Allah'tan korkun!
Mekke'de bir Milin KFC restoranı önünde sıra bekleyen Müslümanlara haykıryordu: "Sizler Müslümansınız, Allah sizleri umre ile rızıkandırdı! Allah sizleri rızıklandırarak Ramazan ayına ulaştırdı! Biraz evvel namazda okuduğumuz kunut duamızda hep birlikte Gazze'li kardeşlerimize yardım etmesi için Allah'a yalvardık! Şimdi ise gelip KFC'den alışveriş yapıyor, yemek sırasına giriyorsunuz! Ve bu eli kanlı şirketin İsrail ordusuna bedava yemek verdiğini ve finansal olarak destek olduğunu biliyorsunuz! Gazze'li kardeşlerimi midenize tercih ediyor ve yüzüstü bırakıyorsunuz. Allah'tan korkun!"
Boykot
Konser Ekibi
(Mısır Üs Kampı) Toplanıyorlar etrafta... Alacakaranlığın içinden; gri-mavi kumların üzerinden, Alçak sesle mırıldanan adam sürüleri sese doğru akıyor içeriye, — Bir piyanonun tıngırtısı ve gümlemesine... düm-te-düm... Bir lambaya çekilerek, geliyorlar Çadırlarının parıldayan hatlarından dışarı, hışırdayan kumların üzerinden. O şarkıları söyleyin bize, kendi memleketimizin şarkılarını, Sizler, beyazlar içinde şakıyan hanımefendiler. Loşluk gizliyor yüzlerimizdeki açlığı, Gecenin içinden yükselen bu yüzlerden duvarı, Gözden bu kadar uzakta kalan yerlerin Anılarını saklayan bu gözleri. Yorgun ve neşeli, şarkı söylüyor hanımefendiler; ve kahverengili adam Eğiyor gri şapkasını; fiyakalı, zayıf ve solgun, Tuşları tıkırdatıyor... şehirden bir oyuncu parçası işte... "Tanrı seni eve kavuştursun"; ve sonra "Uzun, upuzun bir yol"; "Beni çağırdığını duyuyorum"; ve "Dixieland"... Yavaş söyleyin... şimdi nakarat... teker teker. Duyuyoruz onları, içiyoruz; konser bitene dek. Sessizce, askerlerin gölgeli kütlesinin dikilişini izliyorum. Sessizce, dağılıp gidiyorlar, parıldayan kumların üzerinden.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Haritası ya da pusulası olmadan yabancı denizlere sürüklenmiş gemi gibiyim. Ama şimdi artık ben de yönümü bulmak istiyorum.
Sayfa 15·Kitabı okuyor
13.
Bir insan zengin, genç, güzel, onurlu olabilir, ama bu durumda onun mutlu olup olmadığını anlamak için sormamız gereken şey, neşeli olup olmadığıdır. Tersine, biri neşeliyse, genç mi yaşlı mı, fakir mi zengin mi olduğu fark etmez: o mutludur. Bu yüzden neşe, ne zaman gelmek isterse, kapılarımızı ona sonuna dek açmalıyız. Çünkü o hiçbir zaman uygunsuz bir anda gelmez; oysa biz çoğu zaman onun içeri girmesine izin vermekte tereddüt ederiz, çünkü ya gelme nedenini merak ederiz ya da onun geilip bizi ciddi düşüncclerimizden ve ağır endişelerimizden uzaklaştırıp uzaklaştırmayacağını düşünmek isteriz. Ama bu düşüncelerle neyi düzelteceğimiz belirsizdir; buna karşılık neşe en güvenilir kazançtır. Çünkü neşe yalnızca şimdiki an için bir değere sahiptir; bu nedenle, gerçekliği iki sonsuz zaman arasında bölünemez bir "şimdi" formunda olan varlıklar için en yüce iyiliktir.
Sayfa 37·Kitabı okuyor
1000Kitap
ÖLÜ MÜZİSYENLER
Sizlerden, Beethoven, Bach, Mozart, Düşlerimin özü alev aldı. Katedraller inşa ettiniz kalbimde, Andından tutuşturdunuz zirvelerdeki arzumu. Sizler o coşkusuydunuz ve parlak alayıydınız Düşüncelerimin duaya doğru giden. Fırtınanın gazabıydınız siz, o ışık Uzak kulelerde parıldayan. Büyük isimler, bulamıyorum sizi şimdi Gençliğin bu gürültülü yıllarında, kıyametin içinden Barışa doğru çabalayan: Alnımda taşıyorum Sürgün edilmiş hayatların bir çelengini. Sizin bir payınız yok yanı başımda savaşan, Gülen ve acı çeken o delikanlılarla. Fügleriniz ve senfonileriniz getirmedi Ölen dostlarıma dair hiçbir anıyı. Çünkü ne zaman beynim onların izini sürse, Argo bir dille çağırırım onları geri. Fox-trot ezgileriyle büyülerim hayaletlerini. "Küçük bir içkiden daha bir şey olmaz bize." Rag-time düşünürüm; birazcık rag-time; Ve görürüm yüzlerinin üşüştüğünü etrafıma O aksak ritmin sesiyle. Anlatacak öyle neşeli şeyleri var ki onların, O kusursuz 'Blighty' yarasıyla cehennemden eve dönenlerin... * * *
Bağımlılık:Düşündüğünüzden daha kötü
Bağımlılıkları tedavi etmek zordur, hem de birçok psikiyatrik hastalıktan daha zordur.Başka hastalıklarda, mesela depresyon gibi, hastalar daha iyi olmak isterler.Ortada hiçbir soru işareti yoktur.Ancak kişi bir uyuşturucuya bağımlıysa, o kadar emin olmaz.Aziz Augustinus'un genç bir kadınla ilişki yaşarken ifade ettiği duygusallığı o da yansıtıyor olabilir.Tanrım, bana iffet ver ama sonra ver, şimdi değil.
Düşünce