Çok güzel bir kitap. Halide Edip Adıvar'ın okuduğum ilk kitabı. Hikaye, olaylar o kadar tanıdık ve bizden ki ne olduğunu ne olacağını biliyorsunuz. Bunu olumsuz anlamda söylemiyorum. Eminim televizyonda çeşitli versiyonlarını izlediğiniz, tanıdık bir kurgu bu sebeple tahmin ediyorsunuz ama çok etkileyici bir kitap.
100 sene önce yaşanan olayların işlendiği bir kitap ve bir bakıyorsunuz yıl 2018, yaşadığınız güncel zamanda benzer olaylar tekerrür ediyor. Tamam tarih tekerrürden ibarettir ama böyle olumsuz tekrarlar olmasın lütfen. Yani "laiklik elden gidiyeah"gibi ifadeler kullanmasın insanlar. Din olması gereken yerde, insanların kalplerinde olsun.
Din sadece insanların dilinde olursa nasıl gelişir olaylar diyorsanız Aliye'yi okuyun. Hayatının baharında tertemiz duygularla ailesinden ayrılıp, ücra bir kasaba da idealleri için çırpınan ama sözde dindar insanlar tarafından katledilen Aliye'nin başına gelenleri sanki oradaymış gibi yaşayın. Bu kitabı okuyun ve okutun. Bu zamanda böyle düşünceler olurmu ya demeyin. Gündemi takip edin. Malesef din konusunda neler yaşadığımızı biliyorsunuz. Ne diyeceğimi bilemiyorum. Bu kadar kafi sanırım. Çünkü toparlayamıyorum düşüncelerimi.
Kitap harikaydı ama basım ile ilgili bir şikayetim var. Türkçe olmayan kelimeler sayfanın altında verilmişti ama beni çok rahatsız etti. Sayısına bir şey diyemeyiz neticede yazar o dönemde kullanılan kelimeleri kullanmış, orjinal olmasını anlıyorum ama basım yada sayfa yerleşimi ile ilgili bir sıkıntı hissettim.