Zorba
Kitabımız, isminden de belli olduğu üzere Zorba adlı karakteri yazarımızın ağzından anlatıyor. Nevi şahsına münhasır biri Zorba. İşini büyük bir şevkle yapan, çalışkan, kadınlara asla hayır diyemeyen, cesur, sorgulayıcı, iyi kalpli ve eğlenceli bir insan. Kitapta Zorba’nın bazı sözlerini okurken çok etkilendim. Bunlar kişisel gelişimle ilgili cümleler gibiydi benim için. Zaten kitapta fazla bir olay döngüsü de yok. Genel olarak yazarımızın iç dünyasını ve düşüncelerini , Zorba’nın da sorgulamalarını görüyoruz. Kitap Yunan bir yazar tarafından yazıldığından Türkler ile ilgili de pek çok cümle görüyoruz. Özellikle İki Keklik türküsüne yer verilmesi beni çok etkiledi. Sıra dışı bir karakterle tanışmak ve ondan bir şeyler öğrenmek isterseniz bu kitabı okumalısınız.
Sabahattin Ali
Normalde öykü ,masal kitapları okuyan birisi değilim. Fakat söz konusu Sabahattin Ali olduğu için büyük bir istekle aldım ve okudum bu kitabı. İyi ki de okumuşum diyorum. Herkese de tavsiye edeceğim.
Kitap çeşitli öykülerden ve dört tane masaldan oluşuyor. Her hikayeyi, masalı okuduğunuzda yaşamdan bir şeyler buluyorsunuz. İnsanların yaşadığı birçok sorun, hayatın acı gerçekleri, otoriteye karşı eleştiri gibi. Hepsini çok anlamlı buldum ve üzerinde bayağı düşündüm, sizi de düşündüreceğini düşünüyorum. Kitabın dili de gayet sade ve yalın ,okumakta hiçbir zorluk çekmezsiniz.
Her sayfasını okuduğumda Sabahattin Ali ne kadar büyük bir hazine diye tekrar tekrar düşündüm. Kesinlikle okuyun.
Miguel de Cervantes
Modern romanın ilk öncülerinden. Bu kitapta gerçeklik ve hayal arasındaki ilişkiyi görüyoruz.
Don Kişot zihnindeki sevgili prensesi Dulcinee de Toboso' ya kavuşmak isteyen ve okuduğu şövalye kitaplarından esinlenerek kendini şövalye zanneden hayalperest biridir. Seyisi Sanço Panza ile çeşitli maceralar yaşamak üzere yola çıkar. Kitap bu macera hikayelerini anlatan bölümlerden oluşuyor. Başlangıçtaki hikayeler fazla akıcı gelmese de sonraki kısımları istekli bir şekilde okudum ve kitabın öğretici yanları olduğunu keşfettim.Yüksek mevkilerde olmanın hayal edildiği kadar güzel olmadığı gibi...Bu yüzden okunması gereken kitaplardan olduğunu düşünüyorum .
Bülbülü Öldürmek
Roman küçük bir kızın gözünden anlatılıyor. Bir çocuğun masumane iç dünyasına tanıklık ediyoruz. Bu küçük kızın babası olan Atticus karakteri her tavrıyla harika bir insan. Dürüst,adil , sağduyulu ve iyi kalpli bir avukat . Haksız yere idam cezasına mahkum ettirilmeye çalışılan bir siyahiyi savunma görevini üstleniyor. Bu görevinden ötürü kendisinin ve çocuklarının hayatının tehlikede olması da söz konusu.
Kitapta ırkçı insanların önyargılarına fazlasıyla rastlıyoruz. Yazar siyahi düşmanlığını çok güzel ele almış.Bu bölümlerde insan duygulanmadan, öfkelenmeden edemiyor.
Kitap gayet akıcı, okunmasını kesinlikle tavsiye ederim. Çok beğendiğim birkaç alıntıyı size de ilham olması adına ekleyeceğim.
-Bana kalırsa tek bir tür insan var. İnsanların hepsi insan.
-Yalnızca tek bir tür insan varsa o zaman neden hiç geçinemiyorlar? Hepsi birbirine benziyorsa niçin özel bir çaba harcayarak birbirlerini aşağılıyorlar?
- Tanık kürsüsündeki küçük adamı en yakın komşularından üstün kılan tek şey, sıcak suda çamaşır sodası ile ovulduğu zaman beyaz olduğu ortaya çıkan derisiydi.
- Başka insanların yüzüne bakabilmek için ilk önce kendi yüzüme bakabilmeliyim. Başka insanların çoğunluğunun düşüncelerinden bağımsız hareket eden tek şey insanın vicdanıdır.
- Atticus bana '' sıfatları kaldırırsan geriye gerçekler kalır " demişti.