Selim Pusat, askeri lise talebesi olduğu zamanlardan beri şiir yazardı. Harb Okulu'nda bu merak devam etmiş, subaylığı sırasında da şiirle uğraşacak vakit bulabilmişti. Fakat Harb Akademisi'ne girince her şeyi bırakmış ve sanatların en ciddîsi, güzel sanatların en üstünü olarak harb sanatını kabul etmişti. Yazdığı şiirler arasında çoşkun mizacının mahsulü olan birkaç lirik mısra yok değildi. Fakat kendisini hiçbir zaman şair saymamış, daha sonra da şiirden nefret etmişti. Başına felâket geldikten sonra ise dünyada şiir sanatı diye bir sanat olduğunu hatırlamaz olmuş, hele kendisinin de bir zamanlar şiir yazmış olduğunu tamamiyle unutmuştu.
Kitap Alıntısı
Yahya Kemal Paris'te, bir yandan eski Yunan ve Latin mede­ niyetlerinin menşelerine dair yapılan münakaşaları yakından takip eder, bu medeniyetlere bağlı eserlerin tercümeleriyle ta­rihlerini ihtirasla okurken bir yandan ela neo-classique şiirle Parnasse şiirini inceler. Böyle bir kültür hamulesiyle 1912'de lstanbul'a dönen genç şairin Peyaın-ı EdebI'cleki (sayı, 3 1 , 37, 38; 19 13) yazıları, bizleri, Akdeniz medeniyetlerinin varisi saydığı kanaatini uyandırır. Daha ilk adımda Türk Ocakları türkçülüğüne çarpmasına rağmen Halide Edip Aclıvar'ın, Anayasa'nın dili münasebetiyle kendisine sorulanlara: "Bir kı­ sıın -kelimeler- için de Akdeniz medeniyeti varisleri olan biz türkler, Yunan ve Latinceye gidebilirclik" şeklindeki cevabı bu tezin hala yaşamakta olduğunu gösterir. Bizi Akdeniz medeniyetlerinin mazide bir ortağı gören bu telakkinin bayraktarı sayılan iki yazardan birincisi Yahya Ke­mal bu zevk ve iddiaya Fransız parnasyenleri yanında incele­diği Yunan ve Latin eserleriyle aynı zamanda tarih kültürüyle varır; bu hassasiyet onda, Osmanlı İmparatorluğunun ihtişam­ lı devirlerinin daüssılası ile kaynaşır; oraya Homere, Horace ve Virgile yoluyla varan Yakup Kaclri'cle ise bir yandan antik de­ virler hasreti bir yandan ela yurt realitesi içinde bir hayal zen­ginliği olarak devam eder.
Sayfa 55 - İletişim yayınları 2017
Biyografi-Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Haberler matematikle başlamalı, şiirle devam etmeli ve buradan ilerlemelidir.
Sayfa 261 - Matt Haig·Kitabı okudu
Mustafa Kemal Atatürk'ün edebiyat sevgisi...
Şiir ve edebiyatla tanışmam ise şiire meraklı ve kendi de şiir yazan sınıf arkadaşım Ömer Naci sayesinde gerçekleşmişti. Edebiyat dalları arasında özellikle şiir çok hoşuma gitmişti. Fakat hocalarımızdan biri, bu tarz işler seni iyi bir asker olmaktan uzaklaştırır, diye nasihat ederek, beni şiirle ilgilenmemeye âdeta razı etti. Tavsiyesine uyarak kendi şiir denemelerimden vazgeçmiştim ama şiir okuma, güzel yazı ile güzel hitabet merakım hayatım boyunca devam edecekti.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Alıntı
Bir Şair Bir Kitap
Alper Gencer – Ah! sen şimdi sabrımın taşını yuvarlarsın ** kırışır seni beklemekle geçen zaman belki hiç gelmezsin! ** yuvası zindan olan bir mahpus haykırışı: bir renksiz kanatlı kelebek olmak! neyin temrinisin ey hayat? kösnüdüğüm yağmurlar hangi otlara karşı? ** kıyam et! bağrımdan alıp da yürü sesimin şeriki olmuş bu çocuk bir çocuk bezmi elestten beri yürürlüğe konulmuş temsili bir pak. ** al işte bedenimden söküp de çıkar bulamadım nerede saklıdır o dert? ** güneş gözlerine bandı mı ışığı vakit aydınlıktır renginle o sıra ve afyonlu gülüşündür hayalimdeki... ** tozu dumana katmanın becerisinde: “yine hangi rüzgârın emrine amadesin?” ** bu gelincik bu rüzgâra fazla dayanmaz dertler giderek silahlanıyor
DERGAH
Şiirle devam
"...şimdi artık neyi hatırlasam bir anı oluyor"
Sayfa 434 - Yapı Kredi Yayınları 44. Baskı/Sunak Şiirinden·Kitabı okuyor
Edebiyat