9/10
·224 syf.··
2019 1020. kitabı
·
Sıdıka’yı zaten az çok bilen biri olarak kitaba başlarken neyle karşılaşacağımı tahmin ediyordum ama yine de kahkaha atarak okudum. Atilla Atalay’ın o kendine has mizahı, kelime oyunları ve absürt durumları burada da tam dozunda. Günlük hayatın sıradanlığını alıp öyle bir ti’ye alıyor ki, hem eğleniyorsun hem de “gerçekten de böyleyiz” diye düşünmeden edemiyorsun. Sıdıka karakteri yine sivri zekâlı, lafını sakınmayan ve çevresine ince ince ayar veren haliyle çok tanıdık. Özellikle aile içi diyaloglar bana fazlasıyla bizden geldi. Yer yer abartı var ama zaten işin eğlencesi de burada. Mizahı bazen çok ince, bazen de direkt yüzüne çarpıyor. Ancak bazı bölümlerde espriler üst üste gelince etkisi biraz azalmış gibi hissettim. Aynı tempoda ilerleyen metin bir noktadan sonra tekrar hissi yaratabiliyor. Yine de dili o kadar akıcı ki kitap su gibi akıp gidiyor. Genel olarak kafa dağıtmak, gülmek ve biraz da kendimize dışarıdan bakmak için çok keyifli bir kitaptı. Sıdıka’yı sevenler için zaten garanti; tanışmayanlar için de güzel bir başlangıç olabilir. Mizahın dozu yüksek, bol diyaloglu ve eğlenceli bir okuma deneyimi.
SıdıkaAtilla Atalay · İletişim Yayınları · 20081,041 okunma
Gir içeri, kır dizini, dön önüne kız Sıdıka ...
Puan vermedi·224 syf.··
2026 93. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 19:18
Sıdıka 'yı bitirdim. Çok güzeldi. Dizisini de zamanında çok severek izlerdim ve dizide karakterlerin neredeyse birebir aktarılmış olduğunu görmek ayrıca hoşuma gitti. Okurken aklımda sürekli Fyodor Dostoyevski 'nin Yeraltından Notlar kitabında geçen şu sözü yankılandı durdu: "Aşırı bilinç bir hastalıktır; gerçek, eksiksiz bilinç ise düpedüz bir hastalıktır." Ah Sıdıka... Senin kadar çok bilmek, her şeyi bu kadar derinden görmek hayatı ne yazık ki kolaylaştırmıyor. Bir de üzerine böyle bir ailede doğmuş olmak... Tam bir lanet. Senin gibi biriyle gercekten tanısmak ve hatta sana sarılmak isterdim Sıdıka. Atilla Atalay nin yarattığı bu karakter başına bir başarı. Hem komik, hem zeki, hem hazır cevap hem de fazlasıyla bilinçli. Normalde bu kadar düşünen karakterler sıkıcı olabilirdi ama Sıdıka tam tersi. En ciddi konuları bile öyle eğlenceli, öyle kendine has bir dille anlatıyor ki bir yandan kahkaha atarken bir yandan da durup düşünüyorsunuz. İşte onu özel yapan da bu sanırım.
Edebiyat
SıdıkaAtilla Atalay · İletişim Yayınları · 20081,041 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·77 syf.··
Beğendi
·
2026 135. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 17:00
Sıdıka Çal Arslan – Bir Merhamet Hikayesi: Hüseyin Selam kitap dostlarımm... Bugün sizlere sıcacık, samimi ve bir o kadar da düşündürücü bir hayat hikâyesiyle geldim. Hüseyin'in hikâyesi aslında hepimizin hikâyesi... Bozkırın tozlu yollarında başlayan, Ankara'nın kalabalığına uzanan bu yolculukta; çocukluk, aile, dostluk, gurbet, aşk, hayal kırıklıkları ve hayatın türlü sınavlarıyla karşılaşıyoruz. Henüz küçük yaşlarda okumaya ve öğrenmeye tutkuyla bağlanan Hüseyin'in hayatına; köy yaşantısı, yurt günleri, okul yılları ve unutulmaz dostluklar eşlik ediyor. Kimi zaman sınıf penceresinden hayallere dalan sessiz bir çocuk, kimi zaman hayatın yükünü omuzlarında taşıyan genç bir adam olarak çıkıyor karşımıza. Roman boyunca Hüseyin'in kalbinde büyüyen en güçlü duygu ise merhamet oluyor. Çünkü o, dünyaya iyilik penceresinden bakmayı seçenlerden. Yaşadığı zorluklar, uğradığı haksızlıklar ve aldığı yaralar bile onu iyilikten vazgeçiremiyor. Bir emlakçıda başlayan iş hayatı, dürüstlüğü sayesinde büyüyor. Ve zamanı geldiğinde Nebahat ile evlenip dünyalar tatlısı ikiz kızları Sıdıka ve Zübeyde’nin babası oluyor. Yazar, sade ve akıcı diliyle yalnızca Hüseyin'in hayatını anlatmıyor; aynı zamanda kendi iç sesimizle de bizi baş başa bırakıyor. Okurken zaman zaman kendi çocukluğunuzu, özlemlerinizi ve hayata bakışınızı hatırlayabilirsiniz. "Hayat bir sahne ise, iyilik onun en büyük rolüdür." Bir Merhamet Hikayesi: Hüseyin; vicdanın, sabrın, merhametin ve insan kalabilmenin hikâyesi. Her şeye rağmen iyilikte direnenlerin, dualarla ayakta kalanların ve insanlığını korumayı başaranların sessiz ama güçlü destanı... Merhametin karanlığı nasıl aydınlattığını görmek isteyenlere tavsiye ederim.
Bir Merhamet Hikayesi HüseyinSıdıka Çal Arslan · Mythos Kitap · 20261 okunma
9/10
·206 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 23:33
öncelikle yurtdışında bu kadar popüler olup çok okunmasına rağmen türkiye’de nerdeyse hiç duyulmamasına şaşırdığım bir kitap oldu. benim de Sıdıka Tunç Candoğan’ın önerisiyle haberim oldu, iyi ki de olmuş. kitabın yazarı çok başarılı bir profesör, pankreas kanseri ve son birkaç ayının kaldığını öğreniyor. üniversitesinde ‘the last lecture’ isimli bir konuşma yapıyor -konuşmayı youtube’da bulabilirsiniz- sonrasında zaten birkaç ay içinde kansere yenik düşüyor. kitap ise 48 yıllık yaşamından öğrendiği şeyleri, tavsiyelerini içeriyor ama klasik bir şekilde değil, Randy Pausch öleceğinin farkında olan, ortalama süresini bilen ve tüm bunlara rağmen o sağlıklı kafa yapısını, mentali koruyan bir adam. bu beni özellikle çok şaşırttı, inanılmaz geldi. bir insan nasıl bu kadar dayanıklı, zeki ve aynı zamanda duygusal, duygusal zekası yüksek olabilir diye düşündüm durdum kitap boyunca. kitap hayatından kısa kesitleri ve onlardan çıkardığı dersleri, kendi önerilerini içeriyor. dili basit ve su gibi akıp giden bir kitap. ilgisini çeken herkese öneririm <3
Son KonuşmaRandy Pausch · Serbest Kitaplar · 2023399 okunma
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 12:22
Sıdıka çocukluğumda dizisinden tanıdığım bir karakterdi. Çok severdim. Ne yalan söyleyeyim kitabı olduğunu bilmiyordum. ercanscgn. hocam sayesinde tanıştım Atilla Atalay ile. ​Çok keyifli bir mizahı olması dışında, alt mesajları ile toplumsal birçok soruna da işaret etmiş yazar: Kadın-erkek eşitsizliği, geleneklerin çifte standartları, çevre sorunları, savaşlar... Kara mizah diyebileceğim, güldürürken düşündürme becerisi ile zaman zaman içinizi acıtan, gerçeklik algınızla çelişmeyen öykülerden oluşuyor kitap. Bir kadın karakter seçmiş olması, Atilla Atalay'ı birçok mizah yazarından ayırıyor. Ki kitabının eleştirisini de kimseye bırakmamış; Sıdıka ile röportaj bölümünde kendini de iğnelemiş. "Bari mizah kitabında dayak yemeseydi kadınlar" diyor örneğin. ​Sıdıka; ataerkil ailede sıkışıp kalmış asi bir kadın ruhu... Sıdıka; pasif direnişin simgesi... Sıdıka; can... ​Sıdıka'nın maceralarından başka birkaç kısa öykü daha eklenmiş kitaba. Duygusal yoğunluğu baskın öyküler; ben onları da çok sevdim. Son öyküsünde bizzat kendi yaşantısından gerçek kahramanlara, dedesi başta olmak üzere ailesinin yakın geçmişine uzanıyor yazar. Yine duygusal yoğunluğu yüksek bir kapanış yapıyor. ​Tüm öykülerini beğenmekle birlikte, ben kapanışı Sıdıka'ya selam ederek yapmak istiyorum. İyi ki varsın Sıdıka...
SıdıkaAtilla Atalay · İletişim Yayınları · 20081,041 okunma
Puan vermedi·68 syf.··
2026 83. kitabı
Bugün sizlere sıcacık bir kitapla geldim. @sidikacalarslan.fotografiyazan ’ın yazdığı “Mutlu Bebekler Ülkesi”, kapağını araladığınız an sizi çocukluğun o hüzünlü ama bir o kadar da saf dünyasına davet eden, sıcacık bir anlatı. Sayfalar arasında ilerlerken hissettiğiniz o tanıdık samimiyet, ister istemez akıllara Şeker Portakalı’nın Zeze’sini, küçük prensi ve o naif kırılganlığı getiriyor. Ömer’in hikayesi üzerinden şekillenen bu yolculukta, aslında hepimizin içindeki o biraz üşümüş, biraz masum çocukluğa sarılıyoruz. Kitabın içinde yer alan ve metne harika bir ruh katan çizimler ise anlatıyı bambaşka bir boyuta taşımış. Her bir görsel, hikayenin duygusunu iki katına çıkarırken, sanki fırça darbeleriyle dertli ama bir o kadar da umut dolu bir dünya inşa edilmiş. Bazen bir çocuğun bakış açısıyla dünyayı yeniden keşfetmek, bazen de o masumiyetin içindeki derin felsefeyi hissetmek gerçekten çok etkileyici. Yazar, çocukların ağlamadığı ve sevginin tohum gibi toprağa ekildiği bir hayalin peşinden sürüklüyor bizi. Kitabı bitirip rafa kaldırdığınızda bile kalbinizde bıraktığı o ince sızı ve beraberindeki umut dolu gülümseme kolay kolay geçmiyor. Eğer kendi çocukluğunuzun sesini dinlemek ve o masumiyet dolu dünyaya kısa bir süreliğine de olsa geri dönmek isterseniz, bu kitap kalbinize çok iyi gelecek. İyilikle ve kitapla kalın.
Mutlu Bebekler ÜlkesiSıdıka Çal Arslan · Herdem Yayınevi · 20258 okunma