Tüm zamanların zamansız bir kitabı bence Hayvan Çiftliği. Her çağda güncelliğini korumaya aday. Düşünmeyen, araştırmayan, okumayan, sorgulamayan, eleştirmeyen tüm insanlığa güzel bir yanıt. Bir ütopyanın distopyaya nasıl dönüşebileceğini bir solukta okutarak gösteriyor okura Orwell. Hem de bir fabl yoluyla. Adı ne olursa olsun tüm siyasal düzenler sorgulamayan bir halk varsa kötü niyetli, kendi çıkarını düşünen yöneticiler tarafından her zaman karabasan yaratır. Ve yaratacaktır...
İyi de kötü de içimizde barınıyor. Biz hangisini yüceltirsek sahneyi o paylaşıyor. Kitap bittikten sonra içimden ilk geçenler bunlar oldu.
Yaşları altı ile on iki yaş arasında olan çocukların gelecekteki atom savaşı sırasında güvenilir bir yere götürülmek üzere bindikleri uçak saldırıya uğrar ve ıssız bir adaya düşerler. Biz bu çocuk kahramanlar üzerinden iktidar savaşını, faşizmi, demokrasiyi, hırsı, masumiyeti, aklı, sağ duyuyu, korkuyu, cehaleti bir kere daha görüyor ve onlarla birlikte bu macerada adeta rol alıyoruz.
Kitabın çevirisini yapan Mina Urgan' ın kitaptaki sonsözü ayrıca çok güzeldi. Kitaba farklı açılardan bakmamızı sağlayan ufuk açan bir değerlendirmeyi okuyarak kitabı bitirmiş oluyoruz böylelikle.
Nöro-psikiyatrist Daniel J. Siegel ve aile danışmanı Tina Payne Bryson tarafından yazılan kitap çocuğunuzun gelişmekte olan beynini bütün- beyin bakış açısıyla entegre bir şekilde nasıl kullanacağına dair bizlere altın değerinde bilgiler sunuyor.
Kitap yeni doğanlardan başlayıp on iki yaşa kadarki çocuklara yönelik olarak hazırlanmış.
Kitapta öncelikle beynin bölümleri ve işleyişlerinden bahsediliyor. Mümkün olduğunca sade anlaşılır bir dil kullanılmış. Bol bol örnekler verilerek anlatımın somutlaştırılması sağlanmış. Ayrıca ilgili konularla alakalı karikatürlerin paylaşılması da anlaşılırlığı kolaylaştırmış.
Sol ve sağ beynin entegrasyonu, üst beyin ile alt beynin entegrasyonu, belleğin entegrasyonu, kimliğin farklı yönlerinin entegrasyonu, kendinin öteki ile entegrasyonu gibi entegrasyon türlerinden ve bunlara dair on iki tane bütün beyin stratejisinden bahsedilmiş.
Son olarak tüm anlatılanların akılda kalması ve ara ara unutulan yerlerin hatırlanması amacıyla. Yaş gruplarına uygun olarak anlatılanlar taplolaştırılmış.
E daha ne olsun. Kitaba hayran kaldım. Tekrar tekrar okuyacağım ve faydalanacağım harika bir kitaptı benim için. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
Turgut'un da dediği gibi "Bat dünya bat!" Tutunamayanlar serüvenim de bitti. Grup eşliğinde çok güzel bir okuma oldu.
En çok okunmak istenen ama aynı zamanda en çok yarım bırakılan bir kitap olması beni hiç şaşırtmadı. Kitap sizden yoğun bir dikkat ve itina ile kendisini okumanızı istiyor. Yoksa seni yarı yolda bırakırım diyor. Siz de bizim gibi grupla okuyarak kitabın hakkını vererek okuyabilirsiniz.
Turgut' un yakın arkadaşı Selim'in intiharı Turgut' u çok etkiler. Arkadaşının intiharının sebebini öğrenmeye çalışması kitabın genel konusunu oluşturur.
Oğuz Atay'ın da kitabı ithaf ettiği Ural ismindeki arkadaşı intihar etmiş. Selim biraz da Ural'dır bir bakıma.
Kitabı okurken bazı kısımların kurgu olmadığını gerçek olduğunu düşünerek okumuştum. Gerçekçi bir kurgusu var.
Kitabı okurken en çok zorlandığım kısım 14. bölüm oldu. Yaklaşık 76 sayfalık bölümde hiç noktalama işareti kullanılmamıştı.
Bir iki sayfalık uzun cümlelerin olduğu kısım ve bir cümle uzunluğunda kelimelerin olması da okurken zorladı.
Son olarak mizah ve güldürü ögeleri çokça olduğundan yüzünüzde hep bir tebessümle okuyacağınız bir kitap olacaktır.
Tutunamayanlar' a tutunmanız dileğiyle...