Spoiler içerir!!!;
Puan vermedi·224 syf.··
2026 23. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 16:46
Ahh bee Yusuf!... Çok üzüldüm bitirince. Sabahattin Ali'nin güzel betimlemeleri ve anlaşılır üslubu ile çabuk bitirilebilen ve çokta sevdiğim bir eser oldu benim için. Konuya gelecek olursak girişten çok etkilendim eşkıyalar tarafından anne ve babası öldürülen ve yanı başlarında duran çocuk Yusuf vay be ne cesur bir çocukmuş dedirtti. Ve tabii ki orayı incelemeye gelen yüce gönüllü kaymakam Salâhattin bey hiç oğlu yoktur tek kişi Muazzez vardır bide eşi Şahinde çok ayar oldum bu kadına,bir anne olmasına rağmen kızını soktuğu durumlara, düşüncesiz davranışlarına... Her neysee. Hilmi bey ve oğlu Şakir hani olur ya filmlerde babasi zengin(genel olarak fabrikatör)olup oğlu çapkın olup sağda solda kızlarla kötü yollara düşen Şakir tam olarak öyle biri, en çok üzüldüğüm Kübra ve annesi oldu ve her şeye rağmen babasız/ kocasız oldukları için çalışmaları. Çok sayıp sövmek geldi içimden Şakire. Olaylar çok hızlı gelişiyordu. Ve bir diğer üzüldüğüm kişi ise Yusuf'un arkadaşı zavallı Ali. Yusufla Şakir tartışınca Şakirde küçük beyniyle intikam almak istiyor böylelikle Muazzez ile evlenmek istiyor. Babasıyla konuşup plan yapar Salâhattin beyle kumar oynayıp borç karşılığında kızı alacaklar eee Yusufta bir çözüm yolu arar ve Aliden alır bunu ve olayların sonra tam bir felaket.... Bir dernekte kafası hoş olan Şakir olayı biliyor ve sarhoşlukla Aliyi öldürür hele ceza almaması beni çıldırttı neymiş babasi fabrikatör ya kimse şahitlik etmez ve elini kolunu sallaya sallaya çıkar aslında kaç yıl önce yazılmış olmasina rağmen şimdide bir şeylerin değişmemesi ne acı ne rezil bir durum. Parayla ve mertbeyle suçundan kaçma. Ohh ne âlâ memleket!... Ve bence olayların kopuş noktası Yusuf'un en son Muazzez ile nikah kıyması, ardından kaymakamlikta işe girmesi ve tabii ki Salâhattin beyin
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,8bin okunma
Puan vermedi
Merhaba kitapsever dostlar Bugün sizlere genç yazarımızın ilk kitabıyla geldim. Kitap bir gençlik kurgusuydu diyebilirim. Ana karakterimiz Zeynep yani bir diğer adıyla zeytin. Zeynep ailesi tarafından ilgisiz büyümüş bir kızdır. Gece eve gelmese babasının umrunda olamayacak kadar garip bir ailesi vardır. Annesi desen zaten psikolojik olarak sağlıklı değildir. Devamlı ilaçlar kullanıyorudur. Bu yüzden de zaten okul hayatı da pek düzgün değildir. Hatta kitap Zeynep’in sınıfta kalmasıyla başlamaktadır. Zeynep’in Arif ve Altuğ adında iki arkadaşı vardır. Kitabın ilerleyen sayfalarında onlarla ilgili gerçeği öğrenince de şaşıracaksınız. Zeynep bu arada sporcudurda. Atletizm ve yüzme gibi dallarda bulunuyor. Ancak bir kavga sonucunda ameliyatı yüzünden atletizmi bırakmak zorunda kalıyor. Yüzmeye işte o zaman başlıyor. Kitap zaten kalın olduğu için içerisinde Zeynep hakkında birçok konu mevcut. Bu benim bazen kafamı karıştırdı. Şimdide hangisinden bahsedeceğimi bilemiyorum. Eser bana lise yıllarında okuduğum Watpad kitaplarını hatırlattı diyebilirim. Sadece bu kitapta psikolojik analizler daha başarılıydı diyebilirim. Siz kurguya odaklanırken aslında verilen mesajlar güzeldi. Eğer sizin tarzınızsa okumanızı tavsiye ederim.
9 Patili Şeytan KediGunigna · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20264 okunma
Reklam
Dört Anlaşma | Don Miguel Ruiz - Kitap İncelemesi
7/10
·122 syf.··
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2026 10:00
Herkese merhaba, bugün ruhsal & kişisel gelişim kategorisinden Dört Anlaşma kitabıyla ilgili görüşlerimi paylaşacağım. Don Miguel Ruiz, Toltek bilgeliğinden bahsederek başlar. İlk defa duyduğum bu medeniyet için görmek, öğrenmek, uygulamak çok önemlidir. Zaten Toltek, bilgi insanı anlamına geliyormuş. Yazar, insanların, toplumsal rüyalar görerek hayatı ıskaladığından, bu rüyaların insanların dikkatini dağıttığından ve insanı ehlileştirdiğinden bahseder. Doğduğumuz andan itibaren bu rüyaların korku temelli anlaşmalarla mühürlendiği vurgusu ise en çok sevdiğim kısımlardan biri oldu. Gelelim kitapta bahsi geçen dört anlaşmaya. Bunlar şöyledir: 1. Kullandığın sözcükleri özenle seç. 2. Her şeyi kişisel algılama. 3. Varsayımda bulunma. 4. Daima yapabileceğinin en iyisini yap. Yaşam üzerine güzel öğretileri ve yalın dili anlatısını pekiştirmiş haliyle ilgimi çeken bir okuma olduğunu söyleyebilirim. Kitabı okuduktan sonra bu maddelerin hayatımdaki yerini aradım. Çocukluğuma kadar gitmem beni fevkalade neşelendirdi. Özellikle birinci ve dördüncü maddeyi kendimi bildim bileli uygulamaya çalışırım. Örneğin, sözcüklerimizi özenle seçme konusuna içimde ayrı bir inanç vardır. Sanki kötü ya da yaralayıcı sözcükler kullandığımızda bunları hayatımıza çekiyormuşuz, gibi gelir. Küçükken bunları neden, nasıl düşünmüşüm diye hayret ediyorum. Neyse, örnek verecektim değil mi? Çalıştığım zamanlarda "meşgul, yoğun, kaotik..." gibi kelimeleri çok duyardım. İçimi o kadar karartıyordu ki bu kelimeler.... Artık kullanmamaya karar verdim ve çok yoğun olduğumda genelde "bugün, işler çok bereketliydi." diye ifade ederdim. Sonra çalışma arkadaşlarım da bu kavramı kullanmaya başladı. Bunu görmek o kadar güzeldi ki... Kelimeleri özenle seçmek, o kelimeleri içselleştirmek bahsi geçen kelimeleri yaşamakla
1000Kitap
Dört AnlaşmaDon Miguel Ruiz · Ötesi Yayıncılık · 202316,3bin okunma
Puan vermedi·488 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
Kitap insanların çoğu zaman farkında olmadan taşıdıkları eleştirel,yargılayıcı ve kısıtlayıcı içses ile yaşadığı çatışmalara dikkat çekiyor. Bu sesin kaynağının çoğunlukla çocukluk deneyimleri,aile tutumları,toplumsal beklentiler ve geçmişteki travmaların olduğunu vırguluyor. Yazar içsesimizi bastırmak yerine onu tanımamız,anlamamız ve onu dönüştürmemizi öneriyor bizlere.İçses ile mücadele etmek yerine onunla sağlıklı bir ilişki kurmanın daha kalıcı ve iyileştirici olduğunu söylüyor. Yazar kitapta yazanların önce kendisinin uyguladığını ve bunun kendisini dönüştürdüğünü şimdide okuyucuyada bunun mümkün olduğunu hatırlatıyor. İçsesim ile Uzlaşma okuyucuyu içsel farkındalığa ve kişisel dönüşüme çağıran ,kendi özüyle barışarak yaşamını arzu ettiği şekilde yeniden şekillendirmek isteyen herkes için bir rehber niteliğinde. Benim keyifle okuğum bir başucı kitabı oldu ve sizlerinde mutlaka faydalanmasını isterim. Kitapla ve Sağlıkla Kalın.
İç Sesim ile UzlaşmaÇiler Ezgi Odabaşoğlu · Luna Yayınları · 202533 okunma
“An yalnızca şu andır.”
9/10
·248 syf.··
2025 3. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2025 14:02
Sevgili kitap dostlarım, Bugün sizlere, Eckhart Tolle’nin ruhlara dokunan eseri “Şimdinin Gücü” üzerine kısa ama gönülden bir değerlendirme yazmak istedim. Bu kitap, hepimizin gündelik hayat telaşında unuttuğu en basit ama en derin gerçeği hatırlatıyor: “An yalnızca şu andır.” Tolle, sade ama güçlü bir dille, zihnin geçmiş ve gelecek arasında gidip gelirken bizi nasıl esir aldığını anlatırken; huzurun, dinginliğin ve içsel özgürlüğün yalnızca “şimdi”de mümkün olduğunu hatırlatıyor. Kitabı okurken, insan kendi iç sesini, duygularını ve düşüncelerini bir misafir gibi gözlemlemeyi öğreniyor. Tolle’nin rehberliği; yargısız, sakin ve şefkatli. Kısacası, “Şimdinin Gücü” hayatın koşturmacasında durup bir nefes almak, kendi iç dünyasını yeniden tanımak isteyen herkes için bir dönüşüm anahtarı niteliğinde. Bir sonraki kitap mektubumuzda buluşmak dileğiyle, hepinize huzurlu ve farkındalık dolu okumalar diliyorum. Sevgiyle, kitapla kalın… ChuckyninGelini Miroslava Angelova Semra YAPAL Cuma Bozkurt
Şimdi'nin GücüEckhart Tolle · Akaşa Yayınları · 20014,137 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2025 47. kitabı
Berzan vefat eden sevdiği kadının ardından yıllarca yas tutar bunun üzerine ailesi onu kuzeni Rozalin ile evlendirir. Rozalin Berzan'a şifa olsundu amaç ama ikilinin hayatı zehir olur.Birlikte büyümüşler,sırdaş olmuşlar ,dost olmuşlar şimdide aile büyüklerinin zoruyla birbirlerine eş olmuşlar. Gel görki aynı evde iki dilsiz gibi yaşıyorlar,sofrada yalnız,yatakta yalnız Rozalin eşinin çektiği acıyı her gün gözleriyle göruyor,bu da yetmiyor Berzan'ın sevdiği kadının mezarına gidiyor sık sık . Bir gün mezara bırakılmış defter görüp alıyor ve eve gidince okumaya başlıyor. Bir kadının erkeğe olan duygularının yazıldığını anlaması uzun sürmüyor,kadının kim olduğunu hemen anlıyor ama kime yazıldığını çözmesi biraz zaman alıyor işte o zaman olanlar oluyor. Konusu bukadar yeter aslında çok şey yaşandı ama onları okuyarak öğrenmenizi çok isterim. Bir kadının töreye karşı dik duruşunun örneğini okudum. Ayrıca hikayemiz gerçek hayattan alınmış. Bu kitap neydi ah yandım yandım kavruldum. Az ağladım ya bıraz daha ağlasam ne olacak sanki dedim başladım kitaba ,evet biliyordum hüzünle yoğrulmuş hıkaye okuyacagımı ve çok da merak ediyordum. Yani bilerek başladım içim dışıma çıkmış olabilir. Bu hikayenin gerçek olduğunu bilince de duygular daha bi tavan yapıyor . İyi geldi bir taraftan da zehrimi akıttım sanki Rozalin gibi. Onun zehri başka benim ki başka ama birlikte kustuk öfkemizi,ateşe verdik sebep olan herkesi. Dost olduk ,sırdaş olduk,kimseye anlatmayacagına emin olduğum için kimsenin bilmediklerini de anlattım içim soğudu. Ben böyle rahatlayacagımı bilseydim ilk çıktığı gün okurdum. Yazar çok samimi aktarmış,buna birazda cümlelerin süslenişi katkı sağlıyor,bir çok yerde öyle cümleler kurmuş ki içimi yaktı. Al deyim yap o cümleyi. Anlatış biçimi,akıcılığıve merak unsurunun
Ateşte Yanan BedenlerNur Arıcan · Parola Yayınları · 2025150 okunma
Reklam
Reklam