«Şimdi size garip bir şey söyleyeceğim, Mlle. O bombardıman gecesi, Dan'la ben ilk kere karı koca olduk. Ölülerle, can çekişenlerle sarılıydı çevremiz, hayata sıcak bir özlem duyduk. Belki de, soyumuz yok olmasın diye yaratmak istiyorduk. Mlle, bunu anlayabilir misiniz? Tabii. Dış dünya ne anlarsa anlasın, biz felakete uğrayanlar kendi davranışlarımızı anlamaktayız. Yaralıların çığlıkları arasında birbirimizi severken, Dan'la ben hayatı daha önce anlamadığımız gibi anladık. Şu anda, Dan'ın çiçeğe benzeyen gövdesinin içinde belki küçük bir bebek büyümektedir. Sonunda kendi çocuğumuz.»
"Ah efendim, aşkı bölemezsiniz ki.. "
"Seni lanetlenmiş kavmin kızı seni! Ben seni kurtarmak için elimden geleni yaptım, artık seni kaderine terk edeceğim; onu yeniden göreceksin!"
"Peki ama neden mutluluğuma sövüyorsunuz? Lucien'i severken de erdemli olamaz mıyım? Lucien'i sevdiğim kadar erdemli olmayı da seviyorum."