şev

Jane Hanım'ın ilk romanı üzerine
Puan vermedi·252 syf.··
2022 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2022 00:00
Jane Austen romanlarından her zaman zevk alırım, fakat bu kitaba karşı ön yargılıydım, kabul etmeliyim. Yazarın yazdığı ilk roman olmasından ve ön sözünden kaynaklı bir ön yargıydı bu. Fakat gerçekten hoşuma gitti bu kitabı da. Gayet sürükleyici ve eğlenceli buldum romanı. Dürüst olmak gerekirse şaşırdım da. Kitap biraz hiciv nitelikli yazılmış olduğundan yer yer karakterle dalga geçtiğini, eleştirdiğini görebiliyorsunuz. Yazarın ilk romanı olduğu belli, ilk Türk hikayecilerinin sık sık yaptığı hatayı yapıyor Jane hanım; romanın arasına girip kendi fikirlerine yer veriyor, akışı ister istemez bozuyor. Beni pek rahatsız etmedi, sıkmadı fakat elbette romanın değerini düşüren bir durum bu. Bunun dışında kitabın akışı başta gayet sakin ve ayrıntılıyken sonu öylesine aceleye getirilmişti ki "aman aman nerelere geldik" dedim. Kitabın çözüm kısmı oldu bittiye getirilmişti, bu 'tamam çok uzatmadan bitirmiş işte' bakımından güzeldi ama 'e en tatlı ve heyecan verici yerleri gönlümüzce yaşayamadık, boşuna mı o kadar okuduk kitabın serimini düğümünü' bakımından kötüydü benim için. All in all iyisiyle kötüsüyle okumaktan pişman olmadığım, aksine tat aldığım gayet hoş bir romandı.
Roman
Northanger ManastırıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,734 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2021 18:02
"Kimse Anne'i göremez, kimse onu duyamaz ama o her zaman merkezde olan kişidir. Biz onun gözleri, kulakları ve zihni ile olup biteni umursamaya başlarız. Kimse onun farkında olmasa da o herkesin oldukça farkındadır ve onlara neler olduğunu kendileri daha bundan habersizken algılar... Wentworth'un zihnini okur, onun kendisine ve başkalarına vereceği sıkıntıları daha sonuçları ortaya çıkmadan hisseder." diyor Stuart Tave Anne Elliot ile ilgili. Bir kez daha Jane Austen klasiği okumanın tadını yaşadım. Tadı da damağımda kaldı. İkna, Jane Austen'ın kitapları arasında en popüler olanlarından olmamasıyla beraber beni tatmin etmiş ve kendine bağlamış bir kitaptır.:) 1800'lü yıllar İngiltere'sinde, toplumsal eşitsizlik ve sınıf farkının hepimiz bildiği üzere statükoyu oluşturduğu dönemde geçer Anne Elliot'un dünyası. İkna'da çeşitli karakteristik özelliklere sahip bir kadroyla karşı karşıya kalırız. Fakat Anne'i tanıdıkça hayretler içinde kalmamak elde değildir zira öyle üstün, öyle ince ruhlu bir karakterdir ki. Romanın başından sonuna kadar anlayışlı kalbine, duyarlı kişiliğine dair hiçbir şey kaybetmez. Wentworth'e olan sevgisi hiç azalmamıştır fakat onunla yeniden birlikte olabilmeye dair de bir ümidi yoktur. Okurlar olarak bizim de pek bir ümidimiz yoktur çünkü Wentworth'un sonlara doğru yazdığı itiraf mektubuna değin, onun 8 yıl önceki aşkına dair bir ibare göremeyiz. Bunun yanı sıra Anne ve Yüzbaşı'nın arasındaki sözsüz muhabbete tanık olmamak da imkansızdır elbette. Jane Austen bu kitabında da sınıfsal eşitsizliği eleştirmiş, romanına bunun işlemiştir. Diğer kitaplarında olduğu gibi, kadınların bastırıldığı bu dönemde, yazdığı karakterlerin içsel dünyaları öylesine özgürdür ki bireyselliklerinin bastırılması söz konusu değildir. Kısacası Anne'e bir şans verin,
Aşk
İknaJane Austen · İthaki Yayınları · 20223,551 okunma
Bu Kadar İyi Olmamalıydı!
10/10
·712 syf.··
Beğendi
·
2020 43. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2020 18:26
Alacakaranlık serisinin yeri benim için her zaman ayrıdır, çok severim. Sonunda Midnight Sun çıkınca çok sevindim, okumak covid-19'u atlatırken nasip oldu, çok da iyi geldi açıkçası. Ahh Edward, senin bakış açından okumak o kadar güzeldi ki! Senin düşüncelerini bire bir duymak... seni çok daha iyi tanıdım. Seviyordum zaten çok, şimdi çok çok seviyorum. Edward kendini ne kadar canavar diye nitelendirse de, çok narin ve sevgi dolu kalbi var. Bella'nın kanına duyduğu açlığa şahit oluyoruz, karşı koymak için ortaya koyduğu çabaya da. Bella'ya âşık olmamak için, ondan uzak kalmak için her şeyi yapıyor ama aşk... aşk laf, söz, mantık dinler mi? Kitabı değerlendirmek gerekirse, bence Stephine Meyer yıllar içinde kendine çok şey katmış. Yani inanamadım okurken aradaki farka. Bazen Edward'ımın düşüncelerini okuduğum ve acaba Bella ne düşünüyordu bu sırada dediğim zamanlarda Alacakaranlık'tan aynı sahneyi bulup açıyordum ve manzara hayal kırıklığı! Hiçbir düşünce yok, sadece diyalog var. Sanki Bella'nın düşüncesi yok gibi. Ama Gece Yarısı Güneşi'nde iki sayfa düşünce akışı var mesela. Arada büyük farklar var. Bu noktada da üzücü bir şey var ki... artık o çok sevdiğim Alacakaranlık serisi bana yetersiz geliyor. Edward'dın ağzından serinin devamı olması için neler vermezdim neler. Ya da seriyi baştan yazsın yahu! Yeni kitaptan sonra çok sevimsiz, eksik sanki. (En iyisi seriyi bir kez daha okumak, belki kendime gelirim:)) Biliyorum uzatıyorum ama elimde değil ki, çok çok çok seviyorum. Favori kitabım mısın nesin sen?? Edward senden ayrılmak çok zordu, of anlatamam. Kitap bitmesin diye kendimi durdurarak okudum zaten, bitince yıkıldım. Senin dünyanda, ince düşünceli, nazik, aşık kafanda vakit geçirmek ne kadar güzeldi oysa. Neyse, elvada Edward... Seni seviyorum.
Gece Yarısı GüneşiStephenie Meyer · Epsilon Yayınevi · 20202,671 okunma
10/10
·712 syf.··
Beğendi
·
2020 33. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2020 19:33
Bir inceleme yapmayacağım ama duygularımı dile getirmek isterim. Hiç beklemediğim kadar iyi bir kitap serisine başlamış olduğumu anladım. Okumaya başladığınız anda, ne kadar kalın ve detaylı bir kitap olsa da bırakmanıza izin vermeyen, sizi Muad'dib'in eşsiz yaşamına bağlayan bir kitap bu! Kendi kültürlerlerine, gezegenlerine, dinlerine, insanlarırına, havasına, Su'yuna sahip muazzam bir evrene girmekten mutluluk duyuyorum. Şimdilik Kuisatz Haderah'a, Atreides Dük'üne veda ediyor, onunla en yakın zamanda yeniden buluşmak için can atıyorum:)
DuneFrank Herbert · İthaki Yayınları · 202115,7bin okunma
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2020 12. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2020 17:45
Yapılabilecek pek çeşitli yorumlar var bu kitaba. Söylenecek, tartışılacak, tartılacak pek çok mânâ yüklü cümleler var... fakat sanırsam en doğrusu hiçbir yorum yapmamakta. Sonuçta herkesin 'Kişisel Menkıbe' si farklı şu fani hayatta.(küçük bir gönderme) Öylesine sarmalandim ki bu hikayenin derinliğinde, şu an bana konuşmak değil size okumak düşer. Anlam yüklü, akıcı ve en önemlisi hayatınızı yönlendirirken size yol gösterecek ve pek çok şeyi hatırlatacak bir kitaptan bahsediyorum. Okuyun, okuyun, okuyun...
Felsefe
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024247bin okunma