Soyut bir ölüm. Değerler uğruna öldürülen Mücella.
6/10
·344 syf.··
2025 15. kitabı
Merhaba. İncelemeyle alakası olmayan birkaç şey diyeceğim. Daha önceki incelemem de bir okuma listesi oluşturduğumu ve bu liste dışına çok çıkmak istemediğimi söylemiştim. Mücella'da bu listede olan kitaplardan biriydi. Aslında kitabı okurken çok daha olumsuz bir eleştiri yazmayı düşünüyordum fakat sonra daha farklı bir taraftan bakmam gerektiğini fark ettim. Bu arada ilk defa bir kitabı inceleme yazacağım diye okudum. Nazan hanımdan okuduğum ilk eser. Sahaftan daha yeni Nar Ağacı'nı da aldım. Okuma listem de var. Meşhur bir yazar da olduğunu biliyorum fakat şunu bilin ki tüm yazdıklarım "Mücella" isimli kitaptan yola çıkarak oluşturduğum şeyler. Neyse, incelemeye geçelim. Öncelikle şunu demeliyim ki eğer edebi anlamda çok sağlam beklentileriniz var ise kesinlikle umduğunuzu bulamayacaksınız. Hatta sizi rahatsız edebilecek kadar da yetersiz diyebilirim. Dili ağır olmayı bırakın lise seviyesinde olduğunu düşünüyorum. Bunun dışında kitapta oldukça okuyanın dikkatini dağıtabilecek komik atlamalar var. Bir bakıyorsunuz 20 sayfa da altı yedi tane olay olmuş bitmiş, bir bakıyorsunuz Mücella bir anda otuzuna, kırkına, ellisine gelmiş. Ayrıca ben kitabı okurken bir türlü kendimi kaliteli bir eser okuyormuşum gibi hissedemedim. Sürekli benzer olaylar, sürekli sonu adeta "bil bakalım öyle mi olacak şöyle mi?" gibi biten hikayelerle dolu. Bu ve benzeri şeyler çok fazla oluyor. İlginçtir ki bu tarz kitaplar Türkiye'de çok seviliyor. Neyse. Ayrıca Nazan hanım, sizden açıkçası böyle mükemmel bir konulu kitabı yazmayı girişmişken 3. şahsı seçmenizi hiç beklemezdim. Olaylar kesinlikle Mücella'nın direkt şahsından anlatılmaydı. Ayrıca bir takım şeyleri koruyacağım diye -bence- annesi tarafından hayatı mahvedilen bir kızın/kadının iç tahlillerine çok az yer vermeniz ve buradan
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,8bin okunma
"Eskici ve Oğulları " kitap incelemesi
10/10
·378 syf.··
2025 6. kitabı
Orhan Kemal'in yapıtının adının “Eskici ve oğulları” olması romanın bu üçlü üzerine kurulması üzerine düşünmek gerekir. Aslında eskicinin Zeliha adında bir kızı da olmasına rağmen romanın adında bile onun adı, cinsiyeti yoktur. 1940’ların Türkiye’sinde ana geçim kaynağı toprak olan, pamuk olan Adana’da feodal kültürün, erkek egemen anlayışın yansıması kitabın başlığına da sinmiştir. Yine eskicinin bir adının olmayışı da dikkat çekici. Roman boyunca yapıtin odak figürü olan eskici “topal eskici” olarak adlandırılmıştır. Mesleği ve fiziksel özelliğiyle. Anlatıcı okurun, odak figürün özellikle bu yönünü seçmesini istemiştir. Eskici makineleşmeyle ve fabrikalaşmayla birlikte yaşamın ağır koşullarına direnen ve giderek emekçileşen zanaatkar grubunu temsil etmekte, takma bacağı ise yine bir savaşın yadigârı olarak ömür boyu yanında taşıyacağı bir yapay organ olarak kalacaktır. İşin kötüsü uğruna savaştığı ve bir bacağını verdiği o vatanda yaşayanlar ona hak etmedikleri şekilde muamele etmektedir. Bu durum eskicinin ağrına gitmektedir. Yapıttaki kişiler ve özellikleri şöyle sıralanabilir: Topal Eskici: Bir bacağını savaşta kaybetmiş, her gece içen, ağzı bozuk, sahibi olduğu dükkanda iki oğluyla çalışan bir ayakkabı tamircisi. Sürekli gelgitler yaşamaktadır. Sonunu düşünmeden çabuk sinirlenmekte, ağır sözler söylemekte, sonra da bu yaptığından pişman olmaktadır. Anlatıcı eskiciye bir ad koymamıştır. Bir bacağını Trablusgarp savaşında yitirmiştir. Savaştan döndükten sonra makineleşmeyle ve karşısında başka bir dükkan açan diğer eskiciyle rekabet edememekteyse de eski dükkanında kıt kanaat geçimini sağlamaya çalışmaktadır. Bacağının yokluğu, zengin bir sülaleden gelip yoksulluk içinde yaşamak zorunda kalışı, geçmişe duyduğu özlem, devletin kendisi gibi gazileri
Eskici ve OğullarıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20218,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
youtu.be/Fm6Np5x6UGo ideal Erkek bizimle bir tanrıçayrmşız gibi konuşmalı ve bizi sanki çocukmuşuz gibi idare etmeli. Bütün ciddi taleplerimizi reddetmeli ve şımarmak istediğimiz her şeyi yerine getirmeli. Bizi kapris yapmamız için teşvik etmeli ve hayatta bir amaç edinmemizi yasaklamalı. Her zaman kastettiginden daha fazlasını soylemeli ve her zaman söylediğinden daha fazlasını kastetmeli. Eger ona bir soru sorarsak verecegi cevap tamamen bizimle ilgili olmah. Sahip olmadığımızı bildigi ozelliklerimiz neyse, bizi onlar için durmaksızın övmeli, Eğer bir kadının ne kast ettiğini bilmek istersen ona bak onu dinleme
Önemsiz Bir KadınOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20246,7bin okunma
Allah rahatlık versin insanlar vermez. /YILIN ŞİİR KİTABI!
9/10
·56 syf.··
2025 35. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mart 2025 09:35
"Yol yakınken dönmedin Daha da dönemezsin." Dünyanın en eski türü şiir, en yılgın, en yorgun... Hiç durduk yere çalmamışlar insanlar kapısını, dara düşünce, unutmak isteyince. Ama şiirin ortaya çıkma nedeni zaten henüz daha yazı yokken akılda kalıcılığı sağlamak: Unutturmuyor, daha çok hatırlatıyor. Kim ne derse desin birçok ilaçtan iyi geliyor. Kul sıkışıyor, şiir yetişiyor. Ne zaman kendimi kötü hissetsem iki şiir kitabı alırım kitapçıdan. Kullanım dozunu falan sormam, onda yitene, onda bitene kadar! "Hakkını helal et dedim kendime Çok yordum seni." Bir helallik de kitaptan almalıyım sanırım. Alırken "günde birkaç şiir okur bir süre kitapla yaşarım," demiştim. Olmadı. Bir şiir daha derken zaten kısacık olan kitap aynı gün kayıp gitti ellerimden. Güzel şeyleri ne kadar hızlı tüketiyor insan. Oysa İbrahim Tenekeci her zaman yeni kitap çıkarmıyor, oysa okunacak çok az şiir kitabı kaldı içimize işleyen. "Ah İbrahim Uzak görünüşlü dağlardan baktın, Yağmuru yazarsın yağsın yağmasın, Dünyanın tenine el sürmedin ey Hayattan kalmış gibi yaşadın." "Yeniden başlamak mümkün mü Rabbim?" Daha isminde vuruldum kitaba: Sesin Üzgün Geliyor Alelade basit bir cümle ama son zamanlarda duymaya o kadar alışmışım ki... Hatta şımarmak gibi olmayacaksa bunun için kendimi mutlu bile hissediyorum. Zira çok az insan başkalarının sesindeki duyguya değer verir oldu çağımızda. Dinlemiyor insanlar, yalnızca duyuyorlar. Dinlenince bir mutluluk yayılıyor içime: Üzgün ama mutlu, ne tuhaf değil mi? Her şey tuhaf, gitmek isteyip kalan, kalmak isteyip giden sizin gibi. "Bir sabah sahiden gitmek istersin." Yeniden başlamak, en azından yaptığın hatalı başlangıçtan kaçbilmek için. Ne der Şebnem Ferah, "Sil baştan başlamak gerek bazen!" youtu.be/2xWXEQ7dIlQ?si=... O "Sil baştan sevmek gerek bazen," de
Şiir
Sesin Üzgün Geliyorİbrahim Tenekeci · Muhit Kitap Yayınları · 2024258 okunma
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2025 10:56
"Erkegi toklukta, kadını yoklukta, evladı Yaşlılıkta, kardeşi mirasta, arkadaşını yolculukta, dostunu zor durumda tanırsın" demiş atalarımız ,şükür hepsini tanıdım.... . Merhabalar dostlar Dün kişisel gelişim kitabı oldugunu düşündüğüm için çapraz okuma yaparım diye başladığım kitap baktım ki bugün bitti .Çünkü elimden bırakamadım, sanki ablamla oturduk ,elimizde çayımız sohbet ettik sabaha kadar ... Ümit Orman Beşiktaş kulübü eski yöneticisi Fikret Ormanın ablası. Varlıklı bir aileden geliyor ama şımarmak bir kenara dursun otomotiv sektöründe gayet başarılı işler yapmış. Bu da yazdığı 2.kitabi ..ilk kitabını da okumak istiyorum . Aklınıza gelebilecek her konuya değinmiş Ümit Hanım .Aile,sevgi ,aşk ,korkularımız, inançlarımız,astroloji,hayvanlar ....Bir arkadaşınla sohbet ederken ne konuşuyorsan kısacası...Anılarla desteklenmiş anlatılar. Okurken çoğu cümle farkındalık yarattı bende ,evet dedim ben de böyle yapıyorum ya da ben niye böyle yapmıyorum? Kendimi niye bu kadar çok üzüyorum? Kendi kendimle hesaplaştım ben de gece.. Yazarımız öyle şeyler atlatmış ki, Beklenmeyen Misafir, trafik kazası ..pandemi de üstüme gelmiş.. O da içini dökerek kendini anlatma imkanı bulmuş . Ne güzel de yapmış, İyi ki okudum ,İyi ki tanıdım .. kitapla kalın dostlar.... ..
HesaplaşmaÜmit Orman · A7 Kitap · 20247 okunma
Puan vermedi·187 syf.··
2023 54. kitabı
En uzak mesafe Ne Afrika, ne Çin Ne Hindistan, ne seyyareler, Ne de yıldızlar geceleri ışıldayan... En uzak mesafe, iki kafa arasındaki mesafedir, Birbirini anlamayan... 'Naz' bana kadının isminin küçültülmüşü gibi gelir, demiş Cenap Şahabettin. Nasıl da guzel düşünmüş, Kadın degilmidir, kaç yaşında olursa olsun, ister evli ister bekar ister yaşlı ister genç olsun, nazlanmak, sevdiğine çocuklasmak, kıpır kıpır olma, onu anlayanın yanında simarmak istemesi.. Size "Eşinizi ne kadar tanıyorsunuz" deseler, bir çırpıda cevap verebilir misiniz? Öyle içten ve bizden bir kitap okudum ki, karı koca arası iletişim eksikliği, birbirini aslında anlıyor ama kabul etmeyisleri... Yazar Faklı bölümlerde farklı hikayelerle ele aldığı evliligi akıcı naif ve sıcacık bir dille öyle güzel anlatmış ki, okuduğunuz her bölümde, aaa bu biz dememek elde değil;) Kendinizi ve eşinizi ne kadar tanıdığınızi merak ediyorsanız bu kitapla bı tanışın derim ;)
Eşimle Tanışmayı UnutmuşuzSema Maraşlı · Hayat Yayınları · 2013782 okunma