Puan vermedi·272 syf.··
2026 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 10:42
Telefonla geçmiş aramak gibi bir saplantının hep aynı tarihte gerçekleşmesi . Kendi hayatımda olsaydı ben hangi günü arardım acaba diye düşünmeden duramadım . Çocukluk ne büyük bir sınav.
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,517 okunma
Cesetler, Doktorluk ve Mezarcı
7/10
·304 syf.·
2026 37. kitabı
Kitap beklediğimin üstünde çıktı ve çok akıcı. 1800-1900'lü yıllarda kadınların doktorluk yapması yasaklanmış ama bunu dinlemeyip tek hayali ilk kadın doktor olmak olan Hazel... (spoiler içerebilir.) Birçok olayla o kadar çok mücadele ediyor ki tam başarı sembolizesi bir Leydi... Evet Leydi, her şeyi var ve evlenecek olduğu kişi, doğduğu an belli olan varlıklı bir adam Bernard. Hazel'in doktorluk aşkı onu hem tehlikeye sokuyor hemde başarıya ama Hazel asla pes etmiyor ve erkek kılığına girerek eğitim almaya başlıyor. Tabi o sırada eğitim veren doktor Hazel'i farkediyor, derslere gelmesi Straine tarafından yasaklanıyor. Bu süre zarfında Hazel çalışmalarına devam ediyor ve sınava girmek için bir görüşme tapıyor. Tek şansı sınavı kazanmak ve sınav günü geldiğinde Beecham adındaki doktorun gerçek yüzünü öğreniyor. Fakir insanların organlarını zenginlere para karşılığında takan bir katil... Hazel buna engel olmaya çalışsa da olan çok sevdiği mezarcı Jack'e oluyor. Ve Hazel sadece Bernard'a güvenmek isteyip gördüklerini anlamak istemişti ama Bernard, polislere Jack'in cinayet işlediğini söylüyor ve Jack, Beecham'ın ölümüne sebep olan kişileri öldürmüş biri olarak yargılanıyor. Hazel ise kardeşini 'Roma Humması' adındaki bir hastalıktan kaybetmiş biri olarak hastalığın tedavisini araştırmaya çalışırken, Beecham'da ölümsüzlük üzerine araştırmalar yapar. Ve en kötüsü de Jack idam edilir ama bir gün Hazel'e mektup gelir ve mektupta Jack'in Hazl'e söylediği o sözler yazıyordur. 'Atan kalbim hala senin. Ve seni bekleyeceğim.' Devamı ikinci kitapta... Ölümsüzlük
1000Kitap
AnatomiDana Schwartz · İndigo Kitap · 2024535 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
''Krizin Fenomenolojisi ve Tinsel Parçalanma"
10/10
·137 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
76 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2025 23:26
Krizin Fenomenolojisi ve Tinsel Parçalanma: Estetiğin Huzursuzluğu Üzerine Radikal Bir Yapısöküm ve Epistemik Soruşturma Birinci Bölüm: Giriş, Konfor Alanının Tasfiyesi ve Tekinsizliğin Epistemolojik Kökenleri Sanat felsefesi, çağdaş estetik teorileri, ontoloji ve Batı düşünce tarihinin o labirentimsi koridorları içinde, okurunu tanıdık olanın güvenli limanlarından koparıp, varoluşsal bir tekinsizliğin tam ortasına fırlatan metinlerin sayısı parmakla gösterilecek kadar azdır. Estetiğin Huzursuzluğu, işte bu tavizsiz, uzlaşmasız ve radikal kopuşun, insan zihnini en ücra kılcal damarlarına kadar hırpalayan ve yerleşik algı kalıplarını un ufak eden o muazzam entelektüel dehasının en somut, en cüretkar felsefi vesikasıdır. Bu eseri okuma deneyimi, düz çizgisel bir metni konforlu bir rasyonalizmin rehberliğinde arkaya yaslanarak takip etmekten bütünüyle uzaktır; aksine kavramların, estetik paradigmaların, dilsel bariyerlerin ve felsefi kırılmaların geometrik olarak sürekli genişleyen, genişledikçe de okuru içine çeken o girdapsı sarmalında bir zihinsel irade savaşı vermektir. Kitabın okur üzerinde kurduğu o aşılması güç direnç, insanı kelime kıtlığıyla ve zihinsel bir felç haliyle baş başa bırakan o zorlayıcı entelektüel yapı, yazarın üslubundaki bir sakatlıktan ya da dilsel bir kurgu beceriksizliğinden kaynaklanmaz. Tam aksine bu muazzam zorluk, sanatın ve estetiğin kendi ontolojik doğasında barındırdığı o köksüz, tekinsiz, tekinsiz olduğu kadar da ele geçirilemez, formüle edilemez olan o ezeli "huzursuzluğu" metnin doğrudan gramerine, söz dizimine ve kavramsal omurgasına bir zehir gibi enjekte etmesinden ileri gelir. Metnin derinliklerine doğru sızmaya başladığımızda, karşımıza çıkan ilk büyük felsefi barikat, güzelin, estetik nesnenin ve sanatsal yaratımın salt
Felsefe
Estetiğin HuzursuzluğuJacques Ranciere · İletişim Yayınları · 201421 okunma
İlk hamle onundu...
6/10
·384 syf.··
2026 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 21:57
Piyon, Vezir ve Şah adlı distopik üçlemenin ilk kitabıdır. ABD, sınıfsal yönetimi gereği, 17 yaşına basan her bireyi karakter analizi hasebiyle bir sınavdan geçirmektedir. Sınavda kazanılan başarılı rütbe ile (Roma rakamları ile; IV,V,VI,VII yani 4,5,6,7 olacak şekilde) hayat kaliteleri artan insanlar, ülkenin zengin semtlerinde yaşarken, alınan düşük rütbe (I, II, III yani 1,2,3) hayatlarına mâl olmakta, fakirlik ve sefalet içinde yaşatmaktadır. Kitty Doe, sınav günü aldığı III (üç) rütbesi ile sokaklarda dolaşırken portakal çalmış ve korumalara yakalanmıştır. Erkek arkadaşı Benjamin ile kaçıp yaşadıkları eve gizlenirler. İkisi de dahil 40 çocuğun bakımını üstlenen Nina'ya olan biteni anlatırken korumalar gelir ve saklanan Kitty'i bulamadan evden ayrılırlar. Bu olanlardan ötürü sevdiklerini tehlikeye atmak istemeyen Kitty, oradan ayrılıp klüplerde çalışmayı kafasına koyar ve tüm engellere karşı çıkarak evden ayrılır. Daha sonrasında yakalanır ve benzerliği sebebiyle başbakanın ölen yeğeni Lila Hart'ın yerine geçmek zorunda bırakılır. Çünkü Lila Hart, yönetime karşı bir isyan oluşturarak kendi ailesine sırtını dönmüştür. Fakat bilmedikleri bir şey vardır; Kitty Doe'da bu isyanı desteklemektedir. Devam eden süreçte sırlar ortaya çıkar, olaylar peş peşe ilerler ve Kitty kendini sandığının da ötesinde bir yerde bulur. Açıkça söylemek gerekirse, kitap beklentimin çok altındaydı. Yazarın kalemi bana çok acemi geldi. Olayları anlatış şekli, karakterlerin davranışları... Bana bir yetişkinden daha çok küçük bir çocuk yazmış gibi geldi. Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim.
Distopya
PiyonAimee Carter · Ephesus Yayınları · 20164,417 okunma
6/10
·102 syf.··
2026 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 00:00
Merhabalar , incelememi okuyan değerli okurseverler. Bugün ele alacağım kitap Yaşar Kemal den Yılanı öldürseler.Yaşar Kemalden ilk önce Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karıncayı okumuştum. Dilini beğenmiştim. Fakat bu okuduğum kitabı için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Dili bana bu kitabı için ağır geldi sayfa sayısının az olmasına rağmen etkisini fazla sürdüren ve ağırlığı 100 sayfanın üzerinde olan bir kitaptı. Belki de yaşım daha Yaşar Kemal okumak için erkendir.Belki de kitabı yanlış bir zamanda okuduğum için bana uzun gelmiştir.Her gün okulumda boş kaldığım derslerde mutlaka kitap okumaya çalışıyorum.Bu kitap da sınav haftama denk geldi ,fazla okuyamadım. Normalde 100 sayfayı tek oturuşta bitirir ,ertesi gün yeni kitap alırım.İşlerim ve derslerim yoğun olmasına rağmen. Bu kitabı cuma günü başladım salı günü sınavdan boş kalan vaktimde bitirdim. Ben bu kitabın dilini ağır buldum.Banada fazla hitap etmedi,ilerleyen zamanlarda mutlaka tekrar şans vereceğim ama şu anlık Yaşar Kemal okumaya ara veriyorum.Umarım daha fazla sevebileceğim Yaşar Kemal kitabı bulabilirim Hayırlı ve kitap dolu bir gece diliyorum herkese.
Duygu ve Düşünce
Yılanı ÖldürselerYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202028,2bin okunma
O KADAR KİMSEZİDİM Kİ YOKLUKLARINDAN MEDET UMUYORDUM.
Puan vermedi
Şermin Yaşar, Yazarlık kariyerine adım atmadan önce sosyal medyada “Oyuncu Anne” adıyla tanınmış olan Şermin Yaşar, anne-çocuk ilişkilerine dair tecrübeleri ve hassas tutumuyla alanında fark yaratan işlere imza atmış. 2017 yılından önce kitaplarını Çarkacı soyadıyla yayımlayan yazar, çocuk gelişimi alanındaki kitaplarının yanı sıra öykü dalındaki eserleriyle de hayran kitlesini giderek genişletmiştir. Bir Kadın, Bir Anne ve Bir Yazar Göçmen bir ailede dünyaya gelen Şermin Yaşar, Almanya’nın Başkenti Berlin’de 1982 yılında doğdu. Ailesinin Türkiye’ye dönme kararı üzerine çocukluk yıllarını Bilecik’in Kınık köyünde geçiren Yaşar, lisans öğrenimini tamamlamak üzere Isparta’ya taşındı. Burada Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olduktan sonra, yüksek lisans öğrenimi için Ankara’ya yerleşti. Ardından kariyerine reklam sektöründe metin yazarı olarak başlangıç yaptı. Yazarlığa olan tutkusunu mesleği sayesinde daha çok keşfetme ve geliştirme fırsatı bulan Yaşar, bu sayede kariyerinde yöneticilik pozisyonlarına kadar yükseldi. Biri annesiz büyümenin, diğeri evlatsız yaşlanmanın derdini anlatır. İki hayat, iki kayboluş, iki yara aynı evde buluşur. Bu roman, yaşlıların yok sayıldığı, insanın yalnız bırakıldığı, herkesin ancak kendine yetebildiği, en yakınlarına bile derman olamadığı bir çağın hikâyesi. Selime Teyze: Romanın merkezindeki karakter olan Selime Teyze, yıllarını annelik, fedakarlık ve sessiz emek üzerine kurmuş bir kadındır. Hayatı boyunca “önce başkaları” diyerek yaşamış, kendi ihtiyaçlarını ertelemiş, görünmez olmayı kabullenmiştir. Ancak yaş ilerledikçe ve kocasını kaybettikten sonra, bu görünmezlik artık gönüllü bir fedakarlık olmaktan çıkar, yok sayılmaya dönüşür, çocukları kendi hayatlarına odaklanır. Selime’nin en belirgin kişisel özelliği, sessiz bir
Edebiyat
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,9bin okunma