"Bir kitap okuyan her şeyi bildiğini zanneder.
İkinci kitabı okuyan kuşkuya düşer.
Üçüncü kitabı okuyan hiçbir şey bilmediğini anlar."
Frederick Pollock
...
Adada su kaynağı yoktu.
Bitki örtüsü yoktu.
Sadece yılanlar vardı.
Türk esirler buraya "cehennem adası" diyordu.
Azerbaycan halkı,kamptan esir kaçırıyodu.Kurtarilanlar, İran üzerinden Anadolu'ya geçiriliyordu.
Ayse hanım adında bir Azeri Türk kadın, efsaneydi. Esirlerimizin meleğiydi.
Çok zengindi.
Kampları ziyaret eder, para dağıtır, kıyafet dağıtırdı.
Rus yöneticilere rüşvet vererek, çok sayıda esiri kurtardı.
Dağınık düşüncelerini toparlayabilseydi o da kitapta söylenenleri söylerdi. Kendininkine benzemekle birlikte daha güçlü daha sistemli daha korkusuz bir zihin ürünüydü bu kitap. "En iyi kitaplar insana bildiklerini söyleyen kitaplardır." diye geçirdi aklından.
Şimdi yaşam ne kadar anlamlı! Balıkçı teknelerinin peşinden bezgince ileri geri sürünmenin ötesinde, gerçek bir anlam bu! Bilgisizlikten sıyrılıp çıkabiliriz, kendimizi mükemmel, zeki ve yetenekli yaratıklar haline getirebiliriz. Özgür olabiliriz! Uçmayı öğrenebiliriz
Gelecek, umut pırıltısıyla çağırıyordu.