İnce Memed,yalnızca bir eşkıyanın hikâyesini anlatmıyor aynı zamanda ezilen insanların sesi olmayı başaran güçlü bir başkaldırı romanı.Yaşar Kemal, Çukurova’nın sıcağını,yoksulluğunu ve insanlarının çaresizliğini öyle canlı anlatıyor ki okur kendini romanın içinde hissediyor.
İnce Memed karakteri ise korkuyla büyüyen bir çocuğun zamanla adaletsizliğe karşı duran bir halk kahramanına dönüşümünü temsil ediyor.Abdi Ağa’nın zulmü karşısında Memed’in isyanı yalnızca kişisel bir öfke değildir,yıllarca ezilmiş insanların içindeki birikmiş çığlıklarıdır.Roman,sadece ince memed'in hikâyesi değil,toplumsal bir direnişin sembolü olmuş.
Romanın en etkileyici yanlarından biri doğa tasvirleridir.Toroslar,köyler,tarlalar ve rüzgâr adeta yaşayan bir karakter gibi anlatılmış.Yaşar Kemal’in dili şiirsel ama aynı zamanda serttir,hem umut hem acı aynı cümlede hissediliyor.
Roman,okuyucuya yalnızca bir hikâye anlatmıyor,adalet, özgürlük ve insan onuru üzerine düşündürüyor.Bugün bile hâlâ güncelliğini korumasının nedeni de budur.Çünkü zulüm değişse de insanların özgürlük arayışı hiç değişmez.