Karılar Koğuşu,cezaevine düşmüş kadınların hikâyeleriyle örülmüş bir romandır. Ana karakter Murat, savaşın belirsizliği ve cezaevi ortamında insanlık onuru ile sefalet arasında sıkışır. Kitapta ahlak, namus, güç ilişkileri ve kadınların yaşadığı baskılar üzerinden, toplumun genel yapısı irdelenir. Hapis hayatının zorlukları ve insan ruhunu kemiren yanları, kadın mahkûmların farklı hayat hikâyeleri aracılığıyla gözler önüne serilir.
Kemal Tahir bu romanıyla, yalnızca cezaevi hayatını değil, savaşın gölgesinde şekillenen bir ülkenin sosyal gerçeklerini de aktarır. “Karılar Koğuşu” bireysel hikâyeler üzerinden aslında tüm bir toplumun çelişkilerini yansıtır. Eserde kadın mahkûmların dramı, Anadolu kadınının bitmeyen çilesinin simgesi haline gelir. Roman, güçlü toplumsal gözlem gücü ve insana dair derin çözümlemeleriyle hem tarihsel hem de edebi açıdan önemli bir yere sahiptir. Çok hüzünlüydü ama severek okudum iyiki okudum. Edebi açıdan öyle doyurucu bir eserdi ki bazen dönüp kendime kızdım, neden böyle eserleri okumak için geç kalıyorum ya da uzun ara verip okumayı erteliyorum ki dedim.