M.

Zaman kaybı:)
1/10
·190 syf.··
2026 39. kitabı
İçerik kötü, çeviri çok çok daha kötü. 2021 Ağustos'ta çıkmış kitap. Google Translate'in henüz emekleme dönemleri.. Sözde çevirmen de direkt translate'ten kopyala yapıştır yapınca, tam bir rezalet çıkmış ortaya. Kitabın tek güzel yanı kapak görseli. Onun dışında berbat!
Itırılı BahçeŞeyh Muhammed el-Nefzavi · Gece Kitaplığı · 2021185 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kum Saati
9/10
·191 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
Duygusal bir dönemime mi denk geldi, ağlayasım mı varmış bilmiyorum(:)) fakat beni çokça ve sıkça duygulandırdı, gözlerim doldu okurken. Aslında kitabın öyle aşırı dramatik bir biçimi yok, aksine oldukça pozitif bir bakış açısıyla yazılmış. Sade bir dile, basit betimlemelere sahip, kolaylıkla okunabilen bir kitap üstelik. Fakat, daha yüzeysel bir seviyede olsa da bazı güzel yerlere temas ediyor. Ölüm, yaşam, evlilik, değerler, toplumsal çöküşe karşı bireysel gelişim sorumluluğumuz gibi pek çok konu ele alınmış. Duygular ve ilişkiler de güzel işlenmiş. Pek de insan sevmem ama, tüm geçmişimi karşıma oturtup, her birinden yaptığım her bir hata için bağışlama talep edesim, hepsine 'seni affediyorum' diyesim geldi zaman zaman. 'Hayat kısa, kuşlar uçuyor' ve insan ölüyor. Belki de tam şu an, çok değer verdiğimiz ve bir sebepten görüşmediğimiz birisinin yeryüzündeki son beş dakikasının ilk saniyesi. Belki de tam şu an bunu okurken senin veya yazarken benim...:) Kimin kum saati ne zaman başlıyor, bilemiyoruz. Ama hep hatırlamamız gereken bir şey var ki, içerisinde çok ama çok az kum var. Bu sebeple birisine onu sevdiğimizi, onu bağışladığımızı, ondan içtenlikle özür diliyor oluşumuzu, onu özlediğimizi söylemek için hiçbir zaman çok erken değildir, aksine sıkça çok geç kalındığı görülür. O zaman hadi! 5 dakikan var! Kime ne söylemek istiyor da kendini uzun süredir tutuyorsan, ara onu. Söylemen gereken her şeyi söyle. Kum saatin başladı, 04:59 :) Öyle bir durumun yoksa çok şanslısın, o zaman kafan rahat, için huzurlu, aç bi Öğretmenim Mori'yle Salı Buluşmaları, başla okumaya. Faydalı ve keyifli bilinçlenmeler diliyorum.)
1000Kitap
Öğretmenim Mori'yle Salı BuluşmalarıMitch Albom · Boyner Yayınları · 20202,787 okunma
The greatest bullshit ever: Religion (George Carlin)
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Diğer kitaplarını henüz okumadım, listemde ve kütüphanemdeler fakat şimdiden Tanrı Yanılgısı'nın Richard Dawkins'in başyapıtı olabilme ihtimaline aday olduğunu söyleyebilirim. (Diğerlerini okuyunca fikrim değişirse bu yorumumu güncellerim.:) Dawkins, Tanrı Yanılgısı kitabında, bizi var eden, geçmişte olmuş ve gelecekte olabilecek her şeyi bilen, ne yediğimizden kimle ve hangi pozisyonda seviştiğimize kadar (ki bu ifade bile tek başına insanın aklına "gerçekten varsa bile kesinlikle röntgenci ve sapık bir tanrı olmalı, bırakın ona itaat ve ibadet etmeyi, her nefesimizde kendisine bu iğrenç fantazi dünyası için ağız dolusu küfür etmeliyiz" düşüncesini getiriyor.) her hareketimizi günün her anı ve saniyesi ve milyarlarca yıl boyunca gözlemleyen ve buna göre bize yargılar dağıtan, dayanılmaz acılar çektirecek veya zihnimizin algılayamayacağı güzellikte ödüller verecek görünmez bir yaratıcının varlığına inanmanın, bir spaghetti canavarının varlığına veya dünyanın en yüksek dağında yaşayan çok güçlü bir ejderhanın tüm evreni kontrol ettiğine inanmaktan neden daha mantıklı olmadığını mizahi ve çok zeki bir dille anlatıyor. Ahlaki değer ve yargılarımızın kutsal kitaplardan geldiğini, dinin yokluğunda her birimizin iğrenç varlıklar olacağını savunan (ki samimi olduklarına eminim, kendisini söz gelimi sokağa çıkıp önüne çıkan herkesi öldürmekten veya karşılaştığı her kadına tecavüz etmekten alıkoyan tek şey bir tanrı ve din inancı ise, denklemden bu inancı çıkarınca gerçekten de büyük ihtimalle olacağını inandığı şeye dönüşecektir bu zihniyet) dincilere de güzel cevaplar veriyor. Ayrıca cennet beklentisi veya cehennem korkusu sayesinde iyi olmanın ahlaklı olmakla hiçbir şekilde ilgisi olmadığını, bu kişinin yalnızca korkak ve yalaka olduğunu göstereceğini de ekliyor. (Bakınız; ahlak konusu ve
1000Kitap
Tanrı YanılgısıRichard Dawkins · Kuzey Yayınları · 20204,114 okunma
Paşam yine döktürmüş!:)
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Emil Michel Cioran bence en dürüst, insanın içine en güzel ayna tutan bu yüzden de en çok taşa tutulan filozof yazarlardan birisi. İnsan çünkü hoşuna giden, gururunu okşayan konularda sever dürüstlüğü, "tamamen dürüst ol ama asla acımasız olma" ister, böylesi de nasıl olunacaksa.. :) Cioran ise yüzüne yüzüne vurur insanın tüm zaaflarını, bayağılıklarını, çirkin ve mide bulandırıcı yanlarını. Sözleriyle döver o. :)) Umutsuzluğun Doruklarında kitabı ise ilk eserlerinden olmasına rağmen (23 yaşında!) bunu çok zekice yaptığı bir yer. İnsana "Kendine çok fazla anlam yükleme, ardı ötesi zavallı bir insansın!" der. E haliyle de "Medeniyeti inşa ettik, gezegenin kontrolünü elimize aldık, tüm diğer türleri emrimize amade ettik." diyerek böbürlenen insanın hiç hoşuna gider mi bu bakış açısı? :) Cioran aslında cevaplarla, yargılarla, çıkardığı sonuçlarla yapmaz bunu pek, sorularla yapar, okuduğunuz her sayfada sizi beyninize yüklenen onlarca soruyla başbaşa bırakarak yapar. Siz 'gelişim tarihi' dersiniz, o tarihteki yıkımları hatırlatır. Siz 'düşünen hayvan' hayranlığına kapılırsınız, o "bakın bunca düşündük de ne oldu, insan kadar yıkıcı, yok edici, mutsuz başka bir hayvan var mı?" diye sorar. Siz bilinç dersiniz, o "E tüm bunları bilinçli yaptıysak daha kötü değil mi zaten?" diye paylar.:) Friedrich Nietzsche 'ye birçok konuda hayran olmasına rağmen bazı önemli görüşlerde ise tamamen ayrı düşer Cioran. Nietzsche, tarihi hep iyiye, gelişime giden bir çizgi olarak görür, Cioran ise 'tarih yıkımın, yok oluşun çizgisidir' der. Nirtzsche, insanı hayvandan sonra bir ara evre olarak görür ve kendini sürekli aşan, kendi değerlerini yaratan "üst-insan" hayali kurar. Cioran ise "Üzgünüm canım, olduğumuz olabileceğimiz bu, biz buyuz, kabul edelim." der. Hayata bu kadar uzak ve yabancıyken, hatta ondan tüm bilinciyle nefret
1000Kitap
Umutsuzluğun DoruklarındaEmil Michel Cioran · Jaguar Kitap · 20192,101 okunma
Dimdik ölmek vs. sürüngence, omurgasızca yaşamak...
10/10
·629 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Arthur Schopenhauer kabaca "İnsanın en büyük arzusu yaşamak, her ne pahasına olursa olsun hayatta kalmaktır." der. Bir fare gibi, bir böcek gibi de olsa, en aşağılık şekilde de olsa, her şeyi, her çirkinliği göze alarak, insanın yaşamayı ölmeye yeğleyeceğini savunur. Friedrich Nietzsche karşı çıkar. İnsanın en büyük istencinin güç olduğunu savunur. "İnsan, gücü elde etmek uğruna gerekirse canından vazgeçer." der. En büyük, en güçlü olmak en vazgeçilmezimizdir ona göre. Bense bu iki önermenin birbirine zıt düşmediğini düşünüyorum. İnsan hayatta kalmak için, çoğunlukla ve çoğu durumda, her şeyi yapma potansiyeline sahiptir. Bunun yolu da mümkün olduğunca fazla güç elde etmekten geçer. Gücümüz kadar savaşır, hayata gücümüz ölçüsünde tutunabiliriz. O gücü elde etmek ve dolayısıyla da nefes almaya devam etmek için her türden aşağılık duruma düşmeye, rahatımız yerindeyken kutsal saydığımız birçok şeyden uçurumun kenarındayken kolaylıkla vazgeçmeye razı geliriz. Çünkü yaşama içgüdümüzün yükü tüm kutsalların üzerine çıkar böyle anlarda. Ve ölüme; ancak tüm yollar tükendiğinde, artık yaşama umudumuz tamamen sıfıra indiğinde, alçalabileceğimiz daha derin bir noktanın mümkün olmadığını gördüğümüzde boyun eğeriz, fakat asla bunun öncesinde değil. Yaşar Kemal ise İnce Memed üzerinden bu durumu o kadar güzel, o kadar betimsel bir biçimde anlatıyor ki hayranlıkla okuyoruz. Dostun düşmanın bir gecede yer değiştirdiği; harcamakla bitmeyecek kadar sevetlerine rağmen koca koca ağaların, beylerin birkaç dönüm toprak için köylüye, mazluma, yoksula kıydığı; bugün kolkola gezen kankardeşlerin yarın küçük bir çıkar çatışmasında birbirine azılı düşman haline geldiği (ve hatta en ezeli düşmanları İnce Memed'in anlık da olsa sıkı dostları oluverdikleri); ve daha ne düşkünlüklerin, ne alçalmışlıkların bir araya geldiği
1000Kitap
İnce Memed 3Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202326,3bin okunma