölümünden sonra bile geçmişinde takılı kaldığını öğrenen kadını düşün ben seni severken sen geçmişini seviyordun hoşçakal yanımda geçmişiyle yaşayan yabancı hoşgeldin her halime aşık olan o adam Bir kadın düşün her haliyle aşık olduğu yanındaki adamın bi başkasına olan aşkını kendine olan aşkı sanıp yıllarca sahte mutluluklarla yaşıyor ve eşinin ölümünden sonra bile sevdiği adamın yasını tutarken karşılaştığı acı gerçeklerle bambaşka birine dönüşüp gerçek aşkı bulma hikayesi kadın kıymetli ellerde çiçek açar kıymetsiz ellerde solar gide kıymetinizi bilin ve bilenlerin yanında olun sevdikleriniz yanınızdayken ve henüz vaktiniz varken...
ÇiçeklenmelerMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20267,6bin okunma
Kendinden vazgeçerek kimseyi kazanamazsın!
8/10
·128 syf.··
2026 573. kitabı
Stefan Zweig’in Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu adlı eseri, karşılıksız sevginin ve bir insanı hayatının merkezine koymanın nelere mal olabileceğini anlatan etkileyici bir novella. Kitap, bir kadının yıllarca sevdiği adama yazdığı mektuptan oluşuyor. Bu mektup sadece bir aşk hikâyesi değil; aynı zamanda takıntının, fedakârlığın, yalnızlığın ve görünmez olmanın hikâyesi. Kadın bütün hayatını tek bir insana göre şekillendirirken, sevdiği adam onun varlığını bile tam anlamıyla fark etmiyor. Zweig’in en güçlü yönü yine insan psikolojisini ustalıkla işlemesi. Kadının duygularını okurken bir yandan ona üzülüyor, bir yandan da kendinizi şu soruyu sorarken buluyorsunuz: Bir insan başka birini severken kendinden ne kadar vazgeçmeli? Kitap beni en çok bu noktada düşündürdü. Çünkü anlatılan şey sadece büyük bir aşk değil. Aynı zamanda bir insanın kendi hayatını, mutluluğunu ve kimliğini tek bir kişinin etrafında kurmasının da hikâyesi. Kısa ama etkisi uzun süren bir eser. Bitirdiğinizde aklınızda kalan şey aşkın büyüklüğünden çok, insanın kendini unutacak kadar sevmesinin ne kadar ağır bir bedeli olabileceği oluyor.
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - Bir Kadının Hayatından 24 SaatStefan Zweig · Can Yayınları · 20248,6bin okunma
Reklam
3/10
·109 syf.··
2026 14. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 01:11
Dokuzuncu Hariciye Koğuşuna resmen üçüncü kez şans verdim ama yine olmadı... İlk iki okumamda hiçbir şey anlamamıştım belki bu sefer farklı olur diye zorladım ama yarıda bırakmamak için kendimi resmen paraladım. Dilinin ağırlığı bir yana kesinlikle eski Türkçeye de hakim olmak gerekiyor. Bunun haricinde kitapta o kadar çok gereksiz ve uzatılmış cümle var ki... (öznel) Peyami Safa ilk kez okuduğum bir yazardı ama bende hiç iyi bir izlenim bırakmadı uzun bir süre de Peyami Safa görmek istemiyorum sanırım.Üzgünüm. Kitapta beni gerçekten etkileyen tek bir kısım oldu çocuğun bacağının kesilme ihtimalini öğrendikten sonra “Evde bıçakla ekmek kesilmesine bakamıyorum” demesiydi... O cümle resmen içime oturdu. Zaten ön yargıyla başlamışken en azından minik bir ümit beslemiştim bu okumamda ama maalesef sarmadı. İnsanın kendi ruhuyla savaşı o yalnızlık hissi güzel düşünülmüş ama dili benim için bu hikayenin önüne geçti maalesef.Bazı incelemeleri okudum bir kısım severken bir kısım da benim gibi sıkılmış,anlamakta zorlanmış vs.Olabilir her kitap memnun etmeyebilir.Keyifli okumalar Mihriy’ Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Peyami Safa
İnceleme
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022121,1bin okunma
Bazı sorular dualardan daha dürüsttür.
8/10
·70 syf.··
2026 90. kitabı
Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor, adından da anlaşılacağı gibi kolay okunan ama kolay sindirilen bir kitap değil. İnanç, adalet, acı ve sorgulama üzerine düşündüren bir metin. Kitabı okurken en çok hoşuma giden şey, sorgulamanın düşmanlık olarak sunulmaması oldu. Çünkü çoğu zaman insanlara ya inanmak ya da tamamen reddetmek arasında bir seçim varmış gibi davranılıyor. Oysa hayatın içinde bazen insan inanırken de sorgulayabiliyor, severken de kırılabiliyor, güvenirken de soru sorabiliyor. Rahel’in Tanrı’yla hesaplaşması aslında biraz da insanın hayatla hesaplaşması gibi geldi bana. Yaşanan acıların, haksızlıkların ve cevapsız kalan soruların karşısında sessiz kalmayı reddediyor. Bu yönüyle kitap, kesin cevaplar vermekten çok düşünmeye alan açıyor. Her görüşüne katıldığımı söyleyemem ama zaten kitabın amacı da okuru kendi tarafına çekmek değil gibi geldi. Daha çok, uzun zamandır sormaya cesaret edemediğimiz soruların varlığını hatırlatıyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey cevaplar değil, sorulardı. Sanırım bazı kitapların değeri de tam burada yatıyor. Bize ne düşüneceğimizi söylemelerinde değil, düşünmeye devam etmemize neden olmalarında.
Rahel Tanrı’yla HesaplaşıyorStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,8bin okunma
Puan vermedi·528 syf.··
2026 49. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 20:41
#tılsımvesis2 #sedalena “Seni her şeyden, herkesten korurum. Bu uğurda ölürüm ama seni senden nasıl koruyacağım?” Larina gözünü yaralı olarak açar ama korktuğu şey kendi yaraları değil As’ı kaybettiği düşüncesidir. Toparlandığı birkaç günde Larina üzüntüden kahrolmuştur. Eve geri döndüğü zaman ise As’ı sağ salim karşısında bulur. As ise her yerde genç kızı aramaktadır. Bulduğunda ise bir daha onu yanından ayırmak istemez. Birbirlerine kavuşmuşlardır artık ve Larina’nın tek isteği As ile evlenmektir. Kralın şerefine düzenlediği baloya katılmaları ise büyük bir savaşın başlangıcı olacaktır. As, halkının intikamını almakta kararlıdır. Larina, hala kayıp olan Ovid’i bulmak için Yeirs’in aklına girer. Orda gördüğü şeyler sonucu Larina, Yeirs ve Roza arasında geri dönülemez olaylar olur. Larina, bir taraftan da kardeşini bulmakta kararlıdır. Bunun için Noir’den yardım ister. Larina’nın içindeki vayemleri kontrol etmesi ve büyü yapmayı öğrenmesi gerekmektedir. As bunun için annesinin görünümünde olan Sinyesten ders almasını söyler. Larina bunu kabul etmek istemez ama As için yapar. Larina öğrendiği gerçeklerle ihanetin ne kadar yakında olduğunu anladığında ise her şey için çok geç olacaktır. Serinin ikinci kitabını yine soluksuz okudum. İlk kitap öyle bir yerde bitmişti ki hemen devamına başladım. Baştan sona heyecan, aksiyon ve olayların bitmediği bir kurguydu. Yazarın akıcı kalemi ve karakterleri ile oluşturduğu bu evreni okumayı çok seviyorum. As ve Larina arasındaki kimya harika. Özellikle Larina’nın evlenme çabalarını okumak eğlenceliydi. Bazı karakterleri ilk kitapta severken bu kitapta nefret ettim, bazı karakterler için de durum tam tersi oldu. Bu seri öyle sürükleyici ve tempolu ki her an her şey olabilir. Sonu büyük bir şoka uğrattı beni. Kesinlikle
Tılsım ve Sis 2Seda Lena · Guardian Yayınları · 202616 okunma
6/10
·840 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 22:03
24 günde anca bitirebildiğim canım ciğerim Sarah’nın kitabıyla geldim bugün. Yazarı ne kadar çok sevsem de kitap ne yazık ki aynı sevgide ilerlemedi. Konusuna rahatça ulaşabileceğiniz için direkt yorumuma geçeceğim. ️ Sarah’cığım, bu ne uzayan bir konuydu böyle? Tüm kitap boyunca, final hariç, çarpıcı tek bir an bile hatırlamıyorum desem yalan olmaz. Bryce ve Hunt arasındaki çekim bu kitapta bana çok sığ geldi. Acotar serisinde işlenen “Eş Bağı” konusu o kadar üstünkörü bağlandı ki, Bryce ve Hunt için gerçekten “birbirleri için yaratılmışlar” diyemedim. Bir de Danika’nın bitmeyen gizemi… Artık konu uzamaktan sakızlaştı. Sürekli yeni bir şey öğreniyorduk ama hiçbiri yeterince çarpıcı değildi nazarımca. Üstelik Danika’nın Bryce’ın dibinde olup ondan bu kadar çok şey gizlemesi, ikisi arasında sürekli yüceltilen dostluğu sorgulamama neden oldu. Bir noktadan sonra ya o kadar yakın değillerdi ya da Danika öyle düşünmüyordu dedim. Hikâye sürekli bir ağızdan diğerine zıplayıp durdu. Bir paragrafta Hunt’ın bakış açısından başlıyorum, paragraf bittiğinde kendimi başka bir karakterin içinde buluyorum. Bu geçişler okur olarak gözüme fazlasıyla battı. Ruhn ve Gün hakkındaki sürpriz bana sürpriz olmadı çünkü olayı önceden yakalamıştım. Asıl Harpy olsaydı benim için bomba etkisi yaratırdı. Benim için zor bir okumaydı. Üstelik yazarın dilini bu kadar severken bu hikâyenin beni içine alamaması daha da üzücü oldu. Karakterleri adım atmaya iten o içgüdüyü ben kendimde bulamadım. Üçüncü kitabı da bir an evvel okumalıyım. Çünkü ACOTAR geleceeeeek. Ama nasıl yapacağım bilmiyorum? Addio…
Gökyüzü ve Nefes HanesiSarah J. Maas · Dex Kitap · 2024621 okunma
Reklam
Reklam