Kralına karşı olan bir vekil,kocasına karşı olan bir kadın, subayına karşı haklı olan bir nefer; bunların hepsi iki kat cezaya çarptırılmaz mı?Zayıflar için haklı olmak bir suçtur.İran, Rusların ve İngilizlerin karşısında zayıftır ve zayıf bir ülke gibi davranmalıydı.
Çay içmeyi ele alalım.Güne, gazetemi okurken yanında bir bardak bol şekerli çayla başlarım. Aslında çay, şekerin bahanesidir. Bir gün, şekerle gazete arasında çayın tadını pek de alamadığımı fark ederim. Koyduğum şekeri azaltır, gazeteyi bir kenara bırakır, gözlerini kapar ve çaya odaklanırım. Kendine has kokusunu ve lezzetini duyumsarım. Kısa süre sonra kendimi siyah ve yeşil çay gibi farklı türleri denerken bulurum, enfes tatlarla hassas karışımları karşılaştırırım. Bir kaç ay sonra süper markette satılanları bırakıp, çayımı aktardan almaya başlar, Çin'in Siçuan eyaletindeki Ya'an dağlarının eteklerinde yetişen, panda dışkısıyla gübrelenmiş, "panda dışkısıyla çayı"ndan ayrı bir keyif duymaya başlarım. İşte böylece çay hassasiyetimi bardak bardak damıtır ve bir çay eksperi haline gelirim. Çay içme ritüelimin ilk günlerinde bana Ming Hanedanlığı'ndan kalma porselen bir fincanda, panda dışkısı çayı sunmuş olsaydınız, kıymetini bilemez, bu özel çaya, karton bardaktaki poşet çaydan farklı davranmazdım. Hassasiyetiniz olmayan bir konuyu deneyimleyemezsiniz, tıplı uzun bir deneyimleme sürecinden geçmeden hassasiyet geliştiremeyeceğiniz gibi.
Hayvanlar ruhları ve zihinleri yetersiz diye değil, hayal güçleri yetersiz olduğu için bize karşı koyamaz. Aslanlar koşar, zıplar, pençe atar ve ısırır, ne var ki bir bankanhesabı veya dava açamaz. 21.yy da nasıl dava açacağını bilen bir bankacı, savandaki en vahşi aslandan bile daha güçlü sayılır.
Sayfa 160 - Kolektif kitap, bilişim ve tasarım a.ş·Kitabı okudu
(Memurla iletişim sırasında) Boğazını temizle, öksür; fazla genç olduğun izlenimi bırakma. "Buyrun bir şey mi istediniz?" Ne olağan üstü bir ülkedir! "Bir şey mi istediniz" derler. Çünkü esrarlı ve bu dünyanın insanlarının akıl erdiremediği işlerle uğraşırlar. İlim olmasaydı, bu soruna karşılık sana iki perdelik bir Moliere oynardım ki... ve alınmayacaksın hiç bir sözden. Anlatacaksın daha bir dakika önce yanındaki arkadaşına seslenirken ne kadar farklı bir insandı... demeyeceksin. Şükrü efendi! bana bir çay getir. "Evet ne istiyorsunuz?" Şimdiye kadar söylediklerini dinlemedim;çünkü çay içmemi beklemedin. Bu nedenle yeni baştan anlatman gerek... demek istiyor. Ne kadar özlü konuşuyor değil mi? Üstelik öksürmek işe yaramadı. Çünkü beni yine de genç gördü.