Eski kayınvalidemi gördüm sanki ananı avradını ; böyle okurken tilt oldum filan.
Ya işte ; bazen tek sıfat , unvan , tanım , kişi nede çok şey anlatırmış..
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,4bin okunma
İslam dünyasının "kültürel şizofreni" ve tarihsel bir gecikmişlik içinde sıkışıp kalmasını anlatan bir kitap. Spiritüel kitap zannederek başladım. İslam ülkesinin bu kadar geride olmasının sebebini öğrenmek istiyorsanız okuyun derim. Ama neden sorusuna cevap vermeyene de kendine bir sıfat değeri biçmesine de şüphe ile bakarım.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Geç kalmış olduğum bu kitabı okumaktan mahcubiyet duyarken büyükte keyif aldım.Uzun zamandır merak ettiğim serinin ilk kitabıydı ve okuduğum en güzel kitaplardan birisiydi. Çukurova’nın Değirmenoluk köyünden İnce Memed’in yaşadığı zorluklara,yoksulluğa,ağa düzenine isyan ederek eşkiyalığa sürüklenmesini,zulmedenler için eşkiya olmasını,cezalarını vererek adaleti sağlamasını,köylüler ve kimsesizler içinse kurtarıcı olmasını anlatan güzel bir eser. Yaşar Kemal müthiş bir kalem! Üstadın uzun uzun betimlediği Çukurova’yı görmüş gezmiş kadar olduk. Nasıl anlatsam bilemiyorum. Memed ile birlikte aşık olduk,dağa çıktık,eşkiyalık yaptık,kan pusuya düştük kâh yaralandık,en son onunla terk eyledik diyarı. Tüm bunları tek başına başarabilen bir romanı hangi sıfat ile niteleyeyim ki? Okuyun,okutun gerçekten değer.
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,5bin okunma
Direnişin melankolisinden açıkçası çok ümitliydim. Çok güzel başladı. Trende olsun, sokaklarda olsun gerginlik beni içine çekti. Ama bir süre sonra yazarın o noktalamamız, paragrafsız, bölümsüz, sadece kelime ve sıfat bombardımanından oluşan üslubu beni aşırı derecede yordu. Yine de didine didine 150. sayfaya geldim ve bir aydınlanma yaşadım. Belki de hayat bir kitap için bu kadar çabalamaya gerek olmayacak kadar kısadır.
Yani kısacası dostum, eğer bu yorumu okuyorsan ve benimle aynı duyguları yaşıyorsan, sana kocaman sarılıyorum. Yeni kitaplarda görüşmek üzere
Herkese Merhaba,
İlk önce seriye devam etmek isteyenler için yorumunun son paragrafımına bakmalarını rica ederim, 3. Ve 4. Kitap için bir kaç bilgi bırakacağım, benim gibi takılanlar varsa boşuna paralarını harcamasınlar...
Beğenmedim, büyük bir hayal kırıklığı olan bir kitap oldu. Aslında şöyke kız karakteri sevdim ve son dakika yazmış yazar herşeyi gizemli olayı bağlama olayı sevdim ondan 5 puan verdim... yoksa gidişattır erkek karakterdir fılan direk 3 puanlık bir kitaptır hatta daha da düşük olabilirdi. SPOİLER OLUCAKTIR...
İlk kitapta katili öğrenememiştik ve bizi merakta bırakan bır sonla bitmişti.. bu kitabın karakterleri olan Isaiah ve Genevieve kaçırılma olayında sonra bir anda evlenmeye karar vermişlerdi filan… kitapta tam o sahneden başlıyor… Baya merak ettiğim bir kitaptı, işte katilde bulunmadı fılan bu ikisi neden evlendiler filan diye.. ama ne oldu kitabın kitabın son 100 sayfasına kadar hiç bir şey öğrenemedik…
Şöyle ilk 250 sayfa ikisi aynı eve çıktılar fılan normal hayat rutinlerini- birbirlerine alışma süreçlerini fılan okuduk, ne bunları kaçıranla ilgili bir şeyler ne aralarında bir etkıleşim sacma sapan iç konuşmalarını okuduk.. aşırı sıkıldım yani okurken, bu yazarında gerekszi detay verme olayıda oldu…
Şimdi gelelim benim sinir olduğum yere; kız karakter daha daha daha iyisi hakedıyor , bu sümsük İsaiah ne işi vardı yaaa, adam resmen mal katıksız mal ve midesizin önde gideydi… neden mi? Şöyle bu şimdi 3 yıl hapiste yatmış neden olduğunu bilmıyorduk,, öğrendik içerde daha cok kalsaydı daha iyi… şimdi kısaca olayı anlatayım; Bunun bir abisi Kiane (bu adamın başka seride kitabu varmış) işte bu tek gecelik bir ilişki yaşar bir kızla, sonra ayrılırlar… kız 6 ay sonra geri gelir ve hamile kalmış fılan, kaine tabiki kabul etmış hemen ama
Simone de BeauvoirBen Bir Feministim adlı eserinde daha önce yazmış olduğu Kadın - İkinci Cins 1 adlı yapıtındaki temel dinamikleri anlatımını sağlamıştır. Bu anlatımda röportaj havasında geçmesi ve yer yer Jean-Paul Sartre ve Albert Camus bahsetmesi de modern ve postmodern bir dünyanın 'eril-dişil' düzleminde kadının sıfatları ve yüklemleri tartışılmıştır.
Simone de Beauvoir 'kadın' kavramını tüm sıfat ve yüklemlerinden arındırarak 'kadın eşittir insan' tanıtımı üzerinden bir evren kurmaktadır. Bu evrenin oluşsallığını sağlayacak denklemler düşünüldüğünde de 'eril' bireyin, yönetimin ve sistemin çizmiş olduğu kamusal kadın kimliğinin yıkılmasını istemiştir. Kadın kimliğinin sadece bedensel bir 'özne' olmadığını açıklamaya çalışan Simone de Beauvoir, toplumsallığın tabularındaki kadın formu yerine 'gerçek' kadın yani tüm sıfatlarından ve yüklemlerinden arındırılmış sadece insan olarak kadın olmayı savunmuştur.Buradan hareketle de feminizmin önder ve ilerici bir kuramcısı ve savunucusudur.
Ben Bir Feministim eserde yer yer 'eril' düzenin birey, toplum ve kadın üzerindeki olumsuz tasavvurlarına değinirken ve bu değinme noktlarını Jean-Paul Sartre'nin de destek çıkmasıyla daha oturaklı bir biçemde kendi düşünüşünün onayını hem kendinden de hem de eril bireyden almıştır. Peki bu onama nedir? Asılda Simone de Beauvoir buna ihtiyacı varmış hissi düşüncesi ve eylemsel bağlamda ihtiyacı yok gözükmektedir. Ancak Simone de Beauvoir tanınma ve geniş kitleye ulaşma noktasında Jean-Paul Sartre omuzlarına dayanmıştır diyebiliriz. Lakin bu dayanma körü körüne değildir. Yeri geldiğinde Jean-Paul Sartre eleştirilerini katışıksız ve saf bir yargılamayal hem nesnel hem de öznel bağıntılarla sunmuştur.Diğer bir açıdansa Simone de Beauvoir kadn ve aile tandeminde iki kutbunda normlar ve dayatmalardan arındırılmasını hatta yıkılmasını vaaz etmiştir. Bu vaazdan hareketle düşünürün savı modern çağ ve postmodern çağda net bir
Ben Bir FeministimSimone de Beauvoir · Kadın Çevresi Yayınları · 1986191 okunma